Erbaalı İmam O Olayla İlgili Bildiklerini Gördüklerini Anlattı

Tokat'ın Erbaa ilçesinde vurulan 14 yaşındaki çocuk olayına bir imam da dahil oldu. imamın olayla ilgili anlattıkları konunun göründüğü gibi basit bir olamayacağı izlemini verdi.

Erbaalı İmam O Olayla İlgili Bildiklerini Gördüklerini Anlattı
banner160

ÖZEL HABER - Geçtiğimiz Salı günü Tokat'ın Erbaa ilçesinde 67 yaşındaki şahsın 14 yaşındaki bir çocuğu vurduğu olaylayın üçüncü haberinde konu yepyeni bir boyutun eşiğine geldi. Birinci haberde sansara ateş ederken 14 yaşındaki bir çocğu vuran şahıs, ikinci haberde Samsun'a sevk edilen ve hayatta kalma mücadelesi veren çocuk daha hastanedeyken serbest bırakılan fail... Üçüncü haberde ise, bir imamın anlattıkları olayı yepyeni bir noktaya taşıyor.

11 Eylül günü gece saat 23 sularında Erbaa'da meydana gelen olayda 67 yaşındaki Mehmet Tütüncü 14 yaşındaki Ahmet Çelik'i vurmuştu. Olay haberlere, Mehmet Tütüncü kümesine gelen sansara ateş ettiği, silahından çıkan kurşunun sansara değil, 14 yaşındaki çocuğa isabet ettiği şeklinde yansımıştı. Aynı sokakta olayın yaşandığı binanın bitişiğinde oturan imam Celal Başara, ve silah sesinden hemen sonra balkona çıktığı ve ordan sonra yaşananlara şahit olduğunu belirterek, orada öyle şeylere şahit oldum ki, "böyle bir olayın ardından vuran şahsın nasıl serbest kaldığına şaşırdım" dedi.

"VURULAN ÇOCUĞU KADIRMAYA ÇALIŞTILAR"

İmam Başara o geceyi şöyle anlattı; "Olay gece saat 23:08 sekiz sularında meydana geldi. Silah sesi ile yataktan fırlayıp balkona çıktığımda vurulan Ahmet'i bizim çocukların arkadaşı olduğu için hemen tanıdım. Vuran şahıs ve ev halkı da dışardaydı. Vurulan Ahmet ile konuşuyordu. Vurulan çocuğa, "silah kuru sıkı korkma hadi git" diyerek kandırmaya çalışıyorlardı. Çocuk beni görünce, "abi ben vuruldum beni hemen doktora götür, hastaneye yetiştir." diye bağırmaya başladı. Ben de, "hemen geliyorum Ahmet" dedim. Aşağıya indiğimde onlar kendi arabalarına atmışlar çocuğu Çocuğu hastaneye götürüyorlardı. Bu arada bende 112 ve 155'i aradım ve hastaneye gittim. Çocuğun tomografisi ile falan ilgilendim. Ailesi de geldi ve perişan durumdaydılar. Çocuğu hastaneye getiren ve vuran şahsın oğlu olan Erkan Tütüncü, vurulma olayından kendilerinin haberi olmadığını başka bir yerden silah sesi duyduklarini söyledi. Silahı saklamaya çalışırlarken polis bunları kıskıvrak yakaladı. Ruhsatsız olan tabancasıyla birlikte Mehmet Tütüncü'yü karakola götürdüler. Vurulan Ahmet'i de Samsun Ondokuzmayıs Üniversitesi hastanesine sevk ettiler. Gece saat 02:00 sularında polisler vuran şahsın evinin önünde çay içtiler." dedi.

