Zile insanıyla özellikle son 2 yılda aramızda güzel bir bağ kuruldu…
İsmime bir güven ve sempati oluştu…
Tevazuyu bıraksam neredeyse, "Zile'De marka oldum diyeceğim…" O derece…
Bu güven, bu sevgi ve sempati için Zile'deki hemşerilerime özellikle teşekkür ediyorum...

Son zamanlarda ilçeden aşırı telefon ve mesaj almaya başladım…
“Kemal bey; seçimin sonucu ne olur…? Adaylar hakkında ne düşünüyorsun?” gibi sorular…

Seçimi kim alır bilemem ama kimin kaybedeceğine dair bir fikrim var…
Ak Parti adayı…
Çünkü...; Yaşanan onca şeyin ardından ilçe başkanını görevden almayarak… Aksine adayı da neredeyse onun belirlemesine izin vererek Zile'de üst üste hatalar yaptı Ak Parti…
Böyle davranarak da en çok kendi seçmenini cezalandırdı, küstürdü aslında...

Zile ile ilgili en somut tahminim seçimin MHP ve CHP adayları arasında yoğunlaşacağı...
Bu adaylar hakkında söyleyeceğim şey ise oldukça az…
Ama yine de önemli…

CHP adayı Şükrü Sargın’ın yelkenindeki rüzgarın belki yarısı…. Belki yarısından fazlasının bana ait olduğuna inanıyorum…

Evet…; ticaret Odası Başkanlığına seçilmesini, “Cumhur İttifakına kaybettiren adam” olarak sunup, dikkatleri üzerine çekerek... Ona muhalif olan olmayan önemli bir kesimin sempatisini kazandırdım...
Sargın’ın yelkenine üflediğim birinci önemli rüzgar bu…
İkinci rüzgar ise… Zile ile ilgili açtığım dosyalar… Ortaya çıkardığım gerçeklerle ilçede yeni bir parti… yeni bir aday arayışının başlaması oldu…

Bu iki önemli ve güçlü rüzgar da daha ziyade Şükrü Sargın’ın yelkenine doldu…
Daha önce bazı konularda Şükrü beyi aramışlığım ve bilgi noktasında yardım istemişliğim doldu..
Ama Zile yanarken… Kendisi de muhalif bir yapıda olmasına rağmen… İstenen bilgi de casusluk olmamasına… Memleketin faydasına olmasına rağmen dolu-dolu bir yardımda bulunmadı…
Ağzının ucuyla mır-mır konuşmasından hissettiğim şey şuydu…; Biraz kibir, biraz korku...

Zaman hızlı geçti… Olaylar hızlı gelişti… Sargın, çoğunu benden aldığı o rüzgarın etkisi… Ve yine haberler ve yazılarımın etkisiyle açılan siyasi koridorun da cazibesi ile… cesaret bulup aday oldu…
Ama buna rağmen arayıp ne teşekkür etti, ne nezaketen de olsa destek istedi...

Muhtemelen bunu...; bir başarı olursa bu sadece bana ait olsun.. “Şükrü Sargın’ın başarısı” diye konuşulsun diye yapmadı...

"İyi de senin ne başarı hikayen var ki… Birkaç fotoğrafın üzerine... Başka yerlerden alınma alengirli sloganlar yazarak kazanılan seçim de senin ne rolün olabilir?... Kazanırsan tepki oylarından dolayı kazanacaksın… O tepkiyi de oluşturan sen değil Kemal Vanlı…” diyen yok…

Bu arada Zile’de CHP Yönetimini Sargın'dan ayrı tuttuğumu belirtkemek isterim...
Hatta kendilerine müteşekkirim…

Çünkü ilçede ortaya çıkardıklarım… Ve halkın ortaya çıkanlar üzerinden çoğu zaman parti ayrımı yapmadan bu skandal ve sorumlularına karşı tavır gelişmeye başlaması üzerine... CHP Yönetiminden bazı arkadaşlar iletişime geçerek, ilçe adına teşekkür ettirler…
Moral verdiler…

Ama Sargın bunu yapamayacak kadar kibirliydi galiba…
Yine de kazanma şansı var…
Ve eğer kazanırsa; Zile önümüzdeki 5 yılda... en azından kibir ile yönetilecektir diye düşünüyorum…

MHP adayı Ali özgan’a gelince…; Şükrü bey gibi telefon dışında henüz yüz yüze tanışmadığım… Ama Şükrü beyin aksine olumlu enerji aldığım biri…
Ve Şükrü beyin aksine, kibirden olabildiğince uzak bulduğum...

Ama yine de hamaset yapıp övgü cümleleri kurmayacağım…
Ben Zile'deki mevcut duruma, 10 yıl önce belediyeyi Ak Parti’ye devreden parti MHP açısından yaklaşacağım…
Analizimi MHP’nin Zile’deki karnesi üzerinden yapmaya çalışacağım…

Her ne kadar başkan Lütfi Vidinel, “MHP borç bıraktı… Ben ödedim” dese de… Dönemin belediye meclis üyelerinden sayın Mehmet Başsevinç bu iftiranın önüne geçen çok yerinde bir açıklama yaptı…
“Hayır başkan, söylediklerin doğru değiL… MHP’li başkan bize borç bırakmadı… Aksine belediyenin alacağı ve kasasında para vardı… Sıfır borçla devraldık belediyeyi” anlamına gelen açıklama ile iftiraya uğramak üzere olan MHP’li eski başkana hakkını iade etti…

Türkiye burası kardeşim...
Lütfen gerçekçi olalım...
Bu ülkede Özellikle son 20 yıldır, sıfır borçlu ve kasasında para olan bir il ve ilçe belediyesini hayal dahi edemeyiz…
Yok çünkü…

Oysa ortaya çıktı ki; 10 yıl önce Zile Belediyesi diye bir belediye ve yönetimi varmış... Belediyeyi borca sokmadan sıfır borçla yönetmişler...
Ve alınlarının akıyla öyle de devretmişler...

Yani aslında, Zile’nin ideal yönetim anlayışı zaten bir önceki dönemde duruyor…

- Zile’nin kayıp ve batak 10 yılından sonra başka birinin… Gelecek 5 yılını da kibre boyamaması için…
- “Ben kazandım.. ben devirdim… Hatta şu küçük dağları da ben yarattım” edası ile Zile halkını, oy verdiğine pişman etmemesi için...
- Yeni borçlar ve hacizlerle belediyenin çalışamaz hale getirilmemesi için...
- Belediyeye... dolayısıyla Zile halkına ait mülklerin haraç-mezat birilerinin eline geçmemesi için...
- İlçede gittikçe yükselen fuhuşa...
- Kadın eti satılan pavyonlara...
- Son yıllarda hat safhalara çıkan tefeciliğe en azından, "DUR" denilebilmesi için...
Zile 3 isimden birini seçecek...

Bana sorarsanız; tablo buysa 3 aday içindeki en ideal isim MHP adayı Ali Özgan gibi duruyor…

Ama yine de karar Zile halkının... Eminim yaşadıkları ilçede neler döndüğü, bunlarla kimin mücadele edeceği... Kimin bu süreci tersine döndürmeye çalışacağı noktasında benden çok daha doğru ve sağlıklı bilgilere sahiptirler...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.