Başbakanımız sayın Binali Yıldırım Tokat’a geliyor… Yada geçerken uğrayacak…
Her neyse… Hoş gelsin… Sefalar getirsin…
 
Başbakanıma birkaç sorum var…:
Özellikle son zamanlardaki seçimler öncesi Tokat’ta, ‘kamu yararına çalışma’ yada ‘geçici işçi’ gibi adlarla, insanları kapıların önüne yığmanın... ve bu yolla olmayan işlerde binlerce  insanı 3-5 ay istihdam etmenin anlamı nedir?
Bunun sürdürülebilirliği var mıdır?
Kaynağı nedir?
Seçim önlerine denk gelmesini nasıl okumalıyız?...
 
Bunlar Tokat’ta işsizliği giderme adına yapılsa… Kalıcı bir çözüm aranır… Kalıcı çözümün de yatırım olduğu bilinirdi...
15 yıl ise, bunu yapmak için hayli müsait bir zaman dilimiydi…
 
Sayın başbakanım: bunu tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan ve size emanet bulunan devletin bütçesinden yapıyorsunuz öyle değil mi?
Bu parayı devletin bekası için yatırıma kullansanız, o yetimin hakkı üzerinizde kalmaz… Mesela Tokat’ın kronik sorunu yatırımsızlık ve sanayileşememe sorununa harcasanız… Bu yolla yavaş-yavaş istikrarlı şekilde sürdürülebilir ve kaliteli bir istihdamın yolunu açsanız… Tokat’ın gerçek anlamda kalkınarak kendi ayakları üzerinde durmasını sağlasanız yetimin hakkı yenmiş olmaz değil mi?
Ama yok… Böyle hiçbir sürdürülebilirliği olmayan… İşin aslı öyle bir personele ihtiyaç da olmayan… Olsa dahi o kurumun kaynakları ile o istihdamı karşılama imkanı da olmayan işlere… Seçimler öncesi insanları doluşturmak yetimin hakkını siyasi menfaatlere harcamak… Devletin malını israf etmek değil de nedir sayın başbakanım?
 
Madem Tokat’ta istihdamı önemsiyorsunuz… Öyleyse dev sigara fabrikamızı neden kapattınız… O fabrika, "bu ülkede bir dikili taşları yok" dediğiniz siyasilerin döneminde yapılmıştı… Hadi kapattınız yerine 2 tane başka fabrika (taş) neden dikmediniz?...
Tokat’a birilerinin diktiği ekonomi taşlarını yıkmanızı saymazsak, siz bu memlekete gerçek kalkınma getirecek hangi taşı diktiniz sayın başbakanım?
 
Turhal şeker Fabrikamız mesela… Yine beğenmediklerinizin Tokat’a diktiği devasa taşlardan biri… Ama sizin döneminizde o dev neredeyse atıl kapasiteyle çalışıyor… Madem Türkiye kalkınıyor, öyle ise bu dev fabrika, dev makine parkı ile o kalkınma çarkında neden yerini alamıyor?
O öyle bir makine parkı ki, silah dahi üretebilecek kadar da donanımlı… Kalkınıyorsak, böyle bir makine parkı nasıl atıl kalabilir ki?...
Tokatlı “atıl kalacak” diye önüne set kursa… Siz  asker-polisle o seti yıkıp, bu tesisi ekonomi ve kalkınmaya dahil etmeniz gerekirdi…  Güya kalkınıyoruz ama ne hikmetse bu fabrikaya yapacak iş veremiyorsunuz…
Bu nedir başbakanım?... Yoksa kalkınmamız da mı yalan?...
Öyle ise, bütün bu övündüğünüz yol ve köprüler aslında kalkınmamıza bağlı kendi ekonomik gücümüzle yaptığımız hizmetler değil… Dış düşman dediklerimizin verdiği kredilerle mi yapılıyor
Durum buysa:… bu gittikçe kalkınıyor olduğumuza değil de, gittikçe battığımıza bir işaret değil midir?
 
Yani kısacası… Bu seçimler öncesi… olmayan işler icat edip, birilerine maaşın ucunu gösterip… Gerekirse 3-5 ay geçici maaş verme olayınız..
Bu Tokat’lıya sadaka desem…. Sadaka değil… Sadakanın da bir ahlakı bir dini temeli var…
Biri çıkar da "Seçim öncesine denk gelen ve Tokat gerçekleriyle uyuşmayan şekilde, binlerce insanın maaşa bağlanması eylemi siyasi rüşvettir" derse yanlış bir tespit mi yapmış olur?
Bu ülkede soru sormak henüz suç değil diye bildiğim için soruyorum bütün bunları… Lütfen söyleyin sayın başbakanım… Kapı önlerinde sıraya sokulup… dilenci durumuna düşürülecek kadar kötü ne yaptı bu Tokat halkı?
 
Yatırım yapmayıp… O parayla olmayan işler uydurup, devletin olmayan kaynaklarından, olmayan maaşlar ödemek… Bunun anlamı nedir sayın başbakanım?
Sonra başka biri, “Siz bu maaşları yoksa, şu yapmadığınız, kaynağını kestiğiniz yollarımızın parasıyla mı ödüyorsunuz?” diye sorsa ne cevap vereceksiniz?
Türkiye’de yolu olmayan köy kalmadı öyle mi?... Geçtiniz mi Tokat-Niksar yolundan…
Dik yokuş, derin inişler… Görüş mesafesi diye bir şey bırakmayan keskin virajlar… Bütün bunların yanında darlığı ile öldüresiye emniyetsiz… Ve ölümüne tehlikeli olan o yol, bir bir köy yolu değil… Bir vilayetin ana yoludur sayın başbakan…

“Tokat’ı büyükşehir yapacaksınız öyle mi… bu memlekete bir şey yapacaksanız önce yollarımızı yapın…” desek, yerden göğe kadar haklı değil miyiz sayın başbakanım?
Öyle ya.. Yolu olmayan büyükşehir... Allah aşkına şaka mı bu?
Konunun en can acıtan tarafı ne biliyor musunuz sayın başbakanım: biz o yolların parasını vergilerimizle, yıllar önce defalarca ama defalarca ödedik… Hatta yetmedi oylarımızla bir de hükümete yetki verdik… Yetmez dedik: memleketin en ihtiyaç duyulan yerlerine evlatlarımızı gönderip can verdik… Daha ne verelim?... Daha neyle ödeyelim bu yolun parasını…
Hemi sayın başbakanım... Daha ne şekilde, daha kaç kez ödememiz gerekiyor?
 
Bizi kalkınmadan mahrum edip… Bu memleketi kendi ayaklarının üzerine duramayan… insanına onurluca yaşayacağı bir iş sağlayamayacak hale getiren… Ve geçici iş adı altında, kapılarda sıraya sokan… Bir anlamda dilenci muamelesi yapan… bir anlamda rüşvet gibi vaatler ve geçici işler veren bir anlayışa yine de teşekkür etmeli miyiz bilmiyorum…
Bildiğim bir şey var: Şüphesiz ki, Allah bunları görüyor…
Görüyor biliyorsunuz değil mi sayın başbakanım?
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bu devlet işinde ki taşaron parsonel 2017-02-28 11:47:55

kamu işindeki çalışan sözleşmeli ve taşaronlar bir gün kapının önüne koyarlarsa bizi diye huzursuz yatıp kalkıyorlar başları rahat değil bu çözülmesse toplumdaki çok sayıdaki personel işzis kalma korkusu birmesi lazım kadro vererek

Avatar
mustafa 2017-02-28 20:37:58

Bir hemşehriniz olarak Trakya dan, Kırklareli nden düşünen, sorgulayan beyinlere çok çok selamlar.

Avatar
Prens Zülküfül 2017-03-02 18:47:29

Başbakana meydan camii ve etrafı yolları göstersek yeterdi aslında tokata yapılan hizmetlerin ne derece muhteşem(!) olduğunu...