Tokat’ta bir tekstil fabrikasının patronu 40 işçisinin 3-4 aylık maaşlarını vermeyip kaçınca acı gerçekle yüzleştik…
Çünkü bu sıradan maaşları vermeden kaçan patron hikayesinden farklıydı…
Patron maaşlarını vermeyip kaçınca ekmeklerinden olan işçiler anlattı…: Meğer asgari ücret olan maaşları, kayıtlarda asgari ücretten veriliyormuş gibi gösteriliyor… Maaşlar hazırlandığında kiminden 500, kiminden 300 lirası geri alınıyor… Yada maaş zarflarına konmadan tırtıklanıyormuş… Ve bu sadece o ilçe ve o iş yerinin değil… Tokat genelinin bir gerçeğiymiş… Her yerinde böyle yerler varmış…
Maaşlarından haraç alınır gibi kesilen paranın yanında sigortaları da göstermelikmiş… O da tam olarak yatmıyormuş…
Ve işin kötü tarafı bu insanlar tüm bunları bile-bile… Katlanarak çalışmak zorunda kalıyormuş…
Eee burası Tokat… Bakmayın siz saltanat kayığı yüzdürmek için yapılan projelere… İnsanımız mağdur, insanımız ezgin… İnsanımız sahipsiz… Muhtaç…
 
Bu olayın asıl ortaya çıkardığı gerçek neydi biliyor musunuz?
Tokat’ın yatırımcı profili ve bu şehri birileri için cazibeli hale getiren o kahredici yanı…
Yatırımcı profilimizin ana omurgası… Teşvik alan illeri seçen… ama genelde asla kalıcı yatırım yapmayan kaçar göçer fasoncular… 
Şehrimizi bu türden yatırımcılar için cazip hale getiren ise… İnsanlarımızın sahipsizliği… İlde sanayileşmenin esamesinin okunmaması… şehirdeki işsizliğe bağlı geçim sıkıntısı çeken insanlarımızın birilerinin gözüne etinden-sütünden faydalanılacak av gibi görünmesi…
İnsanımızın bu sahipsizliği ve bu çaresizliği onları modern çağın köleleri haline dönüştürüyor…  Maaşları en düşük 1.350 lira olmasına rağmen… bir kısmına 850, bir kısmına 1000 lira verildi mi çalıştırılabilir hale getiriyor… Sahip çıkanları da olmayınca bildiğiniz modern kölelere dönüşüyorlar…
Üstelik patron denen herif sigortalarını da yatırmaya biliyor…
Vicdanı ne kadar şerefsizlik ve sömürü kaldırabiliyorsa artık…
Çünkü insanlar bir yere gidemiyor… Biri gitse kapıda 100 kişi bekliyor…
Ekmek ülke genelinde aslanın ağzındaysa bu Tokat’ta sırtlan ve çakalların ağzında gibi bir durum çıkıyor ortaya…
Dürüst yatırımcı da arada kaynıyor… Ya sırtlanlarla rekabet etmek zorunda kalarak zarar görüyor, ya da batıyor…
 
2015 de bu şamar yüzümüze ağır indi… O tarihte öğrendik ki, Tokat en çok göç veren iller arasında…. terörün yoğun yaşandığı 12 doğu ve güneydoğu ilinden sonra 13.’cü olmuş…
Şaka-şaka… Maalesef kötü bir şaka ama… Birinci olduk…
Terör-merör hak getire… Göçü tetikleyen en büyük faktörleri dahi geride bıraktık ve en çok göç veren il olduk…
Evet göçüyoruz… Çünkü köklü yatırım gelmiyor… Olanlar, ya Tokat sigara fabrikası gibi kapanıyor… Yada Turhal Şeker Fabrikası gibi atıl hale geliyor… Buna bağlı işsizlik hat safhalara çıkıyor... Geçim sıkıntısı insanları boğuyor ve göç tetikleniyor...
 
