MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ TOKAT MİLLETVEKİLİ AV. YÜCEL BULUT; TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE MEYDAN OKUMA FIRSATI VERMEYECEĞİZ

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ TOKAT MİLLETVEKİLİ AV. YÜCEL BULUT; TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE MEYDAN OKUMA FIRSATI VERMEYECEĞİZ

25 Temmuz 2018 Çarşamba 09:43
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ TOKAT MİLLETVEKİLİ AV. YÜCEL BULUT;  TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NE MEYDAN OKUMA FIRSATI VERMEYECEĞİZ

Milliyetçi Hareket Partisi Tokat Milletvekili Av. Yücel Bulut, mecliste partisi adına söz alarak dün ilk konuşmasını gerçekleştirdi. Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini destekleyerek devletin bekası ve milletin geleceği için elzem kabul ettiklerini belirtti. Sosyal medya da da büyük yankı bulan Bulut’un konuşması dün akşam itibari ile de paylaşım rekorları kırdı. Ak Parti grubu ve Milliyetçi Hareket Partisi grubu tarafından dakikalarca alkışlanan konuşmada Bulut, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu şerefli milletin kurmuş olduğu 17'nci bağımsız Türk devletini yaşatmaya iman ettik ve kararlıyız. Bunu yaşatmak adına, 17'nci bağımsız Türk devletinin bekasını tesis etmek adına Adalet ve Kalkınma Partisiyle doğru görmüş olduğumuz noktalarda iş birliği içerisindeyiz. Bu yasal düzenlemeyi de doğru görmekteyiz, milletin bekası için elzem görmekteyiz” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Tokat Milletvekili Av. Yücel Bulut,’un paylaşım rekorları kıran o konuşmanın tam metni;

“Adalet Komisyonundan geçmek suretiyle yüce Meclisin gündemine gelmiş bulunan Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Hepinizin de malum olduğu üzere, Milliyetçi Hareket Partisi huzurda görüşülmekte olan kanun teklifini desteklemektedir. Bu kanun teklifinin yasalaşmasını içinde bulunduğumuz şartlar, özellikle son iki yılda yaşanan gelişmeler ve cumhuriyet tarihinin son elli yıllık tecrübelerinin bir toplamı olarak devletin bekası ve milletin geleceği için elzem kabul etmekteyiz.

Cumhuriyetin son elli yıllık tecrübesinden bahsettik çünkü en özgürlükçü anayasa kabul ettiğimiz 1961 Anayasası döneminde, 1960'ların son çeyreğinden itibaren Türkiye, birbiri ardına mantar gibi türeyen terör örgütleri tarafından teslim alınmak, istikrarsızlığa sürüklenmek ve dirliği ve düzeni yerle yeksan edilmek istenmiştir.

1960'lardan bugüne kadar geçen süre içerisinde, Emniyet Genel Müdürlüğünün verilerine göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin meşru düzeni 100'den fazla terör örgütüyle mücadele etmiştir. Yine Emniyet Genel Müdürlüğünün verilerine göre, bugün hâlâ 10'dan fazla terör örgütü aktiftir ve faaliyetlerine devam etmektedir. Bu süreç içerisinde, bu elli yıllık mazimiz içerisinde sadece bölücü teröre kurban verdiğimiz insanlarımız 35.700 kişidir. Bunun dışında, 12 Eylül 1980 askerî müdahalesinin gerçekleştiği tarihe kadar 5 bin memleket evladı yıkıcı terör örgütlerinin hedefi olmuş ve şehit düşmüşlerdir. Milliyetçi Hareket Partisi terörün hedefi olmanın bedelini Türk siyasi tarihinde en ağır ödemiş siyasi partidir. Terör kavramının ne olduğunu en iyi bilen siyasi partidir. 12 il başkanımız, 44 ilçe başkanımız, 3.643 Milliyetçi Hareket Partili bu ülkede yıkıcı terörün kurbanı olmuştur. Bugün huzurdaki kanun teklifini eleştirmek adına güvenlikçi politikaları tenkit edenler, güvenlikçi politikaları yerden yere vuranlara bir hatırlatmada daha bulunmak isteriz: Milliyetçi Hareket Partisi doğrudan terörün hedefi olmasının yanı sıra zorbalaşmış iktidarın ne demek olduğunu da iyi bilir çünkü zorbalaşmış iktidarın da hedefi olmuştur. 12 Eylül 1980 askerî müdahalesi sonrasında ardımızda bıraktığımız 3.800 şehidin sonrasında zorbalaşmış iktidarın elinde, cuntanın elinde 9 mensubunu darağacına göndermiş, bine yakın yöneticisi MHP Ülkücü Kuruluşlar davasında yıllarca esaret hayatı yaşatılmıştır.

