Reis Beye Arz Ederim...

Reis bey haritada Tokat’a bakıp, “ne oluyor bu Tokat’ta?” diye soruyor mudur dersiniz…?
Bence soruyordur…

Tokat'ın hali pürmelali için değil tabiki... Partisinin Tokat teşkilatları içinde özellikle son birkaç ayda yaşananlardan dolayı... Tokat'taki Ak Parti teşkilatlarında ortaya çıkan çatlakları, patlakları bir tarafa bırakın, ildeki Ak Partili 3 belediye başkanının istifa edip, başka partilerden adaylıklarını açıklaması dahi reisi bu soruyu sormaya itecek kadar önemli gelişmeler…

Bu Ak Parti’de alışılmış bir şey değil çünkü…
Hele-hele de Tokat’ta…
Her yer isyan bayrağı açsa, en son isyan bayrağı açacak illerden biridir Tokat …

Reşadiye ve Pazar ilçeleri ile… Emirseyit Belde Belediyesinin 3 Ak Partili belediye başkanı tekrar aday gösterilmemeleri üzerine, 'kendilerine haksızlık edildiği'ni belirterek partilerinden istifa edip, başka partilerden aday oldular…

İstifalara ek, 3 büyük ilçe de sıkıntılı… Erbaa karışık… Turhal sarsıldı… Hele Zile… Zile perim perişan…
Bu ilçelerde hangi teşkilatları Ak Parti Genel Başkan yardımcısı Mustafa Ataş kurdu bilmem ama sorunların genelde, Ataş’ın kurduğu teşkilatlarda yaşandığı iddia ediliyor…
Ki…; Zile teşkilatının, daha önce ihale yolsuzluğundan yargılanan ve bu sebeple ilçe başkanlığı görevinden istifa eden Yusuf Güzel başkanlığında yeniden oluşmasındaki baş mimarın Mustafa Ataş olduğunu biliyoruz…

Yok yok… sorumluluğunu sadece sayın Ataş’a yıkıp bitirmeyeceğim…
Pazartesi günü Tokat’a gelecek olan reise… Ziyareti öncesi o çok merak ettiği, “Tokat’ta neler oluyor?” sorusunun cevabını bulmasında yardımcı olacak, daha önemli doneler vereceğimi düşünüyorum…

Burası Tokat kardeşim…
Burada reisin aradığı biat ve itaat kriteri diğer bir çok ile göre çok daha yüksektir…
Durum buyken nasıl oldu da, Tokat gibi sakin bir kentte… Ak Parti gibi otoriter bir partinin 3 belediye başkanı, istifa etti.. İstifa etmekle kalmayıp, eski partilerini karşılarına alarak başka bir partiden de aday oldu…?

Bu sorunun cevabını aramaya, “Tokat’ta Ak Parti hangi milletvekillerine emanet?” şeklinde başka bir soru ile arasak…
Sayın Yusuf Beyazıt, sayın Mustafa Arslan, sayın Özlem Zengin…
Özlem hanım aynı zamanda Grup Başkanvekili olarak Genel Merkez odaklı siyaset yapıyor…
Demek ki...; "Ak Parti Tokat'ta kime emanet?" sorusuna cevap olarak, başta Yusuf Beyazıt ve Mustafa Arslan olmak üzere 2 milletvekili kalıyor…

Ya önceden…
Büyük ölçüde tek isme… Zeyid Aslan’a emanetti…
Çok baskın durmazdı… Keskin ve sinirli bir yapıya sahip olmasına rağmen kimseyi kırmadan, işleri organize eder… Kimseye umudunu kaybettirmeden heyecanı diri tutmayı başarırdı…
Tatlı ve kabul gören bir otoritesi vardı…

24 Haziran seçimlerinde milletvekili yapılmayan Zeyid Aslan’dan sonra, Tokat’taki teşkilatların sorumluluğunu devralan Yusuf bey, bu kenti de, bu teşkilatı da tam olarak anlayamadı… Beklentilere cevap veremedi… Heyecanı diri tutamadı diyebilir miyiz…?
Başka açıklaması olanlar buyursun…

Birkaç ay önce işlerimden dolayı Ankara’daydım…
Dedim ki; Zeyid beye de uğrayayım da açtığı yeni ofisten dolayı, “hayırlı olsun” diyeyim…
Hani milletvekili de yapılmadı ya… Başı rahata ermiştir, rahat-rahat sohbet eder, bir iki de laf sokarım diye düşünüyordum…
Birkaç kere aradım açmayınca, “hayırdır abi, numaramı görüp mü açmıyorsun, yoksa telefon mu yanında değil” gibisinden biraz da sitemli bir mesaj yazıp ofise çıktım… Kapıyı açan genç, “Zeyid bey şehir dışında” deyince, Yalova’ya doğru kırdım direksiyonu…

Yaklaşık 45 dakika sonra Zeyid bey aradı… “önemli bir şey yok abi, ofis için ‘hayırlı olsun’a gelmiştim yokmuşsun gidiyorum” dedim…
Zeyid beyde, parti çalışması için birkaç gündür İzmir’in Tire ilçesinde olduğunu…olduğu yerde telefonların doğru düzgün çekmemesinden dolayı telefonu çeken yerde bırakıp çalışmalara katıldığını… O sebeple de mesajı ve aramalarımı geç gördüğünü söyledi…

