- Bu şahıs, sahibi olduğum haber sitesinde yazarlık yaparken... O siteden gururla paylaşımlar yaparken ben yine kilometrelerce ötede Yalova’da oturuyordum…

- Benim üzerimden bir yerleri haraca bağlama çabasını öğrenip, oyununu bozduğum günde yine kilometrelerce uzakta oturuyordum…

- O planlarını bozup, sitedeki yazılarına son verdiğimde, bana akla hayale sığmaz küfür ve iftiralarla saldırdığında yine kilometrelerce uzaktaydım…

- Sonra bir gün el aman dileyen bir mesaj atarak, bir anlamda barış isterken ben hala kilometrelerce uzakta oturuyordum…

- Cemiyete tepeden inme başkan yapıldığı… Ve bugün kol-kola girip bana saldırdıkları gazete patronu ve diğer meslek örgütü başkanları karşısında yalnız kaldığında... arayıp benden yardım istediği günde kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- Onca küfür ve hakaretleri sonrası, bana tekrar yaklaşma fırsatı bulduğunda süklüm-püklüm şekilde, “beni bir daha dost olarak kabul etmezsin biliyorum...” demesine, “dostluk da aşka benzer, olduğunu anlamazsın” diye cevap verip… Umutsuz olmaması, doğru olduğu sürece arkasında olacağımı söylediğimde ve bundan büyük mutluluk duyup rahatladığı günde  ben hala kilometrelerce uzakta oturuyordum…

- Bana ve gazeteciliğime onca hakaret ettikten sonra… Güya beni bu memleketin gazetecisi saymadığını söyledikten sonra… kürkçü dükkanına dönen tilki misali… sahibi olduğum sitede tekrar köşe istediğinde ve ikinci defa o sitede yazmaya başladığında... Oradan paylaşımlar yaptığında ben kilometrelerce uzakta yaşamaya devam ediyordum…

- Tokat’ın gazetecileri için barış yemeği düzenleyip beni de davet ettiklerinde… O davette benimle özel ikinci bir toplantı yapma ihtiyacı hissettiklerinde ben yine kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- O toplantıda beslemesi olduğu kurumun yöneticilerinden ikisinin akrabası… Beni o kurumun başkanı ağzından tehdit ettiğinde… Tehditlerine rest çekerek… O tehdidin ağzından yapıldığı başkana bir hafta süre verip… Bunun hesabının sorulmasını istediğimde… Bunun üzerine o başkan benimle sorunu düzeltmek için Tokat'ın bugün güya beni tanımayan basın örgütü başkanlarıyla basına kapalı bir araya gelip… “bir daha olmayacak” mesajı gönderdiğinde ben hala kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- “Karşılığı yok” diyor ama… “Kemal Vanlı’sız olmaz! Bu adamla arayı düzelt, kalemi çok güçlü, etki alanı çok geniş” talimatıyla benimle temasa geçtiğinde... Bazı konuları görüşmek üzere buluştuğunda… Benimle bir araya gelmek isteyen siyasilere köprü olduğunda… Ve bununla Kemal Vanlı'ya destim geçiyor havası atıp gururlandığında… Ve dahi prim yapmaya çalıştığında ben yine kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- Sürekli “kendini gazeteci zanneden...” diye rencide etmesine rağmen… Beslemesi olduğu kurum, kendisinden ildeki gazetecilerin listesini istediğinde ve benim adımı Tokat’ın gazetecisi olarak listenin başına yazıp verdiğinde ben yine kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- Ve yine sürekli, “para için debeleniyor” ifadeleriyle rencide etmesine rağmen... o beslemesi olduğu kurum, onunda dahil olduğu bir çok gazeteciyle birlikte bana da zarf içinde para gönderdiğinde… Kendisi cebine indiriken ben o zarfı iade ettiğimde... Bu iadem birilerinde şamar etkisi yapıp çarşı karıştığında da hala kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- Bana küfürcü derken dahi, “köpek, it, zibidi, AMK.., deccal, alçak, şerefsiz…” gibi akla ziyan küfürleri gazetede yazacak kadar alçaklaştığında,  ben hala kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- İftira atıyor dedikleri şahsıma karşı, “Tokat’ta 25 işadamında şantajla para alıyor, listesini açıklayacağız” deyip… Bişey açıklayamadıklarında… “Belgeli paralel, belgesini yayınlayacağız” deyip, belge melge yayınlayamadıklarında.. Ve böylece iftiracılıkları tescillendiğinde ben yine kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- "Gazeteci yerine koymuyor" dediği… O beslemesi olduğu kurumun başkanı, sahibi olduğum siteye tekzip gönderip... beni bizzat resmi yazı ile gazeteci olarak muhatap alırken de ben hala kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- Hakkımda yaptıkları aslı-astarı olmayan dedikodularla siyasileri korkuttuklarında… “ yazısını beğendin… Paylaştın ama sen o adamı tanıyor musun?” diye sağı solu arayıp, alttan alta beni karalama kampanyası yaptıklarında… Siyasilere, “şu binada şunlarla buluştu, sana şöyle komplolar kurdular” diye akla ziyan korkular verip… Onları paranoya içine soktuklarında da ben hala kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- “Karşılığı yok” dedikleri adamın karşısında tel-tel döküldüklerinde… Tokat’taki tüm gazeteleri toplasan tirajları  bir Tokattan.com'un çeyreği etmediğinde… Tokat’ta yaşadıkları halde hepsini silindir gibi ezdiğimde dahi kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- “İmitasyon” dedikleri Kemal Vanlı’nın imitasyonu olmak için yarıştıklarında… O beğenmedikleri Kemal'in bırakın orijinali olmayı, taklidi olmayı dahi başaramadıklarında… Ben bu memleket için bölgedeki en güzel, en kaliteli, en güncel haber sitesini kurup yönettiğimde… Halkıma haberden makaleye, çoğu ulusal medya organlarını dahi geride bırakan görsel manşet tasarımlarından mizaha kadar özgün bir haber sitesi inşa ettiğimde de... kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- Büyük Tokat Oteli ihalesinde, bu şahısla birlikte usulsüzlük var diye yazıp çizdikten… O ihaleyi alan şahsın, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırmaktan sabıkalı olduğunu gündeme getirdikten sonra… Bu şahıs bunları toplayıp, zarflarını verince 360 derece dönüp... “bu adam evliya mı kardeşim? iş adamı… Buraya dergah mı yapıyor… Otel yapacak” diyerek yaladığında... Söylediği her şeyin bir anda tersini söyledğinde ben hala kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- Tokat’a ofis açtığımda, aralarından birini aracı yapıp bana, barış yemeği teklif ettiklerinde…. Ben de, “İnsan dostuna küser. Ben gazeteciler arasında hiçbir dostumla küsülü değilim. Konuşmadıklarım varsa onlar zaten dost değildir. Dolayısı ile barış yemeğine gerek yok.” diyerek reddettiğimde yine hala kilometrelerce uzakta yaşıyordum…

- Tokat’ta ofis açtığımda dut yemiş bülbül kesilenler… Ben ofisi kapattığımda tekrar sırtlana dönüşüp, salya sümük saldırmaya başladıkları şu günlerde de  hala kilometrelerce uzakta yaşamaya devam ediyorum…

- “Bu gazeteci basın yoluyla hakaret etti” diyerek, gazeteciliğimi kabul edip bana dava açanların… Bana gazeteci olarak resmi tekzip gönderenlerin… Yardımcıları aracılığı ile benimle görüşerek destek isteyenlerin… Gazeteci olarak bana zarf içinde para gönderenlerin… istediklerini alamadıklarında bugün besleme zir-zopları aracılığıyla, “Bu gazeteci falan değil” demeye getirip, hakaret ettirdikleri şu dönemde ben hala kilometrelerce uzakta yaşamaya devam ediyorum…

- Sonra Tokat'ın efsane Valisi rahmetli Recep Yazıcıoğlu... Dışarıdan basın danışmanı olarak aldığı şahsın, kendisin ve valiliğin ismini kullanarak vatandaşları dolandırdığını öğrendiğinde... O dolandırıcı gazeteci müsveddesine açık senet imzalattıktan sonra kovduğunda da ben hala çok ama çok uzaklarda yaşıyordum..

- Ben uzakta yaşıyorum diye yatın kalkın dua edin... Ya yakında olsam... Ya o hakkımda kandırdığınız insanlar beni yakından tanıyıp...  söylediklerinizin yalan olduğu ortaya çıksaydı...


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan 2017-02-19 19:20:25

Sistem bozuk...vekil olsun başkan olsun birisi bi makama geliyosa illaki geldiğinde kendine yakın isimleri kayırır...A partisi olsun B partisi olsun hepsi bu konuda hemen hemen aynıdır...Hal böyle olunca da genelde menfaati olanlar onu oraya getiren kişiye karşı aşırı korumacı olurlar ve toz kondurmazlar...ve sonuç da sizin yazdiklariniz gibi olur..bi hemen hemen her ilde ilçede aynıdır... İstisnalar olabilir orasını sizlerin vicdanına bırakıyorum...Son olarak kemal Vanlı abicim ben sana bir ak partili olarak hak veriyorum ama şunuda merak ediyorum.. Ayrıca seni bi internet sitesinde yazar olarak da görmek isterim..ama her kesimi eleştiren biri olarak..sadece bazılarını değil.. Kolay gelsin iyi çalışmalar