Bazen,Tokat özelindeki gelişmeleri anlamaya çalışırken kendi-kendime, “her şey  bir oyun olabilir mi?... Yoksa FETÖ’mü kazanıyor?” acaba diye sorma noktasına kadar geliyorum…
Hatta itiraf etmek gerekirse… Tokat’taki Ak Partili bazı siyasetçilerin ve dahi bazı bürokratların tutumlarını anlamaya çalışırken…. Sessiz olmak ve yine kendi-kendime sormak şartıyla, “Acaba bu savaşta FETÖ mü haklı?” diye düşünmenin sınırlarına kadar gittiğim oluyor…
İşte beni böylesine girift düşüncelere sevk eden… Sonra da o düşüncelerin labirent gibi koridorlarında kaybolma noktasına kadar sürükleyen gelişmelerden biri…
Olayın merkez üssü Niksar ilçemiz…
Olayın etrafında döndüğü kişi Niksar Belediye Başkanımız Özdilek Özcan…
Özdilek beyin Ak Partili bir belediye başkanı olduğunu bildiğimizden dolayı… Yönettiği ilçede FETÖ’ye göz açtırmayacağını düşünmek… İlçesinde FETÖ’ye karşı mücadele eden her kim varsa kol-kola girip… Etkili bir mücadele yürüteceğini düşünmek normal olanı olur değil mi?…
 
15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası FETÖ kurum kuruluşlarına kayyum atanmasıyla… Niksar’daki bir anaokuluna da kayyum tarafından el konulmuş… Bu el koyma... yerel ve ulusal medyada da günlerce haber olmuştu…
Kayyumun el koyduğu bu anaokulu, Niksar Melikgazi Eğitim Kurumları A.Ş isimli bir şirket tarafından yönetilen fakat, başka bir vatandaştan kiralanmış bir okuldu… Yani mülk o şirkete ait değildi…
Zaten İlçe Milli Eğitim… 15 Temmuz kalkışmasından sadece 2 gün önce , bu anaokulunu, ‘usulsüzlük’ gerekçesiyle kapatma kararı almıştı…
“Normal… Sayın başkan Özdilek beyle ne alakası var” diyorsunuz değil mi?... Haklısınız..
 
Niksar’daki anaokulu gibi yine aynı şirkete ait...… FETÖ’nün markalarından FEM ve ANAFEN dershanelerinin faaliyet gösterdiği büyük bir bina daha vardı… Kayyumun el koyduğu anaokulundan farkı kiralık değil… FETÖ şirketinin mülkü olmasıydı…
“Kiralık Anaokuluna el koyan… Ve bir daha o mülkü asıl sahibine iade etmeyen kayyum… Bu okul binasına da kesin el koymuştur” diye düşünüyorsunuz değil mi?...
Yine haklısınız…
Ama koyamadı… Daha doğrusu nedense el koymadı…
Çünkü bu FETÖ binası kayıtlara göre…. 15 Temmuz’dan sadece 15 gün kadar önce satılmış görünüyordu…
“Nasıl olur?” diyorsunuz… demekle kalmıyor, “Ak Parti’nin hüküm sürdüğü ilin… Hüküm sürdüğü ilçesinde… Yine hem Ak Parti, hem devlet düşmanlığı ile tanınan bir örgütün binasını kim, hangi cesaretle satın alabilir?... Hadi aldılar… Allanları bu memlekette barındırırlar mı?” diye de kontra soruları… İçinde mükemmel tespitlerle ardı-ardına sıralıyorsunuz…
 
Ve yine haklı olarak ana kritik sorunuzu… Yani, “iyi de bu binayı birileri almış… Bunun Belediye Başkanı Özdilek Özcan ile ne ilgisi var?” sorusunu soruyorsunuz…
FETÖ binasını alanların Başkan Özdilek Özcan beyle hiçbir alakası yok…
Alanlardan birinin başkanın bacanağı… alan kurumun yöneticilerinden birinin başkanın kayınpederi olduğunu saymazsak yani...

