ESKİ TÜRKİYE'DE BU ARAZİDE CAĞIL-CAĞIL SULAR AKIYORDU

ÖZEL HABER - Geçimi ağırlıklı olarak tarım olan kentlerin, su yolları, oto yollarından daha hayati bir önem taşır. Tokat ve ilçelerinin ekonomisi de ağırlıklı olarak tarıma dayalı olan kentler. O sebeple su yollarının çoğalması ve güçlenmesi bu kentler için hayati önem taşıyor. Gazeteci Kemal Vanlı'nın Tokat genelindeki sulama kanallarıyla ilgili sorunları gündeme taşıyarak, sıkıntılara çözüm bulmaya çalışmak için başlattığı çağrı sonrası görüntüler gelmeye başladı. İlk gelen görüntü Erbaa ilçesindeki kaynağını Yeşilırmak'tan alan cazibe kanalı ve çevresindeki kanal ve sulama sistemlerini konu aldı.

Hacıpazar Köyünden Adnan Ak'ın kaydettiği görüntüler cazibe kanalına Yeşilırmak'tan suyun verildiği bölümden başlıyor. Adnan Ak'ın bizzat anlatarak cep telefonu kamerasıyla çektiği görüntüler, cazibe kanalının Çalkara köyünden yola çıktığı ve Hacıpazar, Değirmenli, Çevresu, Aşağı ve Yukarı Çandır, Evyaba, Tosunlar köylerinin arazilerine su taşıdığı hatırlatılarak başlıyor. Ak, bağlama yoluyla su taşıyan cazibe kanallarının en karlı sulama yöntemi olduğunu belirtiyor. Çünklü bu sulama yönteminde kanala verilen su elektrik enerjisi ile pompalanmadığı için maliyeti çok düşük oluyor. 

ENKAZ HALİNE DÖNMÜŞ...

Adnan Ak cazibe kanalına suyun bağlandığı yerden yaklaşık 1 Kilometre ilerideki DSİ'ye ait, kaderine terkedilmiş ve enkaz haline dönmüş bir binaya giderek buranın eskiden ne işe yaradığı, Erbaa tarımına nasıl bir fayda sağladığını da anlattı. Terkedilmiş binada eskiden 2 adet büyük pompa ve jenaratörün olduğunu belirten Ak, cazibe kanalından gelen suyun, elektrik enerjisi kullanılarak bu pompalarla vasıtasıyla daha yüksekte kalan arazilerin sulanabilmesi için yaklaşık 1 kilometre yukarıya pompalandığı ve büyük bir arazinin sulanmasını sağladığını anlattı. Bu pompalar çalışırken, Çalkara, Hacıpazar, Akça ve Değirmenli köylerinin çazibe kanalından su alamayan arazilerinin ulandığını belirten Ak, "bu pompa sistemiyle sulanan toprakların verim oranı çok erken çıkardı, çok iyi ürünler olurdu. Elektirik borçlarının ödenmemesi ve pompaların kapanması nedeniyle burası sahipsiz kaldı. Buradaki o büyük jenaratörleri çaldıklarını söylüyorlar. Burası tamamen harabe olmuş" dedi.

Ak, aynı arazinin kanaldan önce de yayladan gelen sularla sulandığını, daha sonra yayladan gelen suların da iptal edilmesiyle bu verimli toprakların tamamen susuz kaldığını söyledi. Bu arazilerin Erbaa ovasının ambarı niteliğinde olan bereketli topraklar olduğunu belirten Adnan Ak, arazinin sulu tarıma alışkın olduğunu,  ne yapılırsa yapılsın susuz verim alınamadığını iddia etti. Toprakların çok verimli olduğunun altını çizen Ak, sulu tarımla yılda 2 defa 3 defa ürün alınabildiğini de sözlerine ekledi.

ESKİ TÜRKİYE ZAMANINDA

Ak daha sonra cazibe kanalının Tepekışla Barajından gelen ve adını da buradan alan tepekışla Kanalı ile buluştuğu alana giderek oradaki durumu da görüntüledi. Ak, Tepekışla Kanalının ilk yapıldığında çok işe yaradığını belirterek, "fakat kanalın üst tarafından gelen alan Tanoba köyünden gelen tapulu yayla suyumuz vardı. Su arkımız, su yolumuz vardı. Bütün bu araziler oradan gelen sularla sulanırdı. Toraklar suluydu. Daha sonra pompalar vasıtasıyla 1 kilometre yukarı atılan sularla sulanmaya başlandı. Oradaki kanalı eski su yoluna düşürdüler. Yani o eski su yolu da kayboldu. Onu da kaybettiler. Halbuki orada tapulu suyumuz vardı. O su olsa yine bu topraklar sulanabilirdi. eski Trükiye, eski Türkiye diyorlar. Eski Türkiye zamanında ırmaklardan aldıkları suyu şu tepelerden aşırıyorlardı. Cağıl-cağıl sular akıyordu ve bu topraklar sulanıyordu. İşte bu ovanın ambarı niteliğinde olan kısım, Çalkara Köyünden aldığımız zaman,  değirmenli çayına kadar olan kısımdır.  Bu topraklar şu an tamamen susuz ve insanlarda ektiğinin karşılığını alamıyor. Sürekli ekin ve ayçiçeği ekiyorlar. Onun da durumu belli 100 kilo buğday ekiyorsa 300 kilo buğday alıyor. Zaten bunun sürmesi ve emeği de ona gidiyor." dedi.

ESKİDEN KANAL TAŞARCASINA AKIYORDU

İki sulama kanalının arasındaki başka bir ara kanala da görüntüleyen Adnan Ak, kullanılamayacak hale gelmiş kanalların eskiden iki kanal arasında kalan arazilerin sulanmasında kullanıldığını  söyledi. Yukarıdan gelen suyun Tepekışla Kanalı üzerinden borularla geçirildiği hatlara da dikkat çeken Ak, aynı zamanda kanalın ilk yapıldığı zamanladar oraya yapılan bir binanın olduğunu belirterek, oailesiyle birlikte o binada yaşayan görevli vardı, kanal üzerindeki bütün kapakları dolaşarak dağıtımı konrol ediyordu. O dönemlerde kanal taşarcasına akıyordu.  O kadar bolsu vardı" diyerek sözlerini tamamladı.

Güncelleme Tarihi: 26 Aralık 2019, 11:04
banner244
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hüseyin yıldırım başkan zamnında akıyordu
Hüseyin yıldırım başkan zamnında akıyordu - 7 ay Önce

Erbaa sulama kanalı Hüseyin yıldırım başkanımız zamanında akıyordu başkan sayesinde bakalım yeni başkan ertuğrulda akıtacak mı önümüzdeki yaz bekleyip göreceğiz desdek verecekmi bakalım eskiden hüseyin yıldırımdan önce özel sulama birlikleri topladıkları paraları ne yapdılar TEK pompa elekdirik harcamalarınızda ödememişlerdi

SIRADAKİ HABER

banner264

google.com, pub-6500093308715717, DIRECT, f08c47fec0942fa0