TOKAT'TA DEVLET

Devletimiz koyduğu kanunları uygulasın... Devletin ve milletin malına sahip çıksın diye; onca maaş, altına lüks makam arabası... Şoför, koruma ordusu... teferruatlı bir makam binası ile emrine binlerce personel verip, olağanüstü güç ve yetkilerle donatıp valiler atamış...
Bizim Valimiz sayın Ozan Balcı gibi...

Yetinmemiş; O valinin ilçelerdeki işlerini kolaylaştırmak için kaymakamlıkları kurmuş...
Onlara da ayrıca; lüks makam araçları, yüklü maaşlar, şoför ve korumalar, yönetim binaları, makam odaları ve olağanüstü güçlerle donatıp, yetkiler vermiş...
Reşadiye'de ve diğer ilçelerimizdeki gibi...

Yetinmemiş; onların da altına, emniyet ve jandarma gibi kolluk silahlı kuvvetleri oluşturmuş...
Zorluk çıkaran olursa...
Arsızlıkta, yağmalamakta, hırsızlık ve yolsuzlukta ileri giden olursa; kullan diye..

Bunca şeyi veren devlet vali ve kaymakamlarından uygulamasını istediği kanunlarından birinde demiş ki; Yaylaları, meraları işgal ettirme...
İşini yapamaz, beceriksiz olur... Göz yumarsan oraları parsel-parsel yağmalarlar.. İzin verme... 
Yağmaladıkları devlet arazisine ev bina yaparlar...
Düzeni, asayişi, adaleti bozarlar...
Devletin malını, yani tüyü bitmemiş yetimin hakkını parsel-parsel çalarlar...
Orası tüm vatandaşların ortak malıdır...
Kullanım amacı da hayvancılıktır...

Reşadiye ilçesi Bereketli yaylasında tam da bu oluyor...
Yapılaşma olmaması gereken yayla, yapılan yağmalarla adeta yerleşim yerine dönmüş...
Şu an köy gibi, ama hızla kasabaya doğru gidiyor...
Fırsatçılar, haramzadeler... kul hakkı yemekten korkmayanlar; devletin milletin malına arsız ve pişkince çöküyor...

Ben gazeteci olarak gelen bilgiler ve araştırmalarıma dayalı delilleri ile haberini yaptım...
Sonra çevirdim gözümü sayın Tokat Valisi Ozan Balcı'ya...
Tık yok...

Yaylada talan devam ediyor...
Yer kapmalar, çevirmeler, parsellemeler, temel atmalar.. Bina yapmalar hız kesmiyor...
Devletin ve milletin malı çalınmaya devam ediyor...
Yaklaşık bir ay sonra bir haber daha yaptım...
Yine güncel delilleri ile...

Aradan yaklaşık bir hafta geçti...
Vali beyden, kaymakamlıktan hala tık yok...
Talan olanca hızıyla sürüyor....
Artık haramdan korkmayan fırsatçılar, kendilerine ev yapmakla kalmamış, boş bulduğu yere ev yapıp gurbetçilere satmaya başlamış...

Taş ve beton yapı yapılması yasak olan... 1 tane dahi yapılsa abes olan ve hemen yıkılması gereken yaylada...
en son sorduğumda 100 civarına çıkmıştı yapı sayısı...
Hızla de devam ediyor...

Sırf bu yılın ilk 6-7 ayında 27 yeni beton ev yapıldı...

yaklaşık 10 gün kadar önce Reşadiye kaymakamlığını aradım...
Kaymakam atanmamış....yazı işleri müdürüne aktardılar...
Durumu anlattıp sordum...;
- Ne yapıyorsunuz...?
- Yıkım başladı mı..?
- Mühürlenen var mı...?
- Ceza kesiyor musunuz...?
Cevap; hayır.. 

- Ya ne yapıyorsunuz...?
- İşte şikayet olursa savcılığa veriyoruz...
- Sonuç...?
- Sonuç yok... Talan, yağma devam ediyor...

Oysa yetkileri var...
Devlet 3091 sayılı kanununda, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüzlere müdahalele etmelerini emrediyor...
Yıkım da dahil yetkiler veriyor...

Ama müdürün kem-küm etmesine bakarsanız  zannedersiniz ki; devlet kanun koymayı akıl etmişte... Nasıl uygulanacağını tarif etmemiş...

Oradaki yapılan ve yapılmakta olan ne kadar taş ve beton bina varsa hepsinin yıkılması... milletin hakkı ve eşitliği... devletin malı ve adaletine sahip çıkılması lazım...
Bununla ilgili ne kadar sorumluluk sahibi varsa... ve bütün bunlara göz yumuyorsa... görevini ihmal ediyor... Yönetiminde olan yerlerde devletin otoritesini tesis edemiyor... Kanunlarını uygulayamıyor... Yani kısaca görevini yapmıyor veya yapamıyor demektir...

Dolayısıyla da; aldığı maaştan devletin kendisine sağladığı o binlerce personel, araç ve imkana da yazık ediyor... heba ediyor demektir...
Nokta...

YORUM EKLE
google.com, pub-6500093308715717, DIRECT, f08c47fec0942fa0