İşte tüm bu tecrübelerin ışığında, tüm bu tecrübelerin toplamı ve milletimizin elli yıllık tecrübeleriyle harmanlayarak terörün ve terörle mücadelenin ne demek olduğunu iyi biliyor, bu kanun teklifini milletin geleceği ve devletin bekası için elzem görüyoruz.

Milliyetçi Hareket Partisi cumhur ittifakının kuruluşu aşamasında tüm Türkiye'ye seyretmiş ve takip etmiş olduğu politikayı devletin bekası kavramıyla açıkladığında bu kavramı küçümseyenler devletin bekasının ne manaya geldiğini idrak edemeyenlere buradan bir kez daha hatırlatmak isteriz ki devletin bekası ve şühedaya vefa işte bu kanun teklifidir. Devlet aygıtını, devlet mekanizmasını teröre ve bölücülere karşı ihtiyaç duyduğu yetkilerle donatmaktır. Türkiye elli yıldır beş harfi bir araya getiren, beş harfi bir araya getirip sapkın ideolojileri doğrultusunda kan akıtanlara karşı abideleşmiş, şehadeti göze almış, kamu görevlilerinin, güvenlik güçlerinin direnişiyle bugün huzurunu, birliğini tesis etmeye devam etmektedir. Tüm bu terör tecrübemiz 15 Temmuz gecesinde yaşamış olduğumuz ve 80 milyonun önünde deşifre edilen bir başka hakikatle yeni bir boyut kazanmıştır. Üzerine "Peygamber ocağı" dediğimiz -dünyada kendi ordusuna "Peygamber ocağı" diyen tek millet olarak- şerefli Türk ordusunun üniformasını geçirmeyi başarmış alçaklar bu ülkede seçilmiş Cumhurbaşkanını, seçilmiş Parlamentoyu ve seçilmiş Hükûmeti hedef alarak, seçilmiş Cumhurbaşkanını alaşağı etmek için, seçilmiş Parlamentoyu lağvetmek için namlusunu bu aziz ve şerefli millete doğrultmuşlar ve elhamdülillah ki 15 Temmuz gecesi başını kaldıran bu ihanet bu aziz milletin vicdanında ve merhametinde yer alan feraset duvarında yerle yeksan edilmiştir. Ancak unutulmaması gereken bir hakikat var: 15 Temmuz akşamı başını kaldıran ihanet yalnızca o gece deşifre edilen ve yalnızca o gece namlusunu millete doğrultan alçaklardan ibaret değildir. Bunun devletin bütün hücrelerine kadar temayüz etmiş, bütün hücrelerine kadar sirayet etmiş iz düşümleri ve uzantıları hâlen canlıdır ve hayattadır. İşte huzurdaki yasa, güvenlik güçlerimizin ve devlet aygıtının bu sinsi örgüte ve hâlen aktif olan bu sinsi örgüte, bu ahtapotun kolları gibi faaliyet gösteren, Türk milletinin birliğini, bütünlüğünü, ikbalini, geleceğini ve istikbalini hedef alan bu şer çetelerine karşı bu ülkenin şehadeti göze almış evlatlarını ve kamu görevlilerini istedikleri yetkilerle donatmak için bu Meclisin gündemine getirilmiştir. Dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu şerefli milletin kurmuş olduğu 17'nci bağımsız Türk devletini yaşatmaya iman ettik ve kararlıyız. Bunu yaşatmak adına, 17'nci bağımsız Türk devletinin bekasını tesis etmek adına Adalet ve Kalkınma Partisiyle doğru görmüş olduğumuz noktalarda iş birliği içerisindeyiz. Bu yasal düzenlemeyi de doğru görmekteyiz, milletin bekası için elzem görmekteyiz.

