O KÖFTENİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ...

“AKP’li belediye seçimi kaybetmeden önce 91 bin liralık köfte yedi.”
Evet Erbaa, hatta Tokat genelinde tartışmalara neden olan yemek faturasının, dün ulusal medyada yer alan manşeti buydu…

Dünkü yazımın altına gelen yorumların üzerine faturanın aslı-astarı nedir araştırmadan bir de ulusal medyaya servis edildiğini görünce… Eski Başkan Hüseyin Yıldırım ve faturayı kesen işletmenin sahibiyle görüştüm…

Yıldırım diyor ki; o işletme sahibine defalarca faturayı gönder dedik, zamanında gelmediği için ödenmedi. Borç 2-3 yıllık belediye ikramlarının faturası. Belki daha fazla. Tutar daha fazlaydı bir kısmı ödendi.

İşletmenin sahibi de diyor ki;
Başkan Yıldırım bu faturaları zamanında ödemedi. Çok gecikti.
Bu bir günde yenen yemeğin faturası mı soruma; hayır kesinlikle 3 yılda yapılan belediye ikramları diyor.
Bakanlar geldiğinde koruma polisleri de dahil beraberindeki heyete ikram edilenler de var. Erbaa’ya 3 şehit geldi, o şehit cenazelerine katılım sağlayanlar, başka şehirlerden gelen polis ve cenazeyi getiren heyet vs…
Bazı faturaları da okudu… Mesela bir bakanın ağırlandığı yemekte tam 334 kişi yemek yemiş. O yemeğin toplam faturası 8.742 lira.
Diyor ki işletmeci; o tarihte köftenin porsiyonunu 13 liradan veriyorduk, şimdi 20 lira. Ama ben paramı hala alamadım.
Paramı alamadığım bir yana bir de faturamı internette dolaşıma sokulduğundan ticari itibarım zarar görüyor.
Devam ediyor; bu faturayı bu şekilde dolaşıma sokanlar hakkında suç duyurusunda bulundum.

Akşam Hüseyin Yıldırım’da detaylı bir açıklama yayınlamış zaten…

İş aslında döndü dolaştı benim yazımdaki; "bu yemek bir günde yenen yemek… Yada seçimde partililere verilen yemeğin faturası olmayabilir…" ihtimaline dayandı...

Bana böyle düşündüren ana neden; başkan Yıldırım'ın, başkanlığının ilk yılını anlatmak için düzenlediği basın toplantısıydı... o günlerde sıkça eleştirdiğim halde beni de davet etmişlerdi… Basın toplantısı işte faturadaki o bahse konu mekanda yapılmıştı…
Belediyenin o basın toplantısı da kahvaltılıydı…Yemekli yani...

Hayatım da katıldığım tek basın toplantısıydı… Orada sergilenen bazı tavırlara kızmış, basın toplantısını da yarısında terk etmiştim…
O olayın ardından bir daha da basın toplantılarına katılmama kararı aldım…

Faturanın sahibi işletmeyi belediyenin basın toplantısından hatırladığımdan dolayı... Bu faturanın belediye program ve ağırlamalarına yönelik kesilen bir fatura olabileceğini düşündürmüştü... Öyle de çıktı..

Hüseyin beyin açıklamasına göre 91 bin liralık fatura... aslında 140 bin lira olan toplam borcun bir kısmı ödendikten sonra geriye kalanıydı…

İşletmecinin açıklamasındaki en önemli ayrıntıdan biri şuydu;
Ben faturayı ayın 28’i Perşembe günü iadeli-taahhütlü postaya verdim. Belediyeye 1 nisanda ulaştı.
Hani bazı arkadaşlar yorumlarında bu fatura seçimlerden önce paylaşıldı diyor ya… Maalesef işletmecinin sözleri bunu yalanlıyor…

Bugün ayın 5’i…
O faturanın internette dolaşımının hızlandığı tarih tahminen 3’üydü…
Ben de linç amacı taşıyan paylaşımları görünce 4’ünde yazdım…

Araştırınca, bu faturanın bir belediye meclis üyesi tarafından 2 Nisan saat 19:52’de paylaşıldığını gördüm… Eğer bu kişiden önce paylaşan olmamışsa ilk paylaşan bir belediye meclis üyesi…
Polemik olmasın diye elimde olan ekran görüntüsü ve ismi buraya yazmayacağım…

Yıldırım seçim gecesi yaşananları anlatırken; o gece sanki bir savaş kazanılmış gibi davranıldığı… Daha bırakın mazbata almayı oy sayımı tamamlanmadan belediyenin bir çok yerine girildiği… adeta belediyenin işgal edildiğini söylüyor…
1 nisanda bu fatura belediyeye ulaştığında, resmi olarak göreve başlamamış bir yönetim varmış belediyede…

Aslında bu faturanın arkasından sırf seçim gecesini yazsak… Faturanın normal olduğu, asıl skandalın çok daha farklı olduğunu ortaya çıkacak…

Müsaade ederseniz şu uyarıyı da yapmak istiyorum;
Bu dil, bu tavır, bu üslupla gidilirse, ne belediye düzgün yönetilebilir… Nede bu yönetimin ömrü 5 yıldan ileri gidebilir…

Dün Ak Partili bir belediyenin devir teslim töreninde abartının kurban kesilmesine kadar varmasını, manidar bir foto ve tek bir soru ile eleştirince o ilçe de hareketlendi…
Ama yeni belediye yönetiminin basın müdürü dahil ekip iletişimi öyle profesyonel bir üslup ve nezaketle kurdu ki; açıklamaları doğrultusunda haberde düzeltme yapmak zorunda hissettim kendimi…
Üstelik yazdıklarımda tek bir hata ve yanlış olmamasına rağmen… Haberde yer alan soruyu ve manşet fotoğrafını değiştirdim…
Ayrıca kurulan iletişim dil ve yöntemi… yeni başkan ile ilgili de önyargılarımı büyük ölçüde değiştirdi…

Sabah yazının altına gelen yorumlardan birinde bir arkadaş, beni taraflı bulmuş ve “artık seni takip etmeyeceğim” diye yazmış, arkadaş listesinden de çıkarmış… Yalnız bu yorumu öyle güzel bir dille yapmış ki; takdir etmemek elde değil…

Erbaa Belediyesini yönetenler de en kısa zamanda medya ve halk ile makul bir iletişim dili geliştirmek zorunda…
Aşkım, cicim sözleri… yanağa makas atma, kucaklama falan bunlar ne sürdürülebilir bir iletişim dili ne de yöntemi olamaz…
Bu tür olaylarda olduğu gibi sürekli trol mantığı ile ve sürekli algılara çalışılırsa… Kısa sürede algılar da deforme olacak, bıktıracaklar…
Benden uyarması…

Ve dahası…; ben şahit olduğum hiçbir linçe sessiz kalmadım…
Çoğu olayda, eleştirdiklerime arka çıkan yazılar yazdım…
Yarın sayın Ertuğrul Karagöl’de benzer bir haksız linç ile karşılaşırsa… Ona da arka çıkacaklardan biri yine benim…

Ben ortaya bir vicdan koymaya çalışıyorum…
Bu olaydaki gibi de, her zaman ertesi gün haklı çıkmıyorum… Çoğu zaman haklı çıkmam uzun zaman alıyor…
Ama ben bir gün, bir ay, bir yıl için yapmıyorum bu işi…

Dünkü yazımı bir de, taraftar formanızı çıkarıp, vicdan hırkanızı giyerek değerlendirin…
Ne diyordu;
1 - Bu seçimde partililere yedirilen yemekse hırsızlıktır…
2 - yok; belediye program ve ağırlamalarının faturasıysa normaldir…
3 – iyi yada kötü bu belediyenin mahrem bir evrağıdır, trollerin elinde ne işi var…?
4 – bu eğer yolsuzluk faturasıysa, yargıya gidin, öncesi veya sonrasında da basın açıklaması ile detaylı bilgileri kamuoyu ile paylaşın…

Yani yazı faturayı savunmuyor…
Üstünü örtün de demiyor…
Aksine “yargıya gidin, resmi ağızdan da kamuoyuna açıklayın, herkes bilsin” diyor…
Trol mantığı ile belediye yönetilmesinin yanlışlığına, linç mantığına, mertlik dışı detaylara da karşı çıkıyordu…
...

Şimdi söyleyin...; Ne vardı bunda…?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa
Mustafa - 6 ay Önce

Her yasal hak helal değildir.

sayın vanlı yazınız yorumunuz çok mantıklı
sayın vanlı yazınız yorumunuz çok mantıklı - 6 ay Önce

gelelim yemek fatura işine bu yemek fatura işi her belediyede olan şeyler tabiki dışarıdan gelen bakanlar vekiller devlet yetkilileri karşılayan belediyebaşkanlarıdır herhalde bunlara yemek vermek gerekir belediye başkanları cebindenmi verecek veya yemek vermesinmi öyle şeymi olur.onun için bu yemek faturasından iş çıkaramassınız normal birşey çünki bu fatura işinin uzatılması bence günahını almayalım ertuğrul başkanda kızmış olabilir faturanın bukadar gündem edilmesine çünki kendiside yapacak doğal olarak aynı yemek harcaması onun dönemindede gelecek böyle faturalar bundan bir cacık çıkaramassınız troller.belkide ertuğrulun dışında aklısıra belediyeyi yönlerdirdiğini sanan yalakalardan biridir aklısıra ertuğrulun gözüne girip çıkarlarınımı yapdıracak onu bunu bıraksınlarda halkı ve belediyeyi böyle şeylerle oyalamayı asıl işlerine odaklansınlar erbaa halkı sizden iş bekliyor hizmet bekliyor PTT nin öncaddesi asvalt atılacak halde orayı asvaltlayın ayıp çarşının içi orası kaçay kalacak

google.com, pub-6500093308715717, DIRECT, f08c47fec0942fa0