İşte böyle bir şehrin belediye başkanı… Tablo da tam olarak buyken… Yani halkı modern kölelik ile göç edip yerini yurdunu terk etme ikilemi arasında ezilmişken… “Tokat’ın meydanına saltanat kayığı yüzdürmek için proje yapacağım” diye ortaya çıkabiliyor…
 
Daha göreve gelir-gelmez…. Belediyenin öz malı, 7 yaşındaki AUDİ A6 makam aracını beğenmeyip satması… Altına ultra lüks Mercedes kiralamasından... 'başkandaki bu Tokat gerçeklerinden uzak… Biraz da özentili kafa yapısını…' anlamalıydık aslında...
İmam Hatip mezunu olmasıyla övünen birinin ilk icraatı altına ceylan derisi gibi koltukları olan lüks araç kiralaması… Kendini… Özünü inkardan başka… Özentiden başka neyle açıklanabilirdi ki…?
Gerçi hala da açıklayamadık…
Ama oldu… Yoğun eleştirilere rağmen bu araç astronomik rakamlara kiralandı… Kirası da yanlış hatırlamıyorsam kaçan patronun verdiği maaşla yaklaşık 10 işçi parası ediyordu…
 
Başkan 3 yıl önce seçim vaatlerinde içme suyu sorununa el atacaklarını… Şehrin 40 yıllık su ihtiyacını karşılamayacak şekilde,  Dartaş bölgesine baraj yapacaklarını söylemişti mesela…
Çok önemli... Saltanat kayığı işinden çok ama çok daha önemli ve lazım... Ama şimdi adını anmıyor…
Vatandaş da doğal olarak kendine vaat edilen bu hayati su konusunu dile getirip, talep edince de başkan ve ekibi kızıyor…
Geçen yine Başkanın sağ kolu.. İmam Hatipli tayfasından başkan yardımcısı Osman Oltunordu, “su- kanalizasyon” diyenlere öyle-böyle kızmamış… “Zaten Küçük abdest-büyük abdest yapıyorsunuz.. Haftada bir yıkanıyorsunuz da… daha ne istiyorsunuz?” deme gibi anladığım, haberlere konu olan terslenmesi…
“Az yıkanın- az çiş yapın siz de” şeklinde mi anlamalıydım bilemedim…
 
Hala ısrarla “Su meselesi ne olacak su…?” diye soruyorsanız…
Suyu unutun… Su getiremeyeceğiz ama su da saltanat kayığı yüzdüreceğiz…
 
Başkanımız Göreve gelir-gelmez Tokat çöplüğünde yangın çıktı… Günlerce hatta bir ay belki daha fazla yandı… Söndüremedi…
Şehirde sağlığı kötü etkileme noktasına kadar gitti iş… Sonra kendiliğinden söndü... Ama 3 yıl boyunca o çöplüğün adı anılmadı… Önce alta lüks araba kiralandı…
Şimdi diyor ki; “çöp tesisi kuruyorum”…
Ama biz yine de, “Şaka mı bu?... Çevre ve Şehircilik Bakanlığı mecbur kılıyor…. İlçelerde dahi var… Senin çöplüğün yandığı halde yapamayınca bakanlık yetişti… Finansmanı da projelendirmesi de bakanlıktan… Neresi senin projen…? Senin işin?" diyemiyoruz…
Desek Osman ağa tersler diye korkuyoruz…
 
Allah’tan bakanlık en azından zaruri kıldıklarında devreye girip, işi başkana bırakmıyor yapıyor…
Mesela başkanı vizyon projem dediği şehir stadyumu projesi…
Onu da Tokat’ın en verimli tarım arazisine yapmaya kalkışmıştı…
Ya sonra…
Sonra ne olacak… İmdadımıza yine bakanlık yetişti de o verimli tarım arazilerini başkanın elinden kurtardılar…
Stadyum için yer bulamayan başkana… Bakanlıktan gelen iki adam şehirde daha uygun yer aradı… Buldu ve başkanın önüne koydu…

Şaka değil yahu…
Vallahi şaka değil… Bunu bizim başkanın en yakın medya partnerleri dahi yazdı…
Tokat’ın, Tokatlı Belediye Başkanı.. Tam şehrin en verimli yerlerini heba edecekken bakanlık yetişiyor… Başkanın stadyum için yer bulamamasına da çözümü bakanlık personeli buluyor… Yeri tespit edip başkana, “al buraya yap” diyorlar…
Peki yapıyor mu?... Yok, yapmıyor…
Neden mi… Tam bilmiyorum ama onun altında da türlü işler var netleştirirsek yazarız…