Bu arada... O FETÖ binasını satın alan kurumun ortaklarından birinin başkan Özcan'ın akrabası olması... O kurumun yöneticilerinden birinin kayınpederi olması... O akrabaların şirketinin de özel bir eğitim kurumu olması...
O eğitim kurumunun okul aile birliği başkanının da yine başkan Özdilek Özcan'ın eşi olması... Olayın sayın Başkanın etrafında  toplanıp, daralması...Ve yine Başkanı bu ilişkiler ağının merkezinde oturtması açısından, sizce de önemli ayrıntılar değil mi?... Ki ilerdeki ayrıntılar bu hedefi daha da belirginleştirip, daha bir netleştirecek türden...
 
Evet biliyoruz ki, darbe girişimi olsa da olmasa da… FETÖ’nün bu kurumlarına el konulacaktı…
Bunu bilen FETÖ bir çok yerde mal kaçırmaya… Gayrimenkulleri ve şirketlerini satarak nakite çevirmeye çalıştı… Satamadıklarını da kağıt üzerinde satmış gibi gösterdi…
Halkımız da buralara er yada geç devletin el koyacağını bildiği için… Satışa çıkan bu yerleri almaktan kaçındı…
Niksar’da da öyle olmuştu… FETÖ Niksar’daki binasını satmak isteyince alıcı çıkmamış… Onlar da ilçenin, petrolcü, kuyumcu, fabrikatör gibi önde gelen tüm zenginlerini dolaşmış… Bu binayı satın almalarını istemiş… devlet ve hükümeti karşısına alamamak için, hiç biri burayı satın almamıştı…
Ama ne hikmetse… Ne cesaretse artık… Hem devlet, hem de Ak parti hükümetini karşılarına almaktan çekinmeyen hamleyi Niksar Belediye Başkanının akrabalarının da içinde olduğu gurup yaptı...
"Kime güvendiler acaba?" diye soruyorsunuz içinizden... Haklısınız, bende merak ettim...
 
Peki bu satın alma ne anlama geliyor…?
“Bu satın alma bir anlamda FETÖ’ye en zor ve müşgül anında yardım etmek ve maddi kaynak sağlamak anlamına geliyor…” diyebilir miyiz?
Çünkü bu satın alma olmasa, devlet zaten buraya er yada geç el koyacak... FETÖ köşeye sıkıştırılmıştı...
Değil mi ama…
 
En kritik sorulardan biri de, “Belediye başkanı Özdilek beyin yakın akrabaları tarafından, FETÖ’den satın alınan o binaya kayyum neden el koymadı?” sorusu…
“Çok basit… Başta yazdınız ya… Bu satış işlemi 15 Temmuz’dan önce yapılmış… Bu kayyum işleri 15 Temmuz’dan sonraki olay… Nasıl el koysun?” diyorsunuz… Haklısınız…
Da… Hükümet 29 Ekim 2016 tarihinde… 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)  ile “FETÖ ile ilgili, 01.01.2014 tarihinden sonraki satışlar geçersizdir. söz konusu örgüte ait gayrimenkuller Satış yapılmış olsa dahi, tapu kimin üzerine olursa olsun, ona sormadan ve izni alınmadan devlete reysen kayıt yapılır” dedi…
Yani hükümet, devlet adına çıkardığı KHK ile… 2014 dahil sonrasındaki Örgütle bağlantılı bütün satışları iptal etti…
Ne zaman? Darbe girişiminden 105.. o binanın satışından 120 gün sonra…
 
“Devlet el koymamışsa bunun Başkan Özcan ile ne ilgisi var?” diye sorabilirsiniz…
Hükümet KHK’yı çıkardı ama… Hangi ilde… Hangi ilçede… Kim-kimdir… Neresi kime aittir bu detayları tam anlamıyla bilmesi imkansız… Bu KHK’nın yerel takipçisi o ilçedeki bürokrat ve siyasi yönetici erki olacak… Bunları tek-tek bir-birlerine bildirecekler…
Bir il yada ilçede… Yerel olarak hangi binada kim ne eğitimi veriyor… Ne ticareti yapıyor… Kimin adına ruhsatlı en iyi bilen kurum ve makam kimdir…?
Belediye ve başkanı…
Öyle ise, bu KHK’lar çerçevesinde belediye başkanının… İlçesinde terör örgütünü mercek altına alıp göz açtırmaması… Elindeki bilgileri Kaymakama, valiye, savcılığa, tapuya ve diğer kolluk kuvvetlerine bildirmesi… Ve bütün bu süreçlerin takipçisi olması gerekmez mi?
Niksar Belediye Başkanı Özdilek Özcan’ın bizzat bildiği bu binanın KHK’ya göre devlete geçmemesi karşısında ne yaptı?
Hiçbir şey mi?

