EY BAŞKAN ELOĞLU; HAŞA HZ. ÖMER ENAYİ MİYDİ?

Tokatımızın saygıdeğer belediye başkanı sayın Eyüp Eloğlu…
Nasılsınız efendim…
Haliniz keyfiniz ayarında…
İşiniz gücünüz yolunda…
Siz ve aile efradınızın Sağlık ve sıhhatleriniz yerindedir inşallah…

Saygıdeğer başkanım efendim…
Müsaade buyurursanız eğer benim bir maruzatım var…
Duyduk ki; tüm Tokat vilayetinin haşmetli belediye başkanı siz Eyüp bey hazretleri, İstanbul vilayetinin seçimlerinde taraf olmuş… seçim sürecinde yaklaşık 15 gün kadar bu vilayete intikal edip... ikamet eylemiş ve kapı-kapı dolaşıp Tokatlı hemşehrilerimizden, Binali hazretleri için oy talep buyurmuşsunuz…

Ulu reis sultan birinci el Recep el Tayyip el Erdoğan’ın da hüküm buyurdukları gibi, had bilmez, kenar mahalle belediye başkanı Ekrem İmamomoğlu’nu hüsrana uğratmak için hamle üstüne hamle yapmışsınız…

Sizin gibi daha kaç belediye başkanları ve illetvekilleri de İstanbul’a sefere çıkıp… Ekip-i hümayunlarınız ile karargah kurup, seçim cengi eylemişsiniz…
Ve yine aldığımız havadislere göre;  bir İmamoğlu’nu alt edememiş, adeta bozguna uğrayarak yenilmiş... tabiri caizse; kuyruğu kıstırıp kaçışmışsınız…
Bunlar doğru mudur saygıdeğer haşmetli Eloğlu hazretleri…

Altınıza koştuğunuz bineğinizin… Yani makam aracınızın kirasını, Tokat ahalisi ödüyor…
Şoförünüzün maaşı, sosyal hakları ve harcırahını da yine bu gariban Tokat ahalisi ödüyor…
Bineğinizin yakıtını dahi aha bu Tokat ahalisi ödüyor…
O Tokat ahalisi ki; aralarında Ak Parti Fırkalı, CHP Fırkalı, MHP Fırkalı, İyi Parti Fırkalı ve dahi HDP Fırkalılar dahi var...
Sırf bineğinizin sizi taşıyabilmesi için Tokat halkının cebinden aylık çıkan para, size ödenen maaşın üstünde…

Neden…;
Tokat’a hizmet eyleyesiniz deyu…
Ama siz Tokat ahalisinin size sağladığı imkanları götürüp... Hatta bir çok Tokat ahalisnin de gönlünü kıra-kıra... Beklentileri ve umutlarının da üstüne basa-basa... Onlarının çıkarlarının tam tersine... Yani Binali hazretleri seçim kazansın deyu harcamışsınız…

İçinde fukarasından hali vakti yerindesine… Yüzbinlerce insanın hakkı olan size emanet parayı, sahibinin izni olmadan harcamaya ne denir…
Birinin izni olmadan eşyasını almak, parasını harcamak, çalmaksa… hırsızlıksa… sizin yaptığınız nedir saygıderğer Eloğlu…?

Siz her fırkadan Tokat ahalisinin parasını, aracını, personelini ve zamanını... Bilmem Kimali denen bir fani için harcarken kime sordunuz…?
İmam Hatip’te size böyle mi öğrettiler…?
Hangi İslami kaynakta, hangi ilmihalde, "emanete ihanet edilebilir" diye yazıyor haşmetli belediye başkanımız…?

Ecdadı örnek almak bu yaptığınızın neresinde…?
Hala, “biz ecdadı örnek alır, onlar gibi yaşarız” demekte ısrar ediyorsanız … öyleyse; sizin ecdadınız kim..?

Dindarlığınızı her fırsatta gözümüze sokmanızla meşhur bir muhterem zatsınız…
Bu yaptığınızın dindarlık ile alakası nedir…?
Yine de kesin konuşamam... Bu yazdıklarımız İslam’da men ediliyor ama başka bir dinde övülüyor da olabilir..
Ve hala dindar olduğunuzda ısrarlıysanız… Öyleyse siz hangi dinin dindarısınız..?

Durmadan tevazudan bahsedersiniz…
Tevazu nedir devletlu belediye başkanımız…?
Biraz da şov ile…. Biraz da tribünlere oynayarak  önünüze gelenin yanaklarını okşamak mı…?
Seçimler yaklaşınca simit yerken görüntü vermek mi…?
Siz bizim yanağımızı okşadıktan ve üstünüz başınız tevazu olduktan sonra, bindiğiniz ceylan derisi ultra lüks kiralık Mercedes bineğinize de tevazu bulaşıyor mu…?
Paçalarınızdan akan tevazu bu ultra lüks Alaman malı, gavur icadı bineği rahatsız ediyor mu…?

Ah devletlu belediye başkanım ah…
Şu 5 çocuğu ile iş bulamayan ve geçim sıkıntısı çeken hurdacı Hilmi… sormadan belediye hurdalığındaki hurdaları alsa hırsızlıktan gözaltına alınır mahkemeye çıkar…
Kadı hazretlerine 3-5 hurdanın hesabını veremez...
Çünkü bu eylemin adı çalmaktır… bu eylemi yapının adı hırsızdır… Onun ve çocuklarının aç olması da bu gerçeği değiştirmez…
Ama siz bırakın hurdayı… keş parayı, görev tanımı dışında sormadan alırsanız… harcarsanız hırsızlıktan işlem görmezsiniz…
Neden…?

O değil de...; diğer İmam Hatipli arkadaşlar ve dahi imamlar bu konularda ne düşünüyor acaba…?
Mesaisi bitince devletin mumunu söndürüp, kendi mumunu yakan Hz. Ömer’in bu menkıbesini anlatıp duran ve bu menkıbe ile gariban halkı dürüstlüğe davet eden İmam Hatipli ve İmam kardeşlerimizin buradaki fikri önemli…
Sizce; Hz Ömer mi... Yoksa tam tersi Eyyüp Eloğlu mu... hangisi dürüst…hangisi çalmıyor...?

Ya da şöyle sorayım; koskoca devlet hazinesi elinin altındayken, 3 kuruşluk mumu dahi mesaisi dışında yakmayan Hz. Ömer… haşa enayi miydi…?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Meliha başra
Meliha başra - 3 hafta Önce

Harfiyyen katılıyorum bu yazıya evet kimin hakkını kime yediriyorsunuz siz hiç Allahtan korkmazmısınız?

Misafir
Misafir - 3 hafta Önce

Kemal Bey daha uygun bir başlıkla çok daha etkili bir yazı olabilirdi...!

Gerçek
Gerçek - 2 hafta Önce

Medikal hastane karşısı restoranımı kefemi ne işe Tokat ta en hızlı büyüyen iş yeri belediye bile bu kadar büyüyemiyor. Çocuk parkını bir gecede kim söktürüp masalara yer açıyor.