  1. Başkanın hızlı icraatları da var: İş makam arabası olunca… 10 modern köle işçi ücretine altına lüks araba kiralamakta zorlanmıyor… Anında halloluyor...
  2. Şartları zorlayıp aşılan zorluklar da var mesela: Bir zenginin arazisine rant anlamına gelen… 12 katlı bloklar için gereken anında yapılıyor… Hem de mahkeme kararlarına rağmen, etrafından dolanıp bir şekilde çözüm bulunabiliyor… Eğer o araziye 12’şer katlı blok yapılabilmesi için, halkın 2 yolu ve 2 çocuk parkı o araziye eklenmesi gerekiyorsa… Ekleniyor…
  3. Hayaller Paris dedirten projeleri unutmamak lazım: Tokat insanının en azından bir kısmı modern köleler gibi çalıştırılıyor… Doğal yollardan yatırım gelmiyor… İşsizlik had safhada… Kent her yıl göç verme rekorlarını zorluyor… Ama vizyondan bahseden başkan, şehrin bu gerçeği ile 180 derece ters açıda… Zevk-i sefayı andıran saltanat kayığı yüzdürme projesi yapıyor…
  4. Ananın, anasını suya gönderen vaatler: Seçim vaadinde su getireceğim diyor… Seçilince bir daha asla adını anmıyor… Anan ise, “az yıkanın… az çiş yapın siz de” şeklinde anlaşılabilecek bir paylama ile karşılaşıyor… Andığına pişman ediliyor…
  5. Bakan da bakmasa, çöpümüz duman: Göreve gelir gelmez, şehrin çöplüğü yanıyor… Günlerce söndüremiyor… Sonra kendiliğinden sönüyor… Aradan 3 yıl geçmesine rağmen başkan çözüm üretemiyor… En sonunda Başkanın çözemediği bu sorunumuzu da bakanlık ürettiği ve mecbur kıldığı parasını da verdiği proje ile çözmek için harekete geçiyor…
  6. Başkanından kurtarılan şehir olarak şükür: Başkan, “şehir stadyumu yapacağım” diye ayağa kalkıp, kentin en verimli arazisine çökmek isteyince, bakanlık yetişip araziyi ve Tokatlıyı başkanın elinden kurtarıyor… Yer bulamayan başkana Ankara’dan gelen insanlar Tokat’ta yer bulup, "al buraya yap" diyerek teslim ediyor…

Dahası da var ama en özetle durum bu…
Muhtemelen siz şuan, “durum vahim” diyorsunuz... Oysa burada birileri bu başkana “Tokat’ın umudu” diye methiyeler diziyor…
Umudumuza bakar mısınız?
Anlayacağınız başımız büyük dertte…
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mahmut 2017-01-31 15:56:43

Ak partili yim ama dediklerinizin çoğuna katılıyorum...şu bir gerçek tokat ta ak parti kimi aday koysa kazanır belediyecilikte.bu sadece ak parti ile ilgili değil.cogu ilde durum ayni.millet aday a degil partiye oy veriyor...bu da sistemin bir hatası. Çözümü ise belediyelerin partilerden bağımsız olması.herkes bağımsız aday olacak.parti olmayacak..o zaman gerçekten hakeden kazanir.

Avatar
Radikal 2017-01-31 11:24:57

“Zaten Küçük abdest-büyük abdest yapıyorsunuz.. Haftada bir yıkanıyorsunuz da… daha ne istiyorsunuz?” şu kısmı biraz açarmısınız tam şener şenlim miş

Avatar
Benim 2017-02-02 08:48:00

Bahsettiğiniz kişinin İmam Hatip Lisesi okumadığını ve hatta Lise okumadan Başkan Yardımcılığı görevini üstlendiğini düşünüyorum. Açık Lise gibi yerden ilmini tamamlaması başka. O yüzden yazdıklarına fazla kafa yormayın. Belki de kendisini ifade edemiyor, farklı anlaşılıyor. Teknik Hizmetlerden sorumlu Belediye Başkan Yardımcımız elinden ve dilinden geleni belki de en fazla bu kadar yapabiliyordur. Biraz da saygı duymak gerekmez mi!