O SOKAKTAKİ İLK OLAY DEĞİL

Çocuğu vuran Mehmet Tütüncü ve ailesinin evlerinin bulunduğu sokağı kendi malları gibi kullanmaya çalıştıkları, bununla ilgili de sokakta yaşayan insanlarla kavgalar yaşandığını da belirten imam, "İşin garip yanı bu şahıslar evlerinden evlerinin önünden geçen dar olan yolu kimseye kullandırmak istemiyorlar. Bu yüzden ben geçen benimle de kavga yaptılar. O olayda da polislerde geldi ama hala yolu Garaj olarak sebze kasalarının koyacakları bir yer olarak kullanıyorlar. Yol dar olduğu için onların yola araç parketmesi ile yoldan bırakın başka araç geçmesini insanlar bile zor geçiyor.                      
Bizim kavgamızda da, sokağı belirterek, "buradan 11'den (gece) sonra geçeni vururum" diye bağırmışlardı. Bu yolu arabalarına otopark sebze kasalarına bir hal olarak ve tütün dizlikleri bir alan olarak kullanıp halka zülüm yapmaktadırlar. İşin kötü yanı ilginç yanı çocuğu vuran Mehmet Tütüncü'nün oğlu bu mahallenin muhtarı olmasıdır. Dinçer tütüncü bu mahallenin muhtarıdır ama her nedense polis ve zabıta bu yolu işgal edenlere karşı hiçbir işlem yapmamaktadır. Akşamları bu dar sokağa 3 arabalarını park ediyorlar. Sokağı sahiplendiklerinden, burada insanların gece geçmesinden rahatsız oluyorlar. Zaten sokağa tütün döküp, tütün dizmeye başladıklarında, adeta sokak bunların bahçesiymiş gibi olduğundan bu sokaktan geçmesi gereken insanlar manzarayı görünce utanıyor, başka sokağı dolaşıyor."  diye konuştu.

AİLEYE TELEFONDA "ŞİKAYETÇİ MİSİNİZ?" SORUSU

Öte yandan haber merkezimiz bu sabah vurulan çocuğun babası Aydın Çelik ile görüştü. Yapılan görüşmede Çelik'in çocuğunun vurulduğu gece yaşananlar ve Samsun'a sevk edilmelerinden dolayı, olay gecesi ve sabahı karakola şikayette bulunamadığı ortaya çıktı. Buna rağmen Baba Çelik'i Erbaa Emnniyet Müdürlüğünde polis olduğunu söyleyen birinin aradığı ve şikayetçi olup olmadığını sorduğu baba Çelik'in de şikayetçi olduğunu belirttiği öğrenildi. Konuşmanın ardından çocuğunu vuran şahsın serbest kaldığını öğrenen baba, polis olduğunu söyleyen numarayı tekrar arayıp, "Telefonda biz şikayetçiyiz demiştik, oğlumu vuran şahıs nasıl serbest kaldı?" diye sorduğu, karşı tarafın ise, "biz şikayetinizi dosyanıza koyduk" dediği, babanın da, "ama ben ifade falan vermedim, bir şey imzalamadım. Bunlar olmadan şikayetimi nasıl dosyaya koydunuz?" diyerek polis olduğunu belirten kişiye tepki gösterdiği alınan bilgiler arasında. 

ÇOCUKLARI KORKUTMAK İÇİN DAHA ÖNCE DE SİLAH GÖSTERDİ İDDİASI

Baba Aydın Çelik, konuyla ilgili haber merkezimize çarpıcı bir başka iddiada daha bulundu. Oğlunu vuran Mehmet Tütüncü'nün daha önce de çocukları o sokakta oynamamaları için uyardığı ve korkutmak için çcocuklara silah gösterdiğini söyledi. Baba Çelik'in bu sözleri, İmam Celal Başara'nın anlattıkları arasındaki, vuran şahsın kendisiyle kavgasında, "saat 23'ten sonra bu sokatan geçeni vurum diye bağırdı" sözleriyle de benzerlik göstermesi dikkat çekti. Hala Samsun'da çocuğunun başında olan baba, avukata vekalet vererek şikayetçi olacaklarını, çocuklara silah göstererek tehdit olayı da şikayet dilekçesinde belirteceğini söyledi.

SORU İŞARETLERİ

Yaşanan olayla ilgili İmam Celal Başara'nın anlattıkları da eklenince, 14 yaşındaki bir çocuğu vuran Mehmet Tütüncü'nün olayın yaşandığı gecenin hemen sabahında nasıl serbest kaldığı sorusu  cevabını aramaya devam ediyor. Olay gecesi yaşananlarla ilgili polisin kimlerin ifadesini aldığı, dosyaya nasıl deliller eklediği bilinmiyor. Gelişmelere failin serbest kalmasından hareketle bakınca, dosyanın kaza üzerine yoğunlaştığı izlenimi veriyor. Olay kaza dahi olsa, meskun mahalde ruhsatsız bir silahla 14 yaşındaki bir çocuğu vuran şahsın, "ben sansara atıyordum, kazayla çocuk vuruldu" demesinin serbest kalmasına yetmesi vicdanları tatmin edecek mi henüz belli değil. Olay sonrası gelişmelerde kolluk güçlerinin ihmali veya siyasi bir müdahale olup olmadığı da diğer soru işaretlerinden.

Yine de İmam Başara'nın anlattıklarına göre, silahın ruhsatsız olduğu, vuran tarafın olaya karışan ruhsatsız silahı saklamaya çalıştığı, buna rağmen polisin silahı yakaladığı, olay anında çocuk vurulduğu ve kan kaybettiği halde, "silah kuru sıkı korkma evine git" diyerek çocuğu olay yeri kapılarının önünden uzaklaştırmaya çalıştıklarına yönelik iddialarının dosyada yer alıp almadığı, almıyorsa, dosyanın hangi şahitlerin ifadesine göre hazırlandığı, bu şahitlerin olayı görüp görmediği ve ne yönde ifade verdikleri de henüz bilinmiyor. Yine de bu kadar bilinmeze rağmen, ortada ruhsatsız bir silah, onu ateşleyen bir şahıs, o ateşleme ile vurulan bir çocuk, o çocuğun da hala hastanede yatmasına ve ailesinin de şikayetçi olmasına rağmen, daha çocuk hastaneden çıkmadan failin nasıl olupta serbest kaldığıyla ilgili kafalardaki soru işaretleri de devam ediyor.

Güncelleme Tarihi: 15 Eylül 2017, 12:10
banner155
YORUM EKLE
YORUMLAR
peki belediye bu yolun sonunu neden açmamış
peki belediye bu yolun sonunu neden açmamış - 2 yıl Önce

bu yolu babasının malı gibi kullanan kişiler belediye buyolun sununu açmamışmıki çıkmaz sokak gibimi görünüyor.ama yollar caddeleri kimsenin tıkama kullandırmama hakkı yoktur cadde sokak yol herkesin birde silahı olan hemen istediği gibi sağa sola ateş edemez etme hakkı yoktur heleki ruhsatsızsa

celal
celal @peki belediye bu yolun sonunu neden açmamış - 2 yıl Önce

yolun sonu açık kardeşim erdoğan ekmeni kazım karebekire bağlıyor ama araba park edersen kapalı oluyoy işte

eğer doğruysa
eğer doğruysa - 2 yıl Önce

Eğer bu iddialar doğruysa , o ihmali yapanlar kendi çoc... inşAllah ve burnundan fitil fitil gelsin ayıptır yahu vAllahi ayıp

Gökhan
Gökhan - 2 yıl Önce

Kim bunlar yaaa erbaa onların tapulu malımı . Akıllı olsunlar. Biz ölmedik daha efendi olsunlar.

Mustafa
Mustafa - 2 yıl Önce

Celal Hoca haberi okudum.Sen de geçen yıl bu insanlarla kavga etmişsin,herhalde hıncını alamadın sinirlerin geçmedi ki... yazık günah bu insanlara karşı iftira atıp milleti dolduruşa getiriyorsun Allahtan kork!! Senki imamlığınla insanlara örnek olma yerine milleti galeyana getirip olayları büyütmeye çalışıyorsun herhalde

celal
celal @Mustafa - 2 yıl Önce

mustafa bey kimseye iftira attığım yok kavgamın sebebide herkese ait olan yolu hala işgal etmeleri oradan kimseyi geçirmemeleri orayı özel mülk gibi kullanmaları vurulan çocuğu o kuru sıkı hadi git buradan diyip başka yerde kan kaybından ölmesine svk adecek davranışda bulunmaları olay yerinde polislere çay ikramında bulunmaları şimdi düşün burada vurulan çocuk senin çocuğun olsaydı ne yapardın kardeşim nemelazımcılık yapmammı gerekiri kardeşim selametle kal

SIRADAKİ HABER