BELKİDE BUNLAR İÇİN GİTMEK GEREK TOKAT'A

Tokat’a gitmek gerek…
De nasıl?
Bırakın uçağı… Otobüse binip gitmek isteseniz Türkiye’nin yüzde 80… Belki çok daha fazla yerleşim yerinden direkt otobüs bulamazsınız mesela…
Neden?
Çünkü bu ülkenin hiçbir transit ulaşım koridoru içine dahil edilmemiş… Adeta çıkmaz bir sokak durumunda bırakılmıştır Tokat…
Bu aslında demektir ki… Tokat’ın yolu yoktur… Olan yollar da ana şaftlardan ayrılmış tali yol konumundadır…
Tokat-Niksar yolu… Yani Tokat’ın bir açıdan ana giriş… Diğer bir açıdan ana çıkış yollarından biri… Anayolu yani kısaca… 2013’e kadar yapılmamıştır…
2013’de ihale edilmiş… 2015’de tamamlanacağı sözü verilmiş… yıl olmuş 2017… Yolun çeyreği dahi tamamlanmamıştır…
Çeyreği, çeyreği… Çeyreği dahi tamamlanmamıştır…
İşin kötüsü bir çok yerinde çalışma var gibi kazma vurulmuş… Sıkıntılı yol daha sıkıntıya sokulmuş… Tehlikeli yol daha bir tehlikeli hale getirilmiştir…
 
Ve nihayet… 2016’nın sonlarında valisi, müdürü, vekili o belalı yola gidip… 2017 sonuna kadar bitecek dediler…
Geçtiğimiz hafta özellikle gittim baktım o yola… Maalesef hala hiçbir yerinde çalışma yok…
Yol vilayet yolu… Ama öyle virajlar, yokuşlarla dolu… Buna rağmen o kadar dar ve emniyetsiz ki… Bir anlamda ölüm yolu diyebilirsiniz…
Ne zaman geçseniz… Çoğu ölümlü bir yada birkaç kaza… görebilirsiniz…
Evet-evet gitmek gerek Tokat’a… Yolu olmasa da bir yolunu bulup gitmek gerek… O yollarda heba olan zamanı, ekonomiyi… Dahası ölüp-ölüp giden insanlarını görmek için gitmek gerek…  
O tehlikeli yolu da aşıp… Sağ salim ulaşırsanız Tokat’a mesela…  “yolu olmayan köy yok” sloganları atılan 21. yüzyıl Türkiye’sinde … Yolu olmayan bir vilayet olduğunu görmek için de olsa gitmek gerek Tokat’a…
 
Kendi yönettiği ilin yolu dahi yokken, seçim kampanyasında parti binasına, “İSTANBUL’A 3. KÖPRÜYÜ YAPIYORUZ” şeklinde dev bir afiş asan memleketi ve dertlerine bigane belediye başkanı… Ve o başkana “Umut” diye bakan umutsuz insanları görmek için…  gitmek gerek Tokat’a…
 
Dünyanın iletişim çağında olduğunu… Hızlı iletişim… Hızlı ve meşakkatsiz ulaşımın olduğu yerlerin hızla yükseleceği ve gelişeceğini görememiş bir belediye başkanı görmek istiyorsanız…
Yönettiği ilin önce önemli ulaşım koridorları içine dahil edilmesi gerektiğini göremeyip… Bu uğur da hiçbir vizyon ortaya koyamayan… Kulis ve lobi faaliyetleri sürdüremeyen…  Bütün bu gerçeklere rağmen Türkiye’nin yüzde 80 ilinden direkt ulaşım olmayan Tokat’a gelin diye seslenen bir belediye başkanı görmek… Görürseniz “ama nasıl?” diye sormak… Biraz olsun geyik yapabilmek için dahi olsa Tokat’a gitmek gerek…


Tokat’a gelip… Seni çağıran o başkanın… Belediye iş merkezini görmek için en azından… O iş merkezinin umumi tuvaletine girersiniz… Belki o pisliğe… O kokuya rağmen işinizi de halledersiniz… Hatta belki kusmadan çıkmayı dahi başarırsınız kimbilir…
Amaaa…. Çıktıktan sonra sövmeyeceğinizin garantisi yok…
Halk adamı geçinip halkına böyle bir pisliği reva gören… “Tokat’a gelin” diye çağırıp… Gelene böyle pislik içinde bir şehir sunana mı… Yoksa daha kitlesel mi bilemem… Ama sövmeme garantisi yok…
 
