Tokatlı Olarak Uyanmanın Hiç Zamanı Değil...

Şu HDP yok mu, şu HDP…?
Tokat’ın satılan fabrikalarının da... yatırımsızlıktan köy gibi kalmasının da… Bir dönem göç rekorları kırmasının da… Ülkede 17 yıl boyunca yol yapıldığı halede, yollarının dahi yapılmamasının da… Yolu olmayan köy kalmamış ülkemde, yolu olmayan il olarak kalmış olmasının da tek sebebidir HDP…

İmamlarımıza dahi baskı yapıyorlar varın hesap edin…
Doğruya çağıramıyor… Doğruyu haykıramıyor imamlar…
Din adamından ne istiyorsun he mi…?

- Bizi ata tohumundan edip, ithal tohuma, ithal gübreye, ithal ilaca mahkum eden HDP…
- Bizi bankalar aracılığıyla dış güçlere borçlandırıp, tarlamızı, tumpumuzu, evimizi ocağımızı… donumuza kadar ipotek ettiren.. haciz getiren yerli ve milli her şeyin düşmanı HDP…
- Bizi de, devletimizi de boğazımıza kadar haram olan faize batıran… Faizi yaygınlaştıran… Faizi tabana yayan… Zinayı serbest bırakan... Din düşmanı HDP..

- Allah seni bildiği gibi yapsın emi HDP…
- Boynu altında kalasıca... Teneşire gelesice HDP…

Ne zaman Tokat ile ilgili bir konuyu yazsam, bir eleştiri yapsam, bir yolsuzluğun ucunu açsam… “HDP’yi hiç eleştirmiyorsun… HDP’yi yazmıyorsun” diye tepki gösteren hemşerilerimizin isteğini de yerine getirdiğime göre yazıma geçebilirim…

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan Pazartesi günü Tokat’a geliyor…
Katmadeğer üreten tek bir yatırım yapmadığı, tek çivi çakmadığı… Hatta bırakın yapmayı… sigara fabrikası gibi, şeker fabrikası gibi olan dev devlet yatırımlarını da sattığı Tokat’a geliyor…

Buna rağmen her geldiğinde şakır-şakır alkışlandığı… Yağmur gibi oy aldığı… geçen yerel seçimlerde 12’de 12 ile kentin anahtarını resmen teslim eden insanların yaşadığı kente geliyor…
Yine alkışlanacak… yine büyük kalabalıklarla, coşkuyla karşılanacak…
Ve yine parti olarak bu ilde en çok oyu alacak…

Muhtemelen kürsüye çıkıp... Bize Tokat’a yaptıklarını anlatacak…
Anlatırken de, bu memlekette memura, işçiye verilen maaşı, devletin yapması gereken, okul hastane, adliye ıvır zıvırı bir araya toplayıp, Tokat’a şu kadar kaynak aktardık diyecek…
Sakın ola gaza gelip; “o kadar kaynak aktardın da hani nerede...? fabrika yapmadığın gibi olanı da sattın. Sen bu kentten aldıklarını bile geri yerine koymadın, ne kaynağı?” diye sormayın…
Basın alkışı…

Hele şu yol sorunumuz yok mu yol…
Bizim reisin 17 yıl boyunca, “yol yaptık” diye övündüğü… Övüneceği kadar da yaptığı yollar…
Borçla yaptığı… Katma değer üretmediği için de ülkeyi batmanın eşiğine getiren yollar…

Ya Tokat…
Ya Tokat’ın yolları…
Her zaman en çok oy veren insanların… Kenti 12’de 12 teslim edenlerin yolları…
Onlar hala yapılmadı…

Çok yazdım… Mikrofon uzatılan her yerde dillendirdim…
"Yolu olmayan köy kalmamış ülkede, yolu olmayan kenttir Tokat" diye…

Tokat-Niksar yolu mesela…
Birkaç yıl öncesine kadar daha berbattı…
En azından şimdi bir miktarı yapıldı…
Ama hala bitmedi… Bitecek gibi de durmuyor….

Yarısına kadar geldi mi bilmem ama o yolun oraya kadar yapılmasında bu kentin milletvekillerinden daha çok katkım vardır diye düşünüyorum…
Çünkü o yolda bir insanımızın burnu kanasa, “ölüm yolunda kaza” başlıkları ile haber yaptım…
Adını, 'ölüm yolu' taktım..
Her kazayı, ‘yolu olmayan köy kalmamış ülkede, yolu olmayan il Tokat’ dramına dayandırıp, yetkililerin boynuna doladım…
Amasya-Tokat arası yolumuz da aynı… Tokat'ın iki ana yolunda durum maalesef içler acısı…

Bu yollar… Hatta, “yapımı devam ediyor” diye haber yapılan havalimanımızda çalışmaların kaynak olmadığı için durması da an meselesi…
Seçimlerden sonra, Tokat'ı bekleyen yeni acı sürprizlerden bazıları bunlar muhtemelen…
Bugüne kadar, adeta ülkeye yağarken alamadığımız şeyleri bundan sonra… Özellikle de darboğazda, krizdeyken almamız mümkün mü…?

Tokat denen bu garip memlekette eğer bir siyasetçi protesto edilecekse bence o Recep Tayyip Erdoğan’dır…
Ama biliyoruz ki protesto falan edilmeyecek…
Tam tersi, yine coşkuyla… alkışlarla, çiçeklerle karşılanacak…

Bence memleketim insanı en doğrusunu yapıyor…
Amaaan... Olan olmuş zati... 17 yıl sonra protesto etsek ne olacak sanki…?

Kandırıldığımızı hiç belli etmeye gerek yok…
Ayarımızı bozmadan… Başımıza ne çorap ördüğünü başından beri bilerek alkışlıyormuşuz gibi yapalım…
Biz onu, bize yol, fabrika yapsın diye… Ürettiğimiz para etsin diye değil, beka sorunundan dolayı destekliyor muşuz gibi yapalım…
Basalım alkışı… Verelim coşkuyu…

Bu saatten sonra protesto etmek de zor…
Vallahi dile düşeriz…
Bir gazetenin, “17 yıl boyunca Tokat’ta en çok oyu alan siyasetçi… O, 17 yıl boyunca tek çivi çakmadığı… çakmayı bırak çakılı çivileri de söktüğü Tokat’ta protesto edildi” diye haber yaptığını düşünebiliyor musunuz…?
Haberi geç.. Ya, “Enayiler 17 yıl sonra ancak uyandı” diye başlık atarlarsa…
Vallahi rezil-rüsva oluruz…

Biz aynı ayar alkışa devam edelim…
Bırakın bize, “ensesine vur ekmeğini al” muamelesi yapsınlar…
Bırakın, “deveye diken…” diye başlayan özlü sözlerle bizi dalgaya alsınlar…
Boşverin…
Manşet olmaktan iyidir…

YORUM EKLE
google.com, pub-6500093308715717, DIRECT, f08c47fec0942fa0