Zile Son Durum; Veni, Vidi, Vidinel...

Zile’de belediyeye gelen haciz ve akabinde yaşananları ortaya çıkardığımda, doğal olarak belediye başkanı sayın Lütfi Vidinel’i de aramıştım…

O gün başkanın bana söyledikleri, gazetecilik etiği gereği benimle mezara gidecek şeyler…
Ama benim başkana söylediklerimden biri aynen şuydu…; sayın başkan fırsat bu fırsat, cesaretli olun… belediyede ciddi bir temizlik yapın… Yanlış olan, onun bunun adamı olan, belediyeyi çiftliğe çevirmede rolü olan kim varsa kapının önüne koyun… Bunu yaparsanız bu halk arkanızda durur… Ben de durur, yaptıklarınızı anlatmaya savunmaya çalışırım…

Böyle söyledim çünkü; Başkanın aslında belediyede yapılan bir çok şeyin asıl sorumlusu olmadığı… Etki altında bırakıldığı ve korkutulduğunu düşünüyordum…
Başkan bunu yapamazsa o yapının tasfiye edilemeyeceği... hatta harekete geçip başkanın kendisini yiyeceğini düşünüyordum…

Öyle de oldu…
Başkanın belediyedeki günler artık bitti... Ama belediyeyi çiftlik gibi kullanan çocuklarına ballı maaş bağlatan müdürler ve çocukları hala belediyede...
Şikayet edildi, kaymakamlığa araştır dendi… Nasıl araştırdıysa herkesin gözünün önündeki peşkeşi kaymakamlık göremedi…

Belediye Başkan Yardımcısı Bilal Koç’un, parti genel merkezine belediyede olan bitenleri ihbar eden bir mektupla istifası mesela…
Vidinel harekete geçemeyince, Koç geçti...

Oysa sayın Koç belediyede yaşananları 10 yıldır biliyordu…
Neden şimdi…?
Ki…; konuyu kiminle konuşsam belediyede olan biten her şeyden haberi olan... Her şeyi organize eden... İhaleler dahil, alım satımlarda asıl söz sahibi, yetki sahibi olanın sayın Bilal Koç olduğunu iddia ediliyorlardı…

Belediyede çok önemli ve kritik bir görevde olmasına rağmen Koç'un, hiçbir ihale, alım vb işlerde imzası olmaması da başlı başına, ortada bir sorun olduğunu göstermez mi…?
Neden imzası yoktu…?
Yapılan işler usulsüz, ahlaksız olduğu içinse, 10 yıldır neden engellemedi…?
Yok normal ve yasalsa neden altında imzası yoktu…?

"Ama Koç baktı Vidinel çekiniyor… Baktı işlerin seyri kendisine doğru ilerliyor… Bir mektup ile, düne kadar amiri olan Vidinel ve kendisinin belediyede o konuma yerleşmesinde önemli rolü olan Yusuf Güzel’i ihbar eder gibi istifa edip kendini temize çıkarma hamlesi yaptı…" şeklinde düşünebilir miyiz...?

Bu istifanın hemen öncesinde Vidinel neyin etkisinde kalmış... Neyden kormuşsa, belediyenin iğneden ipliğe her şeyine haciz getirilmesine rağmen gidip Yusuf Güzel ile görüntü vermesi, onu savunan açıklama yapması…

Yani başkan ona o gün ne tavsiye etmişsem tam tersini yaptı...
Sonuçta da, Bilal Koç koltuğunu kaybetmesine rağmen sorumluluktan sıyrılıp, kahraman oldu…
Yusuf Güzel’in başkanlık hayali suya düşse de yerini korudu…
Başkan Vidinel iyice yalnızlaşıp, aday olmayacağını açıklamak zorunda kaldı ve koltuğu kaybetti… Dolayısı ile de her şey üzerine kaldı...

Yaa sevgili başkan… Söylemiştim değil mi..?