O belediye işhanının altına da inin mesela…
Orada bir belediye başkanının yönettiği ilin halkına reva gördüğü diğer bir ortamı görün…
Türkiye’ye şirinlik yapan… Şov yapan başkanın… Kendi memleketlisine reva gördüğü... ilçelere tahsis edilen minibüs durağını görün…
Yerin altında, egzoz dumanları, pislik nem ve kokuya terk edilmiş sağlıksız ortamda bekleşen anneleri… O annelerin  kucaklarındaki bebeleri… Okumak için şehre gelip giden geçleri… Kendilerine bunu reva görenlere içerleyerek ve dahi kahrederek içine atan babaların… her şeye rağmen tevekkül içindeki hallerini… Evliya kıvamındaki sabırlarını görün…
“Yahu be adam... sen daha kendi insanına sağlıklı ortamlar sunamamışsın ki, birde bizi ne akla hizmet çağırıyorsun…” diye başlayıp… Sonunu öfkeniz ve hayal gücünüzle şekillendireceğiniz anlamlı cümleler kurmak için dahi olsa.. Tokat’a gitmeniz gerek…
 
Çağırdığı halde kimsenin gelmediği vilayetin belediye başkanına… Çağırmadan gelen, risk alan, karınca-kararınca yatırım yapmaya, istihdam sağlamaya çalışan gazeteciye neden selam vermediği… Neden yüzünü ekşittiğini sormak için… “Sen bu davette samimi olsan önce gerçek gelenleri kucaklar sahip çıkardın” demek için mesela… gitmek lazım Tokat’a…
 
Bir kişi sobadan zehirlenip hastaneye kaldırılsa haber olan şehrin, 150 insanı toplu olarak aynı anda zehirlenince nasıl haber olmadığının gizemini…  komedisi, şaklabanlığı ve tiyatrosunu görmek için Tokat’a gitmeniz lazım…
Ramazanı ve dahi iftarını siyaset malzemesi yapan… Bunu yaparken de eleştirilen…. Eleştirilere nanik yapar gibi iftar şovlarına devam eden… Ve bir gün adeta Allah’ın bir uyarısı gibi o iftarda 150 kişi topluca zehirlenip hastanelere dolunca apışıp kalan…
Daha çirkini… O iftar zehirlenmesini haber yaptırmayan… Anlayacağınız iftarın sadece şov kısmı ile ilgilenip şovu haber yaptıran… İş böyle vahim bir durum alınca kaçıp saklananları görmek için Tokat’a gitmek lazım…
başkanın imajı zarar görecek diye neden 150 Tokatlının zehirlenmesi haber olmuyor…?
Neden 150 Tokatlının canı bir başkanın imajı etmiyor?
Değil mi ama?... En azından bunları sormak için de olsa gitmek lazım Tokat’a…
 
İmarda dahice çözümler üreten belediye başkanı ve yönetimini görmek… Bulunan çözüm ve yöntemlere ağzı açık kalmak… Ortadaki komediye bakıp… En azından Başka bir memlekette belediyeciyseniz Feyz ve ilham almak için… gitmek lazım Tokat’a…
Mesela 2 park ve 2 yolun… Abraka-dabra tek bir kalem hamlesi ile nasıl yok edildiğini… Hoop iki dakkada bir zenginin arsasına nasıl dahil edildiğini görmek için…
Şehrin meydanındaki Sivri Tekke’nin başına gelenleri yerinde görmek için…
Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’nün… Sivri Tekke’yi kendi korumasından Tokat Belediyesi’nin inisiyatifine bıraktığı anda… o tekkenin yanıbaşındaki arsada yaşanan imar düzenlemesini görmek için mesela…
Yıllarca taciz edilmiş bir tekkeyi bu tacizden kurtarma fırsatı çıkmışken… ne olduğunu öğrenmek için…
Normal bir vatandaş tekkenin yanındaki arsayı almak isteyince, gerçekten doğru ve düzgün konuşup.. Türbeyi koruyan, “buradaki koruma alanlarından dolayı yeni bina yapmanız imkansız” diyen belediye yönetiminin…  O vatandaşı savdıktan sonra… orayı alan bir diğer şahıs için nasıl  imar hünerleri sergilediğini… Olmazı nasıl olur yaptığını görmek için… Gitmek lazım Tokat’a…
 
Gazetecilerini sustalı maymuna çeviren… Halkına karşı tiyatro oynatan… Halkını aptal yerine koyanları da görme imkanını bulmak için gitmeniz gerekir Tokat’a…