Şimdi, bu yasayı eleştirmek adına, bu yasayı tenkit etmek adına, sürekli söz alarak hukuktan bahsedenlere biz de şunu hatırlatmak istiyoruz: Bir memleketin düzeni için hukuk şarttır, bir memlekette düzen hukukla sağlanır, hepsine kabul. Bu memleketin hukuka ihtiyacı vardır ama bu memleketin hukuk kadar huzura da ihtiyacı vardır. Bu kürsüye gelip hukuktan dem vuranlar, hukuku anlattıkları kadar bu milletin huzuruna ve selametine musallat olmuş çeteleri lanetlemeyi de bilmelidirler, bu lanetlemeyi yapmak zorundadırlar. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu çetelere karşı suskun olanlara, iki dakikada bir Türkiye'nin normalleşmesi gerektiğini söyleyenlere biz de şunu söylüyoruz: Türkiye'nin normal insanları bizleriz. Bu ülkede, her sabah 08.00'de yatağından kalkıp akşama kadar helal nafakasını arayan, kırmızı ışıkta bile geçmeyen milyonlarca normal Anadolu insanı vardır. Anormal olanlar, bu ülkenin normal ve rızkını helalinden arayan tertemiz yüreklerinin birliğini ve beraberliğini, huzurunu ve dirliğini, can güvenliğini hedef alan, eline silah alıp sapkın ideolojik kimliği Anadolu'nun topraklarına silah zoruyla giydirmeye kalkan alçaklardır. Bu alçaklarla mücadele edilecektir. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu anormaller ve alçaklar hukukun gereği doğrultusunda, hukuk düzeninin gerekleri doğrultusunda son bir tanesi kalana kadar hesap vermeye zorlanacaktır.

Dünyadan örnekler verenlere bugün, burada, bir kez daha hatırlatıyoruz: Fransa, basit bir terör saldırısı -"basit" tabirim için özür diliyorum- tek bir terör saldırısı için aylarca OHAL ilan etmiş ve uygulamışken Türkiye elli yıldır terör cenderesi içinde bu terör örgütleriyle cebelleş olmaktadır. Dolayısıyla, bir taraftan OHAL kaldırılacaktır, diğer taraftan FETÖ ve uzantıları devlete pusu kurmak için fırsat kollayacaktır. Bir taraftan, OHAL kaldırılacaktır, bir taraftan bu ülkede birileri hâlâ Kandil'in ağzıyla siyaset yapmaya cüret gösterecektir. Bu ülkede OHAL kaldırılacaktır ama birileri Türk milletinin ikbaline, istikbaline, o şanlı sancağına meydan okumaya devam edecektir öyle mi? Okutmayacağız, gerekli her türlü düzenlemeyi yapacağız ama sizlere Türkiye Cumhuriyeti'ne meydan okuma fırsatı vermeyeceğiz. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar) İşte, bu gerekçelerle Milliyetçi Hareket Partisinin 8 Şubat 1969'dan bugüne kadar ortaya koymuş olduğu politik hakikate ve gerçeğe uygun olarak, politik tecrübemize ve aklımıza uygun olarak, vermiş olduğumuz 3.800 şehidin hatırasına uygun olarak, bu ülkenin zorbalaşmış cunta rejimi altında kendi imanının ölçülerine göre vermiş olduğu bir mücadelenin hesabını küresel çetelerin iman ölçüsüne göre vermeye zorlanan binlerce ülkücü ağabeyimizin hatırasına uygun olarak biz bu yasayı Türk milletinin birlik ve beraberliğinin, ikbal ve geleceğinin teminatı olan politikaların zorunlu bir unsuru olarak görüyor ve destekliyoruz. Görüş ve düşüncelerimiz bu yöndedir.” 

banner40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
tokatın yürekli vekili 2018-07-25 13:18:22

tokatın yürekli dobra dobra konuşan korkmadan değerli vekili helal sana yürü önümüzden sizingibiler lazım bize sağol varol ağzına sağlık böyle konuşanlarla varız daima hangi partili olursa olsun devletine milletine bağlı olsun yeter