Yazdıklarına veya yazdırdıklarına bakılırsa, birileri Kemal Vanlı hakkında bir dosya hazırlayıp Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ulaştırmış…
Sabredecekmişsiniz… Sayın Cumhurbaşkanımız, referandumdan hemen sonra benimle ilgilenecek… Defterimi dürecekmiş…

Bu ne ki: geçtiğimiz aylarda bir yazı yazdı ve benim Deccal olduğumu iddia etti…
Şaka değil yahu… Ciddi-ciddi Deccal olduğumu iddia eden… İspat etmek içinde bendeki bazı özellik ve alametleri de bu Deccal iddiasına delil olarak sunan uzun bir yazı…
Gazetedeye de bastılar… O derece ciddi bir iddia yani…
Daha yine geçtiğimiz haftalarda ise… aslında gizliden gizliye peygamberlik iddiam olduğunu yazdılar…

Kim yada kimler?:
Sürekli iftira atan… İftirası bir gün geçmeden ortaya çıkan… Sürekli yalan konuşan… Yalanı eline yüzüne bulaşan zat ve arkasındaki zatlar... Zurtlar…
Esiyor-gürlüyor… Asıyor-kesiyor tınlayan yok…
Yalan-yanlış şeyler yazıyor Kemal Vanlı yine hala memleket özelinde gücünü koruyor… Hatta bunlar yazdıkça gücünü katlıyor…
Yalan kesmiyor, iftira atıyorlar… Ama olmuyor, olmuyor, olmuyor…
Tehditler savuruyorlar… Vururum-kırarım-öldürürüm… Sonun geldi… İnine gireceğiz… Defterini düreceğiz…
Yine fıs… Yine fıs… Yine fıs…

Tabi bunu yapandan ziyade yaptıranlar da önemli… Buna güvenip sırtını dayayanlar, sırf bundan gördükleri zararın altından kalkamıyorlar şimdi… Pisliğini temizle diyorlar… O da bunu beni de pisleterek… Aynı o pislik ve çamurun içine çekerek yapabileceğini zannediyor…
Ağzıyla Kusuyor da kusuyor… Kusmak ne, resmen ağzıyla pisliyor…

Bakıyorlar yazılarım beğeniliyor paylaşılıyor… Erinmiyor bu beğeni yapanları ve paylaşanları arıyorlar… Tabi özellikle diş geçireceklerini tahmin ettiklerini… Korkacaklarını sezdiklerini…

Bir gazeteci diğer bir gazeteciyle… Böyle ayak oyunları… Böyle ucuzluklarla mücadele eder mi yahu?...
Bak-bak: Onun yazısını neden paylaşıyor… Onu neden beğeniyor beni beğenmiyorsunuz?
Bundan ala eziklik… Bundan ala sünepelik olur mu?

Lafa bakar mısınız: Kemal vanlı'nın dosyasını Cumhurbaşkanına ulaştırdım...
“Ulan be dümbük… Sen kimsin? Koskoca Cumhurbaşkanı senin lafına sözüne mi bakar?” diyen yok…
“Kemal Vanlı bu kadar büyük… Kimse baş edemiyor da, Cumhurbaşkanımız mı mücadele edecek… Senin ağzının dediğini kulağını duyuyor mu densiz” diye soran yok…

Dahası rahatsız olup... "Cumhurbaşkanımızın ismini bu memlektin önemli insanlarını tehdit için nasıl kullanırsın..?" diye soran bir hükümet yetkilisi de yok... Ucuzluk bildiğiniz diz boyunu geçti... 

Küfür, yalan, iftira kesmeyince… Şimdi de jurnalledik… ispiyonladık diyorlar…
Kime?: Cumhurbaşkanımıza…

Güya elim-kolum uzun… Öyle ki cumhurbaşkanına kadar uzanıyor… Algısı oluşturacak…
Güya bu şarlatan ve arkasındaki 3-5 kişiyi geçmeyecek güruh, “memlekette devlet biziz” mesajı veriyor…
Size mi kaldı ulan devlet?
Devletin bu memleketteki kurumları belli ve iyi-kötü işliyor… Siz kimin iti oluyorsunuz?
Size bırakın devletin sır ve yetkisini, mıntıkasına yaklaştırmazlar…

Sizin devlet ile muhtemel en olası alakanız… Devlet sandıklarınızın muhtelif yerlerini yalayıp kemik dilenmektir…
Devlet sizi kapısına köpek diye dahi bağlamaz…
Şaka değil bu sözüm… Köpek diye dahi bağlamaz…
Bağlarsa… Yani bu devlet sizin gibi çukur şahsiyetli, kahpe dilli… ispiyonu, iftirayı, rezilliği meziyet zannedenlere… Yani sizin gibi alçaklara kalmışsa zaten o Türk devleti bitmiş demektir…
Hadi yürüyün şimdi başka kapıda çenüleyin…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abuzer Kaya 2017-03-27 22:27:34