BUNLAR KULAĞINA KÜPE OLSUN SEVGİLİ KARAGÖL...

Daha dün, “yahu o daha çocuk… Koskoca Erbaa Belediyesini yönetemez, kontrol edemez… Görevin hakkını veremez... Belediyeyi onun üzerinden başkaları yönetir” denilen Ertuğrul Karagöl bugün belediye başkanı…
Öte yandan belediye başkanı seçilir seçilmez belediyenin mahrem evrakları da önce trollerin eline… Oradan da sosyal medyaya düştü…

Yani; insafı elden bıraksam; “Sana çocuk diyenler, yönetemez, görevin hakkını veremez, belediyeyi o değil başkaları yönetir diyenler haksız mıymış?” diye soracağım…
Söylesene sayın başkan iyi yada kötü, belediyenin mahremi evrakların trollerin elinde ve sosyal medyada ne işi var…?
Bunu sen mi paylaştırdın, ‘yoksa o gelirse belediyeyi başkaları yönetir’ kehaneti mi gerçekleşti…?
Öyle ya sen değilsen, o mahrem evrakları kim görüntületti... kim paylaştırdı…?

Seçime 3 gün kala Erbaa Belediyesine 91 bin liralık yemek faturası kesilmiş…
Muhtemelen bir günde yenmedi…
Aylık, 3 aylık veya başka bir zaman aralığında alınan hizmetlere yönelik toplu kesilen faturalardan biri…

Bana sorarsan; büyük ihtimalle seçim çalışmalarında partililere yedirilen yemeklerin faturası belediyeye kesilmiş olabilir…
Belediyenin etkinlikleri, toplantıları yada misafirlerini ağırladığı yemeklerin toplu faturasıysa…; makul…
Yok, seçim çalışmalarında partililerin yediği yemeklerin faturasıysa, bu yetim hakkının yenmesidir…
Benim lügatımda tek kelime ile; Hırsızlıktır…

Da… belediyeye kesilen fatura, bir anlamda o belediyenin de, başkanının da mahremidir…
Bir usulsüzlük veya yolsuzluk görürseniz… Yargıya gidersiniz…
Durumun bilinmesini istiyorsanız da, öncesi veya sonrasında, bir basın açıklaması ile durumu kamuoyuna paylaşırsınız…
Ne işi var belediye evraklarının trollerin elinde…?
Peki o trollere belediyenin başka hangi mahrem bilgileri servis edildi …?

Bir kez daha söylüyorum; bu fatura partililerin seçim çalışması boyunca yedikleri yemeklerin faturası ise, bunun adı hırsızlıktır… Bunu yapan hırsızdır…
Peki sen yarın üyesi olduğun partinin il başkanlığınca yapılan organizasyonlarda yenilen, içilenlerin faturasını belediyeye kestirecek misin…?
Eğer kestirirsen sen de hırsızsın demektir…

Çünkü bu da, 91 bin liralık yemek faturası ile aynı şeydir…

Seçimlerde yada programlarda partinin bayraklarının asılması için belediye araç ve personelini görevlendirecek misin…?
Asli görevi yangın söndürmek olan İtfaiye araçlarını garajlarından çıkarıp, partine ait bayrakları asmak için Erbaa caddelerine salacak mısın…?
Yaparsan aynı yemek faturası gibi bir şeye imza atmış olacaksın da o sebeple soruyorum…
Yani o da halkın malına ihanet, o da hırsızlık olur da o sebeple soruyorum sevgili başkan…

Onun için bırak trol mantığı ile belediye yönetmeyi… Bırak trollerle iş tutmayı…
Bu tür konularda hasbihal edeceksen, gerçek gazeteciler ile edeceksin… trollerle değil…

Sen nasıl belediye başkanı oldun sevgili Ertuğrul, biliyor musun…?
Bence bilmiyorsun…
Kara kaşın, kara gözünden dolayı mı…? Değil…
Öncesindeki üstün başarıların… Etkileyici kariyerinden dolayı mı..?
Ne üstün bir başarı hikayen nede etkileyici bir kariyerin olmadığına göre bu da değil…?
Umut vaat ediyorsun desek… Umut olacak kendine özgü ortaya bir şey de koyamadın…

Eee.. neydi peki seni açık ara farkla başkan yapan…
Sadece bir görüntü…
Gerçek mi, kumpas mı olduğu dahi hala kesinlik kazanmayan iğrenç bir şantaj fotoğrafı…
Evet sevgili Karagöl, ister kabul et, ister etme büyük ölçüde o iğrenç fotoğraf sayesinde başkan oldun…
Onun için, seni neyin başkan yaptığını asla unutma olur mu…?

Şimdi “bel altı siyaset yapıyorlar” sözünü de haklı çıkaracak şekilde, bu kez sana emanet belediyenin evrakları önce trollerin eline, oradan da sosyal medyaya düştü…
Seçimde yendiğin belediye başkanını rezil etme maksadıyla, belediye evraklarının trollere servis edilmesi bir bel altı siyaset yöntemi midir…?
Evet… Maalesef bu da bir bel altı siyaset yöntemidir…

Sen bir seçim kazanmışsın…
Ne işin var yendiğin insanı rezil etmenin peşinde…
Altına aldığı pehlivan “tamam” manasında paçasına dokundu mu, üstteki pehlivan onu ezmez…
Kalkar… Sonra uzanır elini... alttaki pehlivanın da elinden tutup kaldırır…
Çünkü mertlik bunu gerektirir…
Çünkü nezaket, edep bunu gerektirir...

