İKİ GÜVERCİN...; BİRİ TAKLACI...

İki üst düzey İyi Partili...
Biri; partinin kurucular kurulu üyesi Mehmet Aslan...
Diğeri; Partinin sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu...

İkisi de İzmir'deki bazı camilerin merkezi sistemine girilerek, minarelerden çalınan Çav Bella marşıyla ilgili Twit atmış...
Bildiğiniz gibi olay anında siyaset malzemesi edilip... Bir kesimi peşinen din düşmanı ilan etmeye dönüştü...

- Ağıralioğlu yine tribünlere oynayarak...
- Yine gelişine vurarak...
- Yine; goy-goy yaparak...
- Yine; hafif milliyetçilik sosu eklenmiş, Siyasal İslam jargonuyla...
- Yine; neredeyse tıpatıp Cumhurbaşkanı Erdoğan ağzıyla...
- Yine; bu konuyu oya dönüştüren Ak Parti'nin değirmenine su taşıyarak...
- Yine... Bir kez daha...; ittifak ettikleri, sırt sırta verdiklerini, tam da desteğe, yardıma ihtiyaçları varken... tam da muhtemelen iftiraya uğruyorken... yüzüstü bırakıp... Yüzüstü bırakmakla kalmayıp üstü örtülü şekilde sırtından bıçaklayarak...

Ağıralioğlu ne diyor..;
- Türk Yurdu'nda ezanlar susturulamaz. (Hafif milliyetçilik sosu eklenmiş; Kalasik siyasal islamcı sloganı..)

- Cami minaresinden Çav Bella marşı çaldırmak gibi bir saygısızlığı yapanlar ve ahmakça bunu alkışlayanlar, bu toprakların mayasından değildir. (Ağıralioğlu'nun zaman-zaman yaptığı; tribünlere oynarken, laf kalabalığına getirerek; rakibin düşüncelerini, savlarını, iddialarını destekleyen cümleler kurarak, ittifak ettikleri, sırt-sırta verdiklerini gizlice sırtından hançerleme kasiği)

- Milletin değerleriyle kavga edilmez! (yine tıpatıp Erdoğan ağzı.. Erdoğan taklidi..)

- Bu edepsiz provokasyonun failleri derhal bulunmalıdır. (ve sapladığı hançeri son olarak içeride çevirme hareketi)

Aynı olayı İyi Partili Mehmet Aslan'da gündemine alıp bir twit de o atmış...

Aslan'da diyor ki;
- Geçtiğimiz gün İzmir’de de bazı Camiilerde #CavBella çalmış.
- Ayıplıyorum!
- Ama nasıl olurda Akp müsaade etmeden, göz yummadan camiilerde bu olur?
- Adamı oyarlar!
- Önceden planlanmış tipik bir akp kurnazlığı...
- Dertleri İslam değil mağduriyetten oy devşirmek!

İkisi de aynı şeye tepkili... Ama ikisi de çok farklı şeyler söylüyor...
Ağıralioğlu, ya bilerek tatlı su sazanlığı ile safa yatıyor...
Ya da gerçekten her gördüğü, duyduğu üzerinden düşünemeyecek kadar... düz mantıkla okuyacak kadar... gelişine vuracak kadar ne söylediğini, söylediklerinin nereye gittiğini bilmeyecek kadar saf...

Ağıralioğlu, minarelerden Çav Bella çalınmasına tepki gösterir gibi yaparak, birebir Ak Parti söylemlerini tekrarlayıp... Onların sav ve iddialarını destekleyerek... rakip Ak Parti'nin değirmenine su taşırken...
Aslan öyle yapmıyor...
O da tepki gösteriyor ama; gelişine vurmuyor...
Olayın bir provokasyon, bir oyun olabileceği yönünde kafa yorduğu...
Sözleri ile takipçilerini düşünmeye sevk ettiği görülüyor...

En önemlisi de; Hangi parti... ya da hangi odaklar yaparsa yapsın bir provokasyon olduğu ortada olan bu çirkin olaya tepki gösterirken, rakibin tuzağına düşüp... sırt-sırta verdiklerini satmıyor...
Peşinen bir kez daha din düşmanlığı ile suçlanarak linç edilmek istenenleri, yüzüstü bırakmıyor...
Onlara sahip çıkarken dikkatleri de, halkı galeyana getirerek bir kesimi linç ettirmeye çalışanların üzerine çekiyor...

Aslan; kendi kalelerine doğru gönderilen topu karşılayıp..; net bir vuruşla karşı kaleye göndermeye çalışırken...
Ağıralioğlu; o topu gönderenleri değil de, karşılayacak olanlara vurarak... savunmayı yıka-yıka topun önünü açıp, kendi kalesinde gole dönüştürecek cümleler kurguluyor...
Ama öyle bir laf kalabalığı yapıyor... Öyle ustaca kurgulanmış hamaset cümleleri sarf ediyor... mesajını öyle hamaset yüklü bir narkozla veriyor ki...; millet ne golü anlıyor, ne sırta giren bıçağı...

İki ismin paylaşımlarının aldığı reaksiyonlara bakın...; aslında orası, sanki hamaset narkozununu yememe yönünde ilginç bir mesaj veriyor... 

Bu benim okumam...
İki ismin aynı konuyla ilgili cümlelerini nasıl kurduklarına bakıp üzerine bir de siz düşünün...

YORUM EKLE

banner264

google.com, pub-6500093308715717, DIRECT, f08c47fec0942fa0