İYİ DE GÜVEN NE OLACAK GÜVEN...?

Ve Erbaa Belediyesinin borcu kendi duvarına asıldı…
Şok-şok-şok mu…?
Bana göre değil…
Şaşırdım mı…?
Şaşırmadım…

Geçtiğimiz hafta MHP Tokat Milletvekili sayın Yücel Bulut ile uzun bir telefon görüşmesi yapmıştık…
Ezber bozan şeyler söylüyordu…
Bunlardan biri de belediyelerin yetki ve görevleriyle alakalıydı…
Belediyelerin, projeler ve imar gibi konularda dahil bazı yetki ve sorumluluklarının illerde valilik, ilçelerde kaymakamlıklara devredilmesi gerektiği üzerinde duruyordu…

İsraf diyor başka bir şey demiyordu…
Sadece belediyeler mi… Özel idareler ve Muhtarlıklar da dahil devlet kaynaklarının nasıl israf edildiği örnekleriyle anlatıyordu…

Bana göre Erbaa’da yaşananlar Bulut’un endişelerinin önemini… Önerilerinin ise mutlaka meclise kadar taşınıp, en uygun haliyle uygulamaya dönüşmesine olan ihtiyacın somut örneklerinden biriydi…

Erbaa’da belediyeye ait borcun duvarına asılması beni şaşırtmadı…
Neden şaşırayım; daha seçime bir yıl varken… Henüz hiçbir aday ortada yokken, ne zaman belediyeler ve yaklaşan seçimlerle ilgili bir yazı yazsam, önümüzdeki 5 yılın belediyecilik açısından hiç kolay olmayacağını yazdım…
Öyle ki; son yazılarımdan birinde muhtemelen önümüzdeki yılların, cumhuriyet tarihinin en zor belediyecilik dönemi olacağı üzerine vurgu yaptım….

Oysa ben bunları yazarken..; eski başkanlarla yeni başkan namzetleri gerçeklerden bihaber birer çocuk edasında proje yarıştırıyordu…

Erbaa’da duvara asılan afiş MHP’nin belediyecilik anlayışının, Ak Parti’nin belediyecilik anlayışından daha iyi olduğunu göstermiyor…
Adana büyükşehir belediyesi MHP’deydi CHP’ye geçti…
CHP’li başkan da Adana belediyesinin borcunu açıkladığında dudaklar uçukladı…
4 milyar liradan fazla…
Adananın tüm ilçeler ve köy ve kasabalarında yaşayan toplam nüfusu 2 milyondan biraz fazla…
Belediyenin borçlarını nüfusa bölersek yaklaşık kişi başı 2 bin lira borçlu Adanalılar…
Erbaa’da bu yaklaşık 1,700-1,800 lira civarı…

Yani sorun büyük ölçüde... özellikle de son 10-15 yıla damgasını vuran belediyecilik anlayışında…
Sorun ülke geneline yayılmış yapısal bir sorun…
Maalesef ki; Suistimallere, usulsüzlüklere, yolsuzluklara kapıları ardında kadar açan bir belediyecilik sistemi ve anlayışımız var…

Erbaa’da Yenihan’dan devralınan borç yaklaşık 40 milyon liraydı…
O günün dolar kuruna göre yaklaşık18 milyon dolar…
Bugünkü borç TL olarak artmış ama dolar olarak değişmemiş… yine yaklaşık 18 milyon dolar civarı…

Eski başkan Hüseyin Yıldırım anormal bir borç artışı yaptığı ortada…
Yine eski başkan Ahmet Yenihan’ın, kendisinden önceki başkan Niyazi kırımca’dan ne kadar borç devraldığını bilmediğimizden o aradaki bölümü değerlendiremiyoruz…
Eğer sayın Yenihan sıfır borç... veya sıfıra yakın borçla devralmışsa… o vakit Erbaa Belediyesinin batırılma hesabını sormaya biraz daha önceden başlamak gerekir…

Belediyenin birkaç yıla ait 91 bin liralık ağırlama faturasını, birileri bilerek çarpıttılar… Bir günde yenmiş yemek yada olmayan bir yemeğin faturası gibi gösterip önce sosyal medyadan paylaştılar… Ardından kasıtlı şekilde ulusal medyaya servis ettiler…
Bu apaçık iftiraydı… Bunun iftira olduğunu yapanlarda biliyordu…

Oysa işletme oradaydı… Gidip o gün, öncesi ve sonrasına ait kamera kayıtlarına kadar alınabilirdi…
Belediyenin ağılamalarını orada yapıp yapmadığı küçük bir araştırma ile ortaya çıkartılabilir… Geri dönüp belediye arşivinden bu işletmeye olan borçlar ödenmiş mi ödenmemiş mi tespit edilebilirdi…
Yapılmadı... Aksine bile-bile gaddarca iftira edildi…

Ki benim gibi yerel bir gazetecinin dahi yıllık ortalama ağırlama gideri en az 3 ila 5 bin lira arasında…
Ve mutlaka hepinizin az yada çok ağırlama gideri vardır…
Durum buyken, il potansiyeli taşıyan bir ilçe belediyesinin 2-3 yıllık ağırlama giderinde 91 bin fazla bir rakam da değil aslında…
Ama kime nasıl anlatacaksın…?
İftira etme hırsı içinde olanı tutamazsın…

İftira olduğu için zaten, bu borç afişinde olduğu gibi altına Ertuğrul Karagöl imzası atılarak bir açıklama yapılamadı…

Neyse işte... Belediyemizin güncel borcunu açıklayan sayın Karagöl borcu açıklamakla kalmamalı… Eğer bir yolsuzluk veya usulsüzlük varsa mutlaka ama mutlaka peşine düşmeli…

Peki bu borcun kamuoyuna duyurulmasında ne var ne yok bir de ona bakalım…
Fayda var mı…? Bence var… iyi oldu…
Şov var mı…? Haddinden fazla…
Taklit var mı…? Tepeden tırnağa…
Halka verilen bir panik var mı…? Bolca…
Korku ve endişe var mı..? epeyce…
Kıymetli miydi, ucuz mu...? ucuzdu... Çünkü açıklanan ayıp rakibin...

Peki bütün bunların yanında ne yoktu…?
Güven yoktu…

Başkan bu borcu açıklarken geçmeliydi kameraların karşısına… Açıklamanın ardından insanların kafasında oluşacak, “şimdi ne olacak?” şeklindeki endişe ifade eden sorulara da cevap vermeliydi…
Vakur, kendinden emin bir tavırla… “evet belediyemiz haddinden fazla borçlu ama endişeye gerek yok. Zaten biz belediyemizin ne halde olduğunu biliyorduk. Bunu bilerek göreve talip olduk. Kimse endişelenmesin, ilçemizde hizmetler aksamayacak. İlk 5 yılın içinde projelerimizi hayata geçirmekle kalmayacak, borçlarımızı da önemli ölçüde düşüreceğiz.” Diyebilmeliydi…
Diyemediyse bu ayrıca büyük bir sorun demektir…

Ki… Bütün bu borç açıklama durumu, sadece bir şov olarak kalmasın…
Geride sadece bir endişe, korku ve tedirginlik bırakmasın…
Yanında insanlara güven veren bir şeyler de söylensin…İşte olmayan buydu…
Güven…

Bana göre yeni başkan şova yönelik... Türibinlere yönelik iyi mesaj veriyor...
Da... bir türlü güven veremiyor...
Asıl sorun bu...; Güven...

YORUM EKLE