YAPRAK KALPAZANLARINA OPERASYON

Allah'tan; Erbaa yaprağı lezzetli...
Allah'tan; Erbaa yaprağı meşhur...
Allah'tan; Erbaa yaprağı, gerek siyasilerimize, gerekse bürokratlarımıza muhtaç değil....
Allah'tan; Gerek siyasilerimiz, gerekse bürokratlarımız Erbaa yaprağının ününe ve marka değerine muhtaç...

Tamamen Allah'tan...
Yaprak öylesine muhteşem... Öylesine lezzetli... Öylesine eşsiz ve rakipsiz ki... Kendi kendini tanıtacak kadar... Hatta paçasına tutunan onlarca siyasetçiyi de, kendi şöhretinden faydalandıracak kadar sevilen, bilinen doğal bir marka...

Yoksa onu tanıtmak siyasilere kalsa; halimiz haraptı...
Erbaa yaprağı markasıyla satılan yaprak ambalajlarının içinden çıkanların, çoğu zaman ne Erbaa ne Tokat ile alakası yok…

Neden...?.
Çünkü...; coğrafi etiket almış, tescillenmiş bir marka olmasına rağmen, önüne gelen Kavlağan yaprağını dahi Erbaa yaprağı diye paketleyip satabilir... 
O derece denetimsiz... o derece sahipsiz de ondan…

Neden...? Çünkü;  eşsiz olmasına... Rakibi olmamasına rağmen arkasında gerçek anlamda bir pazarlama stratejisi yok da ondan... 

Muhtemelen bir çoğunuz unuttu… Bir çoğunuzun haberi dahi olmadı ama, 2015 yılında, eski milletvekilimiz Zeyid Aslan'ın köyü Bağpınar'ı... Erbaa yaprağının üretildiği köylerden birini yani... Taş ocağı yapılmaktan son anda kurtarmıştık...

O taş ocağı yapılsa, çıkan tozlardan dolayı etrafında yaprak üretimi bitme noktasına gelecek...
Kalanların da kalitesi düşecek, değersizleşecekti…

Bir kişiye, bir yerleri peşkeş çekeceğiz derken, binlerce insanı ekmeğinden edeceklerdi de…
Erbaa’ya zarar vereceklerdi de...  son anda durdurabilmiştik o ihanet gibi girişimi…
O gün bu kent halkı ve gazetecileri olarak kenetlenmesek, o taş ocağı açılacak... belki bugün o ocağı başka ocaklar takip edecek... Dolayısı ile yaprağımızın hem üretimi, hem de kalitesi düşecekti… 

İşin ilginci; o şirkete, Erbaa’ya ihanet anlamına da gelen o taş ocağı lisansını aldıran muktedir siyasetçi, aynı zamanda Erbaa insanının oyları ile yıllarca siyaset yapmış... Ailecek Erbaa'nın adeta oylarıyla semirmiş isimlerdi...

Şirket mi...?
O da gizli ortağı ile sözde bir Erbaa şirketi... 

Ha unutmadan.. o taş ocağını durdurduk ama lisansı hala iptal edilmemiş olabilir... Uygun bir ortam bulsalar yeniden harekete geçebileceklerini de akılda tutmak lazım...

Anladık ki; Bir memlekete sahip çıkmak tek başına siyasilerle olacak iş değil…
Tecrübeyle sabit, Tokat’taki siyaset mantığı ile bu zaten asla mümkün değil…

Yoksa memleket Tokat ise…; işi siyasilere kalanların, damına mart karı yağdı demektir...

Ki…; özellikle de son zamanlarda Erbaa’da durum biraz daha karışık…
Hangi siyasinin kime diyet borcu var...?
Aslında hangisi, kime, neyi peşkeş çekmenin sözünü verdi...?
Hangisi ihaneti, rüşveti, peşkeşi hizmet gibi sunuyor...?
Hangi bürokrat kimin kuklası…?
Aslında kim, kimin kucağında...?
Kimin ipi, kimin elinde..?
Perdenin arkasında kim, kiminle hangi çıkarlar uğruna iş tutuyor tam olarak bilmeniz mümkün değil...