Yenilen birini ezmeye çalışmak asla mertlik değildir bu da kulağına küpe olsun tamam mı sevgili başkan…
Mertlik, yiğitlik, boyla-posla… Salınıp yürümekle… Millete damat nazı yapmakla da olmaz…
Ben bugüne kadar nerede “Erbaalıyım” desem… Çoğu zaman, “Erbaa’nın insanı merttir” şeklinde hem memleketimi, hem de dolaylı yoldan beni onore eden sözler duydum…
Onun için mümkün olduğunca memleketin şanına uygun davranmanı bekliyoruz senden….

Allah nasip ederse, önümüzdeki 5 yıl belediyeyi sen yöneteceksin…
Peki bu 5 yılda ortaya ne çıkacak biliyor musun…?
Boşver şimdi hayallerini… Onları konuştuk bitti gitti…

Senin görev yaptığın bu 5 yılın ortaya çıkaracaklarından biri… muhtemelen, Hüseyin Yıldırım’ın ne kadar çalışkan olduğu, Erbaa’ya ne çok şey kazandırdığı olacak…
Yıldırım, “ben 5 yılda, 20 yılda yapılanı yaptım” derken şaka yapmıyordu…

Yani Erbaa’da çıta yüksek sevgili kardeşim…
Öyle goy-goy ile… Şak-şak ile, trol desteği olmaz bu işler…

Müsaade edersen birkaç da tavsiye vereyim…;
1- Erbaaspor’dan uzak dur…
Bir an önce belediyenin sırtına yük olmaktan kurtar…
Erbaaspor, ne Erbaa kalkınması, nede tanıtımına fayda sağlamaz…
Kendi haline bıraksan kendisini kalkındıramaz…Kendisini tanıtamaz... Kaldı ki Erbaa'yı kalkındıracak, tanıtacak öyle mi...?
Değmez öyle maliyetli bir tanıtım riskini almaya...

Türkiye’nin en büyük kulüplerinin nasıl borç batağında olduklarını ibret al…
Erbaaspor başkan Yıldırım'a 2 puan kazandırdı yada kazandırmadı… Öte yandan 5 puan da götürdü… Bunu da unutma…

2- Sefer bayın ve Dursun Bayın isimlerine dikkat et…
Belediyenin asfalt şantiyesine çöktükleri söyleniyor…
O konuyu araştırıyordum araya seçimler girdi…
Bu iki isim ve belediyenin asfalt şantiyesi ile olan bağlarını araştır…
Onlar Zile, Turhal ve Pazar belediyeleri ile içli-dışlıydılar… Onların işlerini tekeline almışlardı…
Bahse konu 3 belediyede batakta…
Üçünün başkanı da partilerinde yeniden aday yapılmadı…

3- Diğer bir konu da; sosyal medyadan birileri aracılığıyla, “borç belediye aldık elimiz kolumuz bağlı” demeye başlamanız…
Seçimden önce belediyenin borçlu olduğunu biliyordun zaten… Hatta söylüyordun…
O borca rağmen neler yapacağını da anlatıyor… projeler açıklıyordun…
Ne yani, o zaman ki anlattıkların, “bekara karı boşamak kolay” durumu muydu…?
Yapamayacak mısın verdiğin sözleri…?

Unutma Yıldırım’da yaklaşık 40 milyon borçlu almıştı belediyeyi… o zamanın dolar kuru ile yaklaşık 18 milyon dolar borçla…
Şimdi borç TL bazında 90 milyona çıkarken öte yandan da dolar bazında 15 milyon dolarca düşmüş…
Eğer döviz bir yıl içinde 10 liranın üstüne çıkarsa... Ki bunun olması muhtemel... borç da otomatikman 9 milyona düşecek…

Yok; “borçla aldık…” Yok; “elimiz kolumuz bağlandı” diyerek Ağlamaya, sızlamaya, şikayet etmeye vaktimiz yok…
Belediyenin durumu bu…
Ve dediğim gibi; Bunu meydanlarda bizzat kendin söyledin ve bilerek aldın zaten…
Bu ne şikayeti şimdi…?

Öte yandan; Mimar olduğunu çok gözümüze soktun ama, Mimarlıkla belediye yönetmenin alakası yok…
Mimarların işvereni … yani mimarları yönetenin çoğu zaman ortaokul diploması dahi olmayan müteahhitler olduğu mantığından gidersek… demek ki belediyeyi mimar değil de bir müteahhidin yönetmesi daha mantıklı sonucuna varırız…

Belediye yönetmek için ne diploma lazım, ne müteahhitlik ne mimarlık…
Ya ne lazım…; yönetme kabiliyetinin asli iki unsuru olan akıl ve tecrübe…
Tecrübe sende yok…
Aklı ise göreceğiz…

Milletvekili Yücel Bulut boşa asılmadı Erbaa’ya…
Burası doğru yönetilir… Bir başarı ortaya konulursa… Tokat Belediyesinin kapısına dayanıp, Erbaa’daki başarıyı referans göstererek, Tokat belediyesini de isteyecek...
Yani …; Yükünde, sorumluluğun da çok ama çok ağır sevgili başkan…

Ve bir kez daha belirteyim ki; endişelerime rağmen yanılmak istiyorum…
Her şeye rağmen seni tutuyorum…
Allah yardımcın olsun...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Emre kaya
Emre kaya - 6 ay Önce

2 yıldır paramızı alamıyoruz faturaya bak ayıptır ayıp

google.com, pub-6500093308715717, DIRECT, f08c47fec0942fa0