Özdilek beyi de geçelim... Bu durum başka bir yada ilçe de oldu diyelim..Yahu bir belediye başkanı kendi ilçesinde böyle bir FETÖ hareketine dur demezse... Dur demeyi geçtik adeta yol verirse... Bunu kim nasıl açıklayacak?
 
Bakın ortada somut olan birkaç şey var… Niksar’da birileri FETÖ’ye resmen destek olmuş… Köşeye sıkıştıklarında, onların imdadına koşup… Binalarını almış… Bu durum, "örgüte finansal destek sağlandı" şeklinde okunabilecek bir sonuç duğurmuştur… Bu somuttur…
Yine Niksar’da birileri görevlerini yapmamış… KHK gereği bu binaya el koymamış… Dolayısı ile örgütle doğrudan ilişkisi olan veya finansal destek sağlayanları korumuştur… Bu da somuttur…
Burayı devralanların ilçedeki belediye başkanının akrabaları olması gerçeği... Bu da somuttur…

Ayrıca… Buranın hükümet ve devletin gözünden kaçırılmasında… El konulmasına engel olunması… Ve işbirlikçilerin korunmasında kim yada kimler rol almıştır sorusu da… Şu eldeki bilgilere bakınca, çokta karanlık görünmemektedir…

Yarın Niksar'daki bu FETÖ binası etrafındaki diğer ilişkiler ve soru işaretleriyle birlikte... Konunun kayyum ayağı üzerinden... Özellikle bürokrasideki bir isme dikkat çekecek... Ve bu olayda kim karakolluk oldu... Nasıl oldu? ayrıca o noktalara projeksiyon yapan ikinci bir yazı yazacağım...

Siz bu arada, bankasına para yatıran, okulunda öğrencisini okutan, gazetesini alanların ceza aldığı... Hayatının karartıldığı bir ortamda, FETÖ'ye bu desteği sağlayanların, nasıl olup da elini kolunu sallayarak dolaşabildikleri... Hatta ödüllendirilir gibi korunduklarını düşüne durun...
yarın görüşürüz inşallah...
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa 1 ay önce

Yazdıklarınıza sadece şurada ekleme yapabilirim. Ülkede Fetö terör örgütü ile ilgili işlem yapan adliye ve adli kolluk(KOM-TEM) uyum içinde bu işi yürütürler. Bu iş ve işlemler esnasında ilgili kurumlardan belge isterler. Bunu yanında istihbarat örgütlerinden(MİT-EMN-JNDR) gelen bilgilerden de faydalanırlar. Yani işlem yapmaları için belediyeden gelecek bir bilgilere hiç bir zaman ihtiyaçları yoktur. Zaten bu konu ile ilgili tapu kadastro gerekli incelemeleri yapıp, kendi açılarından gerekli şeyleri yapmaktadırlar. Yani burada bir suç varsa ki, anlattığınıza göre var. O zaman bu suçu işleyen sadece siyasi kesim değil. Saygılarımla.( Gurbette yaşayan bir Tokat'lı bir kolluk kuvveti)

Avatar
gurbetçi niksarlı 1 ay önce

Yazdıklarınız iyi hoş ama nedense bana sizin şahsi araştırmanız değilde başkasının ağzı gibi geldi. Ayrıca OHAL araştırması yapan birim tapu benzeri tüm şifreleri alıp bizzat bu araştırmaları kendisinin yaptığını biliyoruz. Siz bu ithamları yaparken o zaman ohal de görevli personelin görevini yeterince yapmadığınıda söylemiş oluyorsunuz ki bu ciddi bir yaklaşım bence. Kaldı ki bu kapsamda özellikle devlet çalışanları titizlikle incelenmiştir. Eğer başkanın böyle bir yakınlaşması olsaydı bunuda es geçmezlerdi. Keşke yazdıklarınızı fikrinizin ötesinde belgelerle de destekleseydiniz.daha inandırıcı olmak adına. Ama eğer bu vatana hainlik eden olmuşsa da özellikle fetö-pyd yapılanmasına Rabbim kahreylesin.

Avatar
cemalettin bilgin 1 ay önce

teşekkürler kalemine sağlık Kemal bey bir konu ancak bu kadar güzel anlatılır

Avatar
Gökhan TOK 1 ay önce

Kemal bey selamünaleyküm yazdığınız yazıyı okudum cemalettin bey yaklaşık olarak altı aydan beri bu konu üzerinde yazılar yazdı ancak herkes bu memlekette cemalettin Bey'in bu yazıları menfaat uğruna yazdığını düşündü ancak bizler Yazdığı yazıların kesinlikle menfaat uğruna olmadığını biliyorduk
Sizlerin bu konuya bu kadar duyarsız kalmamızda beni bile bazen düşünüldü kemal bey neden bu konuda alakalı bir şey yazmıyor duymadınız mı duydunuz kulak arkasına ettiniz ben de bazen çok düşündüm ama bugün yazınızı okuduktan sonra sizin tarafsızınızı ve haber alma işinizi her zamanki gibi takdir ediyorum yapılan işlem ortada Türkiye Cumhuriyeti'nin cumurbaşkanı başbakanı tüm kurumlarıyla fetoyla bu kadar mücadele ederken bilgisayarda anlayamadığımız bazı şeyler var bunlardan biri de kendi adına tapulu olan mali kira yoluyla atanmış şirkete atan kişinin Malvarlığı hala kalbimde beklerken fetoya ait olduğu bir gün hep binebilme anlam bir kurum hala alan kişinin de kalmasa da kararnamelerdan sonra 2014 Ocak 1 itibariyle tüm satışlar problem mi anlamında kamyonlar çıkarken nedense Niksar'da bu işler yapmalı alan aldı satan sattı ama devletin bu konuda duyarsız kalması bize de bahsediyordu inşAllah sizlerin ve kalem almanızdan sonra bu konu Tokat gündeminde gittiği yer bulur varsa cezasını çeksin yoksa bu konuyu gündeme getiren sizler sizler cezanızı Çekin ama yeterki bu konu açıklığa kavuşsun sizlere çalışmayatınız da başarılar diliyorum Allaha emanet ol olunuz

Avatar
Kadir incir 1 ay önce

Kaleme aldığınız konu önemli bir konu, yazımızın içinde geçtiği gibi adı geçen dershaneyi petrolcü,kuyumcu vs şahısların almadığını neden bu şahısların aldığını ifade ediyorsunuz çok doğru,takdir ederdinizki söz konusu satışa sunulan gayri menkul ne bir petrol nede bir ticaret merkezi burayı alan şahıs ve şahıslar konuya vakıf olmaları münasebetiyle ve Niksar'ımıza hizmet etme ANLAYIŞIYLA almış olamazlarmı birde bu gözle değerlendirmekte fayda görüyorum. En azından orda okuyan öğrencilerimiz adına . Bu binayı kimlerin aldığı değil sürdürebilirliğini temin etmek daha hayırlı olacaktır bence.

Avatar
Necmettin ateş 1 ay önce

Teşekkürler kemal bey gazetecilik budur

Avatar
gurbetçi niksarlı 1 ay önce

dün akşam yaptığım yorumda en ufak saygısızlık ve küfür olmamasına rağmen sayfaya koymamanız çok ilginç buda ne kadar adil ve görüşlere saygılı olduğunuzu gösteriyor.anlamamıza yardımcı olduğunuz için teşekkürler

Avatar
Köyün delisi 1 ay önce

Benim merak ettiğim şey şudur!Hem Tayyipçi,hem ona ihanet edeni savunmak ne anlama geliyor?Eğer bu dershaneyi özdilek'in yakınları değil de,yabancı birisi alsa idi,ruhsat verir mi idi?Nasıl bir fetö düşmanlığı ise,maddi anlamda yardım ediyor.Yazık,hemde niksar halkına yazık..