Biz Erbaa Yaprağına dönecek olursak…
Son yıllarda yaprak için yapılan en doğru adım onu tescillemekti… Yapıldı…
Ama bu tek başına yetmez…
Markalaştırılan ürünün taklitlerinden korunması, marka değerine yakışır şekilde pazara sunulması da gerekir…

Elimizdeki yaprak öyle bir yaprak… Öyle eşsiz bir nimet ki…; Şu an ki şöhreti tamamen kendisine ait...
Aslında doğru pazarlansa; dünyaya yetmeyecek kadar… Karaborsaya düşecek kadar az...
Gram ile satılsa yine de yok satacak kadar… fiyatı aslında borsada belirlenmesi gerekecek kadar eşsiz.. eşsiz olduğu kadar da yetersiz üretilen bir ürün...

Gerçek anlamda tanıtılan.. Ve tanıtımın yanında gerçek anlamda da taklitlerinden korunan bir ürün olsa, fiyatı et fiyatlarını rahatlıkla geçebilecek bir cevher...

Görüntüye bakarsak; Siyasilerimiz, denetimini yapmayı akıllarından bile geçirmedikleri... Sahip çıkamadıkları ürünün tanıtımı için festival yapıyorlar...

Aslında olan ne acaba…?
Başkan Erbaa Yaprağını mı tanıtıyor... ?
Yoksa;  Erbaa Yaprağı başkanı mı…?

Oysa bizim bir an önce, bu nimete sahip çıkıp, taklitleri ile arasındaki farkı bariz ortaya çıkartacak… Taklitlerinden koruyacak adımları atmamız lazım…

Bunun için gerekirse; bir TİM kurup, market-market, reyonlarda Erbaa ve Tokat yaprağı markası vurulan tüm ürünleri inceletmemiz ve bu markaya uygun ürün satmayan ve marka bedelini ödemeyen hepsini yasal yollardan toplatmamız gerekir…
Hem de bunların medyada haber olmasını sağlayarak…

"Erbaa yaprağının sahtesine baskın…" “Sahtesi toplatıldı…” … “Yaprak kalpazanları gözaltında” şeklindeki manşetlerler eşliğinde... piyasayı Erbaa yaprağı parazitlerinden temizlerken, aynı zamanda o yaprağa merak uyandıraracak bir operasyon için neyi bekliyoruz ki...?
Tabi sadece dış parazit... Dış ticari asalaklardan değil... Taş ocağı meselesinde olduğu gibi, İçimizdeki Erbaa ve Erbaa yaprağı kalpazanlarına karşı da dikkatli olmamız ve değerlerimizi korumamız şart... 

Biz Erbaa ve Tokat olarak bu ürünü gerçek anlamıyla tanıtıp, gerçek anlamıyla korusak belki de bu coğrafyada bağ yaprağı üretimi, diğer tüm tarımsal üretimlerin önüne geçer...
Eşsizliğine yakışır şekilde hak ettiği fiyattan satılır...
Bu sayede hem insanlar, hem de kentin zenginleşmesinde ana lokomotif olur...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Erbaa yaprağı ve fesdival
Erbaa yaprağı ve fesdival - 4 hafta Önce

erbaa yaprağının ilk tescilinin çıkarılmasında eski belediye başkanımız sayın Hüseyin YILDIRIM ve STK ların da desdeğiyle tescilin alınmasının sevincini yaşıyoruz 4 yıldır.birde şimdiki belediye başkanı Ertuğrul Karagölede teşekkürler şundan dolayı ki erbaamızda bu fesdivalin adı yıllardır yanlışdı neydi ERBAA KÜÇÜK YAYLA ŞENLİKLERİ idi hataya bakın isimdeki yenihan dönemindeki 20 yıllık isimdi.yaylanın neyini tanıttılarsa 20 yılda birde ismin koymuşlardı ama Ertuğrul KARAGÖL eski ismin yanlış olduğunu fark ettiki veyağı birileri uyardıki şimdi ismi ERBAA YAPRAK fesdivali oldu.Ama yine de eksik kaldı adı biz o zamanlardada söyledik ismi ERBAA TARIM VE SANAYİİ FESDİVALİ olsun dedik ama bir türlü yanlışdan tam dönülmedi yinede inşAllah birdaki senelere düzeltilir

Sinan
Sinan - 4 hafta Önce

Hay ağzına sağlık Kemal Bey Tokat bu gün mhsunsa, garipse, Tokattan ya simitçi yada kapıcı çıkar (asla oonları küçümsediğimden değil) hepsi Tokatlıyı kandıran siyasiler yüzündendir. Sırf bu sadece kendini düşünen Tokatlı siyasiler yüzünden 20 yıldır güzel Tokatımdan uzaklardasın.