Şehrini her yağmurda sel bastığı… halkı ve esnafı sel tehdidi altında olduğu halde… Göreve gelir gelmez ilk icraatı altına ultra LÜX makam arabası kiralamakla olan… Güya halk adamı muhteşem başkanı görmek için mesela…
Tek bir merkezi olan şehrin… O merkezdeki trafik ve park curcunasını dahi çözemeyen… O merkezi taşımak veya şehre ikinci bir merkez kazandırmak için doğal imkanlar varken bunu değerlendiremeyen…
Şehrin ana sorunu sanayileşememekken… Buna bağlı gelişememekken… Bu şehrin sanayileşmede önü açılması gerekirken, ha bire seyir terası yapıcam… Yeşilırmak’ta kayık yüzüdürücem diye sosyalleşme hikayeleri sayıklayanların vizyonsuzluğunu görmek için…
Bu şehir için hiçbir umut vaat etmeyenlerin, nasıl olup da, “Tokat’ın umudu” diye anlatıldığı yalanını görmek… Belki de “kral çıplak” deme şansını yakalamak için gitmeniz lazım Tokat’a…
 
2011 yılında imar yolsuzluğundan haklarında soruşturma başlatılan… Topluca gözaltına alınıp karakola götürülen… sorgulanan… Haklarında dava açılanların… Bugün o şehrin yönetiminde nasıl yer aldıklarını… Nasıl Tokat’ın umudu olduklarını anlamak için gitmek gerek Tokat’a…
Yine 2011 yılında Tokat Özel İdare İş merkezinin satışında ortaya çıkan… Yada bir türlü çıkmayan skandalı duyma ihtimali için… Bir şahsın tapusuna, kamuya ait 3-5 tane daire, lokal ve dükkanın güya yanlışlıkla nasıl girdiği…
Bu yanlışlık ortaya çıkınca o dükkanlar, daireler ve lokali neden geri iade etmediği…
Yetimin malına nasıl çöreklendiği…
Hakkında açılan davaya rağmen nasıl sırsıllaştığı…
Mahkeme tapuyu iptal ettiği halde hala o yerleri nasıl terk etmediği…
Bunu bilen belediye başkanının… bu şahsın bu fırsatçılık ve hak yemeye meyline rağmen o şahsa karşı ne yaptığı…?
Bu şahsın nasıl olup da belediye meclis üyesi yapıldığı…
Nasıl olup da Tokat’ın en önemli kulübüne başkan yapıldığı…
Ha… daha sayayım mı?...
Bunları Tokat’ın gazeteleri yazamaz… Yazanlar batırılıp, bitirilir….En azından bunları duyma ihtimali için...
Bu şahsın "başkanla akrabalığı var mı?” sormak için… gitmek gerek Tokat’a…
 
Daha bunun gibi dört yazı çıkar Tokat'taki çelişki ve dramlardan…
Kebap, tarih ıvır-zıvır hikaye… Bir şehrin vizyonsuz insanların yönetiminde nasıl çaresizce kıvrandığını… Tokat’ın etrafını kuşatan bu çelik engelleri aşmak için tek bir çalışmanın olmadığını… Tokat’ı anlamayanların… Gerçek sorunlarla yüzleşmeye cesareti olmayan… Bu sorunları aşacak vizyon ve cesareti olmayanların yönettiği umutsuz kenti görmek için… Tokat’a gitmek gerek…
 
Yine de her şeye rağmen Cesaretli olmak gerek… Umutlu olmak gerek…Sahipsiz bırakmamak gerek memleketi…
Başkanın şovuna bakmayın… Kimse gitmez bu talihsiz memlekete… Bari bizler olsun gidelim… İlgilenelim… Kendi kaderimizle ilgili inisiyatif alalım… Risk alalım…
Her ne kadar memlekete gidenlere… O memleket için risk alanlara surat ekşiten, arkadan-arkaya iş çeviren yöneticiler olsa da… En azından “bu memleket benim de memleketim” deyip…
Değil mi ama…
Tokat’ı bırakmamak gerek.. gitmek gerek…
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kübra
Kübra - 3 yıl Önce

Adam haklı.

Nefret Ateşoğlu erbaa
Nefret Ateşoğlu erbaa - 3 yıl Önce

Tokat bütün projelerden dışlanmış bütün yatırımlardan otekilendirilmis memleket yolu olmayan ulaşımı olmayan bir yere kim neden yatırım yapsın hadi yaptı hangi imkanlarla mali ithal etsin ihraç etsin maliyeti 2 katına çıkar aslında da bizim suçumuz hakkımızı aramamamiz bellidir sürü piskolojisinde koyun gibi yaşıyoruz

Şinasi KADIOĞLU
Şinasi KADIOĞLU - 3 yıl Önce

Diğer yerel gazetelerde de benzer yazıları okumak isteriz.