SİZ NEREDEN BİLECEKSİNİZ MEHMET'İ...?

Siz nereden bileceksiniz Mehmet'i...
Tokat'taki kot fabrikasında çalışan bir delikanlı işte...
Ben de sonradan öğrendim...;
Barış Pınarı Harekatı'nda gönüllü olmak için başvuran iki Tokatlıdan biriymiş Mehmet...

Tokatlı ama.... 2013 yılından 2016 sonuna kadar yaklaşık 4 yıl, Diyarbakır polis lojmanlarında erkek kuaförlüğü yapmış...
Helal ekmeğinin peşinde...

Çalıştığı yere, Barış Pınarı Harekatına gönüllü olmasına bakınca vatansaver bir kardeşimiz olduğu anlaşılıyor...
Sordum, "Ülkücüyüm..." diyor...
28 yaşında ve bekar...

Devlet bekçilik kadrolarını yeniden açınca, demiş ki..; neden olmasın...
Ve; Diyarbakır Çarşı Mahallesi'nde bekçi olabilmek için sınava girmiş...

-Sınavı geçmiş...
-Sözlü..; onu da başarılı şekilde geçmiş...
-Güvenlik soruşturmasını geçtiğini de Yenişehir İlçe Emnniyet Müdürlüğü arayıp, "güvenlik soruşturmanız tamamlandı, sağlık muayenesine hak kazandınız" diyerek bizzat bildirmiş...
-Sağlık muayenesi ve raporlarını da tamamlamış... Emnniyet Genel Müdürlüğü de onaylamış... Ve arayıp bildirmiş...

Mehmet için artık her şey tamam...
Hak kazandığı atamayı beklemeye başlamış...
Ama Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü atamayı durdurmuş..
Gerekçe olarak da; 2012 yılında çıkan bir tartışmada sivil polisi itmekten dolayı mahkemelik olması...
Ceza alıp.. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması gösterilmiş..
Sabıkası dahi yok...

Kazandığı atanma hakkı, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü tarafından durdurulan Mehmet, büyük bir hayal kırıklığı ile Tokat'a dönmüş...
Bir kot fabrikasında iş bulup çalışmaya başlamış...

Mehmet'in ne serseri, ne terörist, ne güvenilmez olduğunu söyleyemeyiz...
Hala çalışıp helal yoldan kazanma peşinde...
Hala vatansever bir milliyetçi...

Tokat'a gelince de bekçilik hayalinden vazgeçmemiş...
Çalışırken atanmasının yapılması için, 81 gün sonra dava açmış...
Oysa dava açma süresi 60 günmüş...

Şimdi mahkeme diyormuş ki; haklısın bekçi olarak atanmaya mani bir durumun yok... bu hakkı kazanmışsın ama dava açma süresini geçirmiş... davayı geç açmışsın...

Mehmet'te diyor ki; kazandığım atamamın durdurulduğunun tebliğ edildiği belgede itiraz süresi ve itiraz için nereye başvuracağı yazmıyordu ki...

Oysa Danıştay'ın bu konuda kararı var...
O kararda; "Hangi kurum olursa olsun  Kişinin atamasının durdurulması durumunda; Açık, net Sebebini  ve nereye başvuracağını belirtilmek zorunda" diyor...

Mehmet'in hikayesi böyle...
Hayata tutunmak için hedeflediği ve kazandığı bekçilik avuçlarının arasından kayıp gitmiş...
Kaymaktan ziyade sanki biraz da elinden çekilmiş...
"Benim alnım ak abi" diyor...; atanmamı engelleyecek bir durumum yok...

Mahkeme de öyle demiş zaten...; haklısın ama 22 gün geç kaldın itiraz için...
Oysa; Danıştay kararına rağmen; tebliğ kağıdında ne itiraz süresi var, ne de nereye itiraz edeceği...
Mehmet burada da mağdur...

Hepsini geçtim...; helal kazancın peşinde kah Diyarbakır'da kuaför olarak... Kah Tokat'ta kot fabrikasında çalışan biri...
Ülkesi için savaşmaya gönüllü olan biri olmayacak da kimler olacak bekçi...?

Durum bu...; Mehmet'in sesini duyan ve özellikle bu hakkı sahibine iade edilmesinde imkanı olanlar konuya bir el atsalar keşke...

Ne ülkücüsü, ne devrimcisi, ne başka bir değerimizi kendisine amaç edinen dürüst, ahlaklı ve idealist gençlerimizin, çabaları da, kendileri de heba olmasın isterim...
Bazen de doğruluk kazansın...
Helal kazansın...
Gerçek vatanseverlik kazansın isterim...

Yoksa siz nereden bileceksiniz, ben nereden bileceğim... bir kadını bıçaklamadıkça... bir yerden çalıp, gasp edip haber olmadıkça... Hala ısrarla helal kazanç deyip kot fabrikasında çalıştıkça Mehmet'i...

YORUM EKLE

banner264

banner263