Sayın başkanın gazetecilere, mont dağıtması meselesini, tecrübeli gazeteci abimiz Sevan Çamlıca başta bir çok hemşerimizin eleştirmesi…
Tepkiye bak… Neymiş efendim: Başkan Gazetecilere susmaları için neden mont veriyormuş…
Fesuphanallah…
Ya ne verecekti… Ev mi?
 
Yok-yok… bazılarına yaranmak gerçekten mümkün değil…
Korkuyorum... Başkan gaza gelip ağzıyla kuş tutsa… birileri bunu da çarpıtıp, “aa başkan kuşu ısırdı” diye şikayet edecekler...
 
Neymiş… Başkan başarısızmış…
Başarı görece bir şeydir hemşerim… Nasıl başarısız?
Bak ben sana başarı ve başardıklarını örnekleriyle sayayım da gör neymiş başarı…
 
Projeleri mesela….
Yok-yok… yaptım-yapıcam… Az kaldı-uz kaldı dedikleri değil…
Bizzat bitirdiği ve Tokat Belediyesinin internet sitesinde başkan Eyüp Eroğlu’nun tamamladığı projeler listesinde yer alanlar…
 
En önemlilerinden biri mesela: Çanakkale’ye gezi düzenleme projesi…
Durun-durun daha girişte “Muhtarlıkların, köy derneklerinin, hatta ilkokulların dahi düzenlediği, ülkenin köyleri dahil her yerinde olan bu şeye, başkan proje demez herhalde. Kemal Vanlı bizi gülümsetmek için şaka yapıyor olmalı…” diye düşündünüz değil mi?
Yoo… Gayet ciddiyim… Bu Çanakkale gezisi, başkanın tamamladım dediği… Demekle yetinmeyip Tokat Belediyesinin sitesine yazdığı projelerinden…
 
Tokat’ın Çöreğibüyük Köyü muhtarı, otobüsçü yancı Tahsin’i arıyor:
  - Alo Tahsin
  - Ne var mıktar zabah-zabah
  - Çanakkale’ye gaça giden
  - Günübirlik mi?
  - Heee. Zabah gidecen akşama dönecen…
  - 1000 gaymeni alırım…
  - Çok dedin lan. Proce olum bu. Memleket için proce yapıyom. İkramın olmuyacak mı?
  - Ha desene mıktar memleket meselesiyse akan sular durur. 900 olsun.
  - Eyi yarın zabah 4:30 da mıktarlığın önünde ol…
Bütün planlaması ve bütçesiyle… Al sana proje…
Bu başarı değil mi yani…
 
Başkanın bir diğer önemli ve tamamlanmış projesi; Şehirdeki işaret ve yön levhaları...
Duyuyorum.. “yok artık şaka olmalı” diyorsunuz…
Vallahi değil..
“Yav işaret ve yön levhası koymanın neresi proje?” diye yeni bir tepki cümlesi kurmaya da kalkmayın sakın…
Çünkü levhalar da yeni değil… Varmış.. Olanı yenilemiş…
Söyle bana kardeşim böyle bir şeye proje demek ve dedirtmek başlı-başına bir başarı değil mi?
 
Neymiş: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, denizin altından tünel yapmış da övünüyormuş…
Bu projeyle herkes övünür…
Sen tabela değiştirip, bunu projem diye yuttur… bununla övün de göreyim ben seni ey Kadir Topbaş…
Neymiş, bilmem nereye metro… Bilmem nereye tesis... Fabrika... Makine parkı... Bilmem denizin üstüne köprü…
Yahu bunları proje diye anlatmak kolay… Proje çünkü…
Çanakkale’ye gezi düzenle de göreyim… Ve o geziye “proje” de… Gazetecilere de bu tiyatroyu alkışlattır alnından öpeyim…

Evet bir tabela değiştirme işine proje diyebilmekte başarıdır sevgili kardeşim…
O da bizim sayın başkan Eyüp Eroğlu’nun projesidir…
Çam sakızıdır, çoban armağanıdır…
Ne kadar ekmek, o kadar köftedir…
Ne kadar beyin… O kadar paşanındır…
 
Sonra şu Kent mobilyaları… Yani her il ve ilçede olan… bildiğin bank, çöp kutusu vs kent mobilyaları…
Bunların yenilenmesine… Tokat için hayata geçirdiği projem diyor bizim başkan...
Trafo binalarını boyatmaya ayrıca projem diyor…
Hey yavrum hey…
Bunlara projelerim diyebilmek başarı değil mi?
 
Askıda ekmek mesela… Hani şu Milletimizin şanından olan… Ülkemizin güzelliklerinden olan… Askıda ekmek kampanyaları…
Türkiye’nin her yerinde… Hem esnafımız hem halkımızın kol-kola verip fakir-fukaraya yardım ettikleri sokak arası yardım kampanyaları…
"Bu ne şimdi?" demeyin hemen...
Ne olacak bizim başkan buna da benim projem diyor…
Yoksa sizin aklınıza da şu meşhur kara mizah karakteri Seyyar Tayyar mı geldi…
 
Çocuklar Duymasın komedisinden bir sahne düşünün…
Çaycı Hüseyin ile Şükrü kahvede beleş çaylarını yudumlarken, gazetedeki, “Ramazan geldi Yurt Genelinde Askıda Ekmek kampanyaları arttı” başlıklı haberi sesli şekilde okuyorlar…
Bunu yan masada oturan Seyyar Tayyar duