İtiraf edeyim bu kez belgeyi masaya başkan Eroğlu koydu...

Geçtiğimiz günlerde girdiğim E-Devlet platformunda, başkan Eroğlu’nun bana açtığı tazminat davası için vekili tayin ettiği üç avukattan birinin Ferhat Kızılkaya olduğu fark edince şok oldum..
“Ferhat Kızılkaya da kim?” diye sonralara: "'FETÖ’nün Tokat Avukatlar Ünitesi'ni kurmaktan suçlu bulunarak hapse mahkum edilen avukatlardan biri." şeklinde cevap verebiliriz... Yani normal bir FETÖ’cüden ziyade, FETÖ’nün Tokat’taki elebaşlarından…
Dahası başkan Eroğlu’nun da belediye başkanı olmadan önceki ortağı… 

Konuyu bir yazıda işlemiş, sayın başkanın bu FETÖ elebaşı ile belediye başkanı seçilmesinden dolayı kanunen biten ortaklığının, sadece kağıt üzerinde mi bittiği... fiilen devam edip-etmediğinin bilinmediğini yazmıştım…
Şimdi biliyoruz… 

Biliyoruz çünkü, bu FETÖ elabaşı ile ilişkisinin devam ettiğini, Başkan Eroğlu bizzat kendisi belgelemiş…
Belediye başkanımızın, mahkeme kararıyla FETÖ elabaşı olduğu kesinleşen şahısla olan ortaklığı kağıt üzerinde bitmiş görünse de… Birlikteliklerinin fiilen, fiziken ve gönül bağı olarak devam ettiğini… Ve hala birlikte çalıştıklarını… başkanın mahkemeye kendi eliyle sunduğu belge... Yani noterden verdiği vekalet belgesi ortaya koyuyor… 

- Davanın 2016 yılının 7. ayında açıldığını, vekaletin de mahkemeye bu tarihte sunulduğunu hatırlatmak isterim... 
- Ertesi ay 15 Temmuz Darbe Girişimi olduğunu da hatırlatmak isterim… 
- Bu girişim sonrası FETÖ’ye yönelik başlatılan soruşturma ve operasyonlar çerçevesinde, başkanın eski ortağı, bugünkü vekilinin de yakalandığını… mahkemeye çıkarıldığını… Tokat’ta FETÖ yapılanması kurmaktan hapse mahkum edildiğini de hatırlatmak isterim…
- Dahası buna... Yani 15 Temmuz'a rağmen başkanın bu hukuk bürosu ile ilişkisini kesmediğini…  FETÖ elebaşı olmasına rağmen, o avukatı vekilliğinden azletmediğini de ayrıca hatırlatmak isterim…

Görünen o ki: diğer iki avukatta aynı hukuk bürosunun avukatları... 
Yani başkanın eski ortağı olduğu hukuk bürosu... 
Yani başkan seçilmesiyle ortaklığı bitti görünen hukuk bürosu...
Yani, yani, yani... 
Yani ortaklık hukuken bitmiş görünse de, belgeye göre fiilen, fiziken ve gönül bağı devam ediyor... Birlikte iş yapma sürüyor...
Bırak 17-25 Aralğı… 15 Temmuz sonrası da devam etmiş ve hala da ediyor…

siz şimdi diyeceksiniz ki, "ne elebaşı ile ilişkisini kesmememeyi... Hatta birlikte iş yapmayı... İnsanlar bu yapının gazetesine aboneliğini kesmedi diye kamudaki görevinden atıldı. Ama başkan nasıl oluyor da..." diye başlayacak... Ekleyeceksiniz de ekleyeceksiniz... Haklısınız...

Konunun detayına bu yazımda girmeyeceğim… Konu düşündüğümüz kadar basit değil… O sebeple çok daha geniş bir perspektifle ele alınması… Sonra her birine ayrı, ayrı zoom yaparak detayla incelenmesi gereken bir konu…
Yakında FETÖ’nün Tokat şifrelerinden… En azından bir bölümü için bir seri yazı yazacağım… Geçmişten bugüne basit birkaç olayı modüler şekilde ayrı-ayrı yazacağım… Birleştirilmesini de size bırakacağım…
Bence çok net ve büyük bir FETÖ fotoğrafı göreceksiniz…

Başkanla olan davayı merak ediyorsanız:
Biliyorsunuz Tokat’taki bir imar peşkeşini yazdığım yazımın ardından, hakkımda adeta yargı yoluyla ve manşetlerle linç etme süreci başlatılmış… Belediye meclis üyeleri kameralar karşısında adeta manşet şovlarıyla Tokat Adliyesine gitmiş... hakkımda iftira ve hakaret davası açmışlardı…
Aynı davadan bir tane de belediye başkanımız sayın Eyüp Eroğlu açmış…. 50 bin lira tazminat istemişti...

Dün o davanın ikinci duruşması yapıldı… Birincisini kaçırmıştım…
Hakim, ilk sözü başkanın avukatına verdi...
Avukat: Bahse konu yazıdaki imar düzenlemesinin kendilerinden önceki belediye yönetiminde yapıldığını, ama benim bunu başkan ve ekibi yapmış gibi gösterdiğimi belirterek cezalandırılmamı istedi.

Hakim bana dönerek, “ne diyeceksiniz?” diye sordu:
Ben de: “Sayın avukat ya dava ettiği yazıyı hiç okumamış, bu suretle neyi dava ettiğini bilmiyor... yada bilerek yalan söylüyor” diyerek başladım... ve dava edilen yazının girişinde avukatın bahsettiği bölümün özellikle yazıldığını belirttim. Öyle sadece bir cümle bir paragrafla da değil üstelik… Uzun-uzun anlatılan ve neredeyse yazının yarısını oluşturan bir bölüm…
Fakat, bu kişiye özel imar düzenlemesi peşkeşe ancak Başkan Eroğlu döneminde hayata geçebilmiştir… Daha önceki eylemler mahkeme tarafından durdurulmuştur…

Bu detaylardan sonra şunları da ekledim, “Bu yazının ana omurgasını Tokat’ta 2 çocuk parkı ve 2 yolun bir şahsa ait araziye eklenmesini konu alıyor. Belediye başkanımız iftira diye dava açtığı bu konuyla ilgili, o park ve yolların bahse konu araziye eklenmediğini gösteren hiçbir şey ortaya koyamamıştır. Bu da gösteriyor ki, yazıda bahsedildiği gibi bu yol ve parklar o araziye eklenmek yoluyla peşkeş çekilmiştir. Bu eylem gerçekse ve başkan da bunun aksini ispat edemiyorsa, bu yazının neresi iftiradır. Evet ortada bir peşkeş varsa, ve bir gazeteci bunu yazarsa, bu peşkeşe olanak sağlayan siyasetçinin onur ve şahsiyeti bundan zarar görebilir. Ama bu gazetecinin suçu olamaz. Ortada onur kıran bir suç veya eylem varsa, bu o eylemi hayata geçirenlerin suçudur.” diye de ekledim...

Dava ertelendi..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kemaleddin 2017-03-26 03:39:15

Tokatta "Kral çıplak" diyen birisinin olduğunu görüyoruz.Bu yazının manası budur.Helal olsun sana..

Avatar
Sadece yorum 2017-03-25 22:06:30

17/25 den sonra birçok siyasi gibi bu yola inanan binlerce insan bu feto bağından vazgeçmedi bunların en büyüğü bülent arınç olan sadece siyasi torpili olmayan kişilere oldu akepeden hiçbir milletvekili yada bakana kimse dokunmadı bu ülkede adalet sadece akepeli yasayana var

Avatar
mevzu_derin 2017-05-09 08:10:44

Şimdi sıra onlara geldi...Tek beklentimiz,referandumu desteklememiz hep bu yüksek tepelerdeki akbabalara sıranın gelmesi idi...bekleyecegiz....