Bütün bunların üstüne başkanın bir de geçtiğimiz gün, “görev yaptığım 10 yılın hesabını veriyorum” şeklinde yaptığı açıklama…
Tam bir rezaletti…

Zile Belediyesinin net ne kadar borcu olduğu hala bilinmiyor… Halk arasında yüz milyonlara dayanan borcu olduğu telaffuz ediliyor ya… Başkan biraz da bunu savunmak adına dedi ki; bizim büyük borcumuz yok… piyasaya sadece 3 milyon 750 bin lira borcumuz var…
Buyur buradan yak…

Piyasa ne yahu…?
Piyasa derken ilçe ve çevre ilçelerdeki esnafın alacaklarından bahsediyor…
Ne piyasası başkan, senin iller bankası başta kredi kullandığın asıl borçlar nerede… Dalga mı geçiyorsun …?
Vallahi aynen de öyle yaptı…dalga geçer gibi konuştu… Ve dedi ki bizim iller bankasına olan borcumuz önemli değil…
O paralar zaten devletten bize her ay düzenli gelen ödenekten otomatik kesiliyor… Belediyenin ekstra bir şey ödemesine gerek kalmıyor…

Devletten Zile Belediyesine gelen ödeneğe iller bakası borçlarından dolayı el koyuyor… Sen alamıyorsan belediyeyi neyle yönetiyorsun…?
İç gelirlerle mi…?
O da yetmiyor…
Yetmediği yerde de ekstra borçlarla…
Yetse… belediye araçlarına kullandığın akaryakıtı öderdin değil mi başkan…?
Faiziyle 4 milyon borç yapıp… Arkasından ödeyemeyip belediyeye haciz getirtmezdin değil mi…?

Bütün bu durumu makul göstermeye çabası neyse ne de… Bir de MHP’li eski başkana iftira atar gibi, 2 milyon borç bıraktı ben ödedim demesi yok mu…?

Allah’tan dönemin belediye meclis üyelerinden sayın Mehmet Başsevinç bir açıklama yaparak dedi ki; "Yiğidi öldürelim ama hakkını yemeyelim.Zile Belediyesi'ni Sayın Murat Ayvalıoğlu yönetiminden +800.000 TL eski para ile 800 milyar alacaklı olarak teslim aldık.Yani borçsuz. Altında imzam bulunan denetleme raporuna istinaden sosyal sorumluluk kapsamında kamuoyuyla paylaşır,bundan sonraki hayatınızda başarılar dilerim."

Madem başkanlık koltuğuna oturur oturmaz ilk iş bir heyet oluşturup, MHP’li eski başkan sayın Murat Ayvalıoğlu’nun hesaplarını denetlettin…
Madem tek kuruş borcu olmadığı… Aksine tertemiz bir belediye ve kasasında dönemin parasıyla 800 milyar lira para bıraktığını bizzat gördün… Nasıl kalkıp; “bana 2 milyon lira borç bıraktı” diyorsun sayın başkan…?
Bu iftira değilse, yalan değilse nedir…?

Ben yine de; sayın Vidinel’in giderayak, bu açıklamayı kendi isteği ile yaptığına inanamıyorum nedense…
Başkanın baskılar altında böyle bir açıklama yapmaya zorlandığına inanıyorum…

Geçen gün Ankara’dan bir dostumla görüşürken dedi ki; Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir mektup yazmış… Ona ulaştırmaya çalışıyormuş… İçeriğini de kimse bilmiyor…
Eski bir Tokat milletvekilini de aracı etmiş…

İddia tabi… Gözümle gördüm desem yalan olur…

Ama bana, “sayın Vidinel’in böyle bir mektup yazmış olabileceğine inanıyor musun…?” diye sorarsanız… "Hem de çok inanıyorum" derim…
En azından inanmak istiyorum çünkü…
Muhtemelen, Zile'de yaşananların arkasındaki asıl siyasi sorumlular gibi, kamuoyuna açıklayamadığı bir çok gerçeği o mektupla Cumhurbaşkanına anlatmış olabilir…

Benim yazılardan sonra…; Yusuf Güzel’in başkan adaylığı hayalleri… Koç'un görevinde kalma... Vidinel’in devam etme şansı kalmasa da…
Bazıları “B” planı ile… Yani; Kendi aday olamıyorsa ithal de olsa bir başka adayla yoluna devam etmenin mücadelesini verdi…
Başkan yapabilirler mi bilemem ama öyle bir ismi tüm Zile’nin gözünün önünde… Üstelik  itirazlara rağmen aday yapmayı da başardılar…

Şu noktada bana, “Zile Belediyesine Lütfi Vidinel’in mi, yoksa Mehmet Salih Ün’ün mü başkan olmasını mı istersin?” diye sorsalar… Hiç düşünmeden "Vidinel" derim…
Çünkü Mehmet Salih Ün’ü kimlerin başkan yapmak istediğini… Bunu ne amaçla istediğini…
Ün, başkan olursa aslında belediyeyi kimin yöneteceğini…
Haraç mezat satılmaktan son anda kurtardığımız Belediye mülklerinin ve kaynaklarının başına neler geleceğini… En azından tahmin edebiliyorum…

Sayın Vidinel beni dinleyip, o tasfiyeleri yapmadığına da… Belediye haciz getirilmesi olayında kamuoyu gözünde sorumlu tutulan ve zor durumuna düşen Yusuf Güzel’i kaderine terk etmediğine de… Kendisini rezil etmek maksatlı makam aracını dahi bağlatacak kadar itibarına kastedenleri koruduğuna da… Onların verdikleri telkinle aday olmayacağını açıkladığına da çok pişman oldu…
Aday olmayacağını açıkladığı halde, o pişmanlıkla partisinin kendisini aday göstermesi için çok uğraştı... Çok çabaladı ama artık iş işten geçmişti…

Başkan Vidinel eğer gerçekten, Zile ve belediyede neler olup bitiyor Cumhurbaşkanına bir mektupla yazdıysa, çok iyi etmiş… Bunun için kendisine teşekkür ederim…
De… Ulaştıramaz…
Ulaştırsa da maksadı hasıl olmaz…
Kendisinden ricam o mektubun içeriğini Zile kamuoyu ile bizzat paylaşmasıdır…

Çünkü Zile halkına bunu borçludur…
Özellikle de Ak Parti seçmenine borçludur…
Oyları ile seçilenlerin yaptıkları en çok onların boynunu büktü çünkü...

Kendi siyasetçilerinin belediyeyi batırıp, sütüne bir de sıfır borçsuz, kasasında para ile teslim eden MHP’li belediye başkanına çamur atılması da dahil hepsi Ak Partilileri üzen, mahcup eden olaylardı…

Ak Partili seçmenlerin... En azından bilinçli olanları bütün bu yaşananların üzerine Ak Parti’nin mevcut adayına zor oy verir… Gidecekleri yer de belli…
MHP…
Onlara da çamur atılır gibi açıklama yapılmasına gerek var mıydı...?

Ve şunu son not olarak düşeyim…
Ak Parti bütün bunlara rağmen mevcut adayla kazanırsa, bu oradaki tepki çeken yapının kendini aklaması ve daha da güçlenmesi anlamına gelir… Bu onların zaferi olur…Onları kutlamamız gerekir..

CHP kazanırsa, bu durumu iyi değerlendiren CHP’nin zaferi olur…CHP'lileri kutlamamız gerekir...

Ama MHP kazanırsa, zafer MHP’den ziyade Ak Parti seçmeninin zaferi olur…MHP'liler kadar Ak Parti seçmenini de kutlamamız gerekir...
Çünkü bu aynı zamanda Zile’deki Ak Parti seçmeninin, sesini bir türlü duyuramadığı Ak Parti Genel Merkezine verdiği anlamlı bir mesaj olur…

YORUM EKLE
YORUMLAR
ZEHRA ELBİR
ZEHRA ELBİR - 7 ay Önce

bütün bu olanları Ak parti Tokat il teşkilatı bilmiyor mu,biliyorsa neden müdahele zorunluluğu hissetmiyorlar,yoksa engelleniyorlar mı,yoksa hakikaten bilmiyorlar mı?

Cem Erdoğan izmir
Cem Erdoğan izmir - 7 ay Önce

Zilemize hizmet getirmedikleri gibi belediyeyi borç batağına sürükleyenleri kınıyorum. Zilemizi şehir havasından çıkartıp köhne kasaba haline getirenleri kınıyorum.

google.com, pub-6500093308715717, DIRECT, f08c47fec0942fa0