MUHARREM MATEMİ VE HÜSEYİN GİBİ OLMAK

Hicri 10 Muharrem 61, Miladi 10 Ekim 680. Tarihe kanla not düşülmüş bir matem günü. Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin ve kafilesinden/ailesinden 72 canın, Yezid ve avanesi tarafından katledilişin, şehit edilişinin tarihi.

İmam Hüseyin Kerbela’da 33 mızrak ve 34 kılıç darbesi ile başı kesilerek şehit edildi. İslam Peygamberinin öptüğü, kokladığı mübarek naşı atlara çiğnetildi. 

Vahşete bakın, O’nun kesik başı mızrağın ucuna takılarak Şam’a Yezid’in sarayına gönderildi. Güya İslam devletinin başkanı, Allah’ın nebisinin torununun başını mızrağa taktırıyor, sokaklarda gezdiriyor.

Bugün Muharrem matemidir. Bu İslam Dünyasının en ağır matem günüdür. Sadece Alevilerin değil, tüm Müslümanların hüzün ve yas günüdür.

Muharrem matemi ağırdır. Çünkü kendisini İslam’ın temsilcisi olduğunu iddia eden Yezid, peygamberin torunlarını şehit etmekten, kadınları bile esir etmekten geri durmamıştır.
Bugün aynı zamanda bir şahlanış destanının yazıldığı gündür.

Hz. Hüseyin’in babası Hz. Ali’ye izafen söylenmiş bir söz vardır: “Hakkı söylemeyen / haksızlık karşısında suskun kalan şeytandır.” Hüseyin’in mücadelesi zalim Emevi Hanedanına karşı suskunluğun, haykırışa dönüşüdür.
Haksızlıklara karşı dim dik ayakta duran ve şehadeti göze alan İmam Hüseyin’in zalimlere karşı başlattığı başkaldırının destan günüdür.
Muharrem matemi, Hüseyinlerin ölümü göze alarak Yezidlere karşı kutlu yürüyüş başlattıkları, şahlandıkları gündür.
Bu şahlanış, iktidar uğruna Yezid’in haksızlıklarına, zulümlerine karşı Hüseyni duruştur.
Bugün Yezid’in yaptığı zulümlere, haksızlıklara, katliamlara karşı Zeynep’in haykırış günüdür.

Bugün Yezid ve Yezid gibilerin lanetlendiği günün yıl dönümüdür.
Ve görülmüştür ki uzun vadede Yezidler hiç kazanmamıştır. Yezidler eninde sonunda bu dünyada da öbür dünyada da rezil olmuşlardır.
Kerbelâ katliamı, tarihlere, cesurlarla, alçakların savaşı olarak geçmiştir. Kerbelâ demek, hayatını İslâm, iman ve adalet yolunda harcamış İmam Hüseyin ile hayatını fitne, yalan ve ihanet yolunda harcamış zalim Yezid’in mücadelesi demektir. 
Kerbelâ demek, davasından vazgeçmeyen İmam Hüseyin’in vermiş olduğu özgürlük mücadelesi demektir. 

İmam Hüseyin, haklı davası için zalim yöneticilere boyun eğmedi. O her zaman dik ve onurlu durdu. İslâm, iman ve adalet şuuruyla zalim bir yönetime baş kaldırdı. 
Ve şehadet şerbetini içerek Cennette gençlerin efendisi oldu.
Son söz olarak acaba kaçımız haksızlıklara, zulümlere, adaletsizliklere karşı Hüseyin olabiliyoruz. 
Hüseyin olmak yürek ister, iman ister.

YORUM EKLE
google.com, pub-6500093308715717, DIRECT, f08c47fec0942fa0