Sıradan bir telefon görüşmesi yani… Ben de doğal olarak bir anlam yüklememiştim…
Ama aradan birkaç ay geçip, Tokat’ta Ak Parti’den çatır-çutur sesler ve arka-arkaya istifalar gelmeye başlayınca, o konuşma daha bir anlam kazandı…
Adama bir ilçe yada belde belediyesi değil, bütün Tokat teşkilatları teslim etmişler… İlde ciddi bir ağırlığı ve güvenilirliği varken de elinden geri almışlar yine de küsmemiş…
Milletvekili yapmamışlar küsmemiş…
Bunun üstüne birde, “Parti için İzmir’in Tire ilçesine git çalış” demişler…
“Tire nire?" Dememiş gitmiş…
Telefonun dahi doğru düzgün çekmediği bir yerde parti çalışması yapıyor…

Ama gel gelelim, Tokat’ta Belediye başkanları istifa üstüne istifa ediyor…
Aynı zamanda kentte bir çok Ak Parti teşkilatı, kırık, dökük, çatlaklarla perim perişan…
Sebep…; Hepsinin şikayeti neredeyse aynı… Kendisine yada desteklediği isme haksızlık edilmiş…
Bunlara şahit olunca, Zeyid beyin hiçbir şeye küsmeden, gösterilen yerde çalışması, ister-istemez gözümde büyüdü…

Diğer yandan görünen o ki Yusuf bey partisinin verdiği o sorumluluğun altından kalkamadı…
Muhtemelen, “ben ilk iş teşkilatları ve belediyeleri bana bağlı adamlarla doldurmalıyım… Bu hem gücümü gösterir, hem Ak parti içindeki konumumu perçinler” diye düşünüyordu..
Ama bu hızlı yapılanma arzusu yer yer hoyratlaşınca sıkıntılar başladı… Bugün çok daha net gördüğümüz gibi bir çok yerde kırılmalara neden oldu…

Yani kısaca Yusuf bey, ne teslim aldığı devasa yapıyı idare edebildi... ne kendisine has bir saygınlık ve otorite kurabildi… Ne de teşkilat içinde makul bir adaleti tesis edebildi…
Zaten gerek istifalara… Gerek teşkilatlardaki çatlaklara ana gerekçe olarak vurgulananlar da tam olarak bunlar…;
Haksızlık ve adaletsizlik…

İnanıyorum ki; Tokat’ta kontrol hala Zeyid beyde olsa… Ne adaylar bu şekilde belirlenir… Ne böylesine hoyratça adaletsizlikler yapılırdı…
Böylesi hataların yapılmadığı yerde, kimse eften-püften sebeplerle kolay-kolay isyan bayrağı çekecek cesareti bulunamaz… Dolayısı ile de bu istifalar ve çatlaklar yaşanmazdı…
En azından bu derece olmazdı…

Bu arada...; Zeyid Aslan’ın sahada olmamasını… Yusuf Beyazıt’ın, ise filin züccaciye dükkanına dalması gibi teşkilatlara dalıp dağıtması… sonra da dağıttığını kontrol edemeyip yetersiz kalmasını biri çok iyi değerlendirdi…
MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut…

Bulut, 'fırsat bu fırsat deyip' basmadık yer bırakmıyor…
Zeyid Aslan’dan açılan dev boşluğu fırsat bilip, herkesi MHP’de toplamaya çalışıyor…
Çözebilir mi bilemeyiz ama, Zeyid beyden sonra yeni dert babası olmaya oynuyor…
Kabul edelim o da bu yolda da büyük bir mesafe kat etti…

Öte yandan dikkat çeken somut bir gerçek de Tokat merkez gerçeği…
Merkeze göre daha küçük ölçekli İlçelere beldelere kadar çatırdayan Ak parti teşkilatlarına nazaran Tokat merkez kale gibi sağlam kalmayı başardı…
Oysa bir aşınma, kopma, bölünme olacaksa, doğal olarak bu önce, Tokat merkez gibi nazaran daha büyük kütlelerden başlamalıydı…

Ama Ak Parti Tokat’ın bir çok ilçesinde ciddi krizlerle karşı karşıya kalırken, merkezde bütün olarak kalmayı başardı…
Merkezde hiçbir sorun olmamasından değil tabi ki…
Büyük ölçüde belediye Başkanı Eyüp Eroğlu faktöründen…

Tokat merkezdeki bütünlüğü İl Başkanı Metin Polat’a bağlayamıyorum; çünkü adı üstünde il başkanı…
Onun başarısını değerlendireceksek il genelinden değerlendirmek gerekir…
Ki… ili bütün olarak ele aldığımızda durum ortada…

Milletvekili Mustafa Arslan faktörüne zaten girmiyorum…
Arslan açısından ortada inşa edici, onarıcı, kurtarıcı, kriz çözücü bir faktör göremiyorum çünkü…
O da sayın Polat’ın siyasi manevrası ile milletvekili olmuştu…
Şimdi birlikte adeta yokları oynuyorlar…

Gerek Zeyid bey, gerekse Eyüp beyi bir çok kez eleştirmiş biri olarak yazıyorum bunları…
Tokat’ta durum bu reis…
Umarım kafanızdaki, “Tokat’ta neler oluyor?” sorusuna cevap bulmanız açısından faydalı olmuştur…
Arz ederiz…

YORUM EKLE
google.com, pub-6500093308715717, DIRECT, f08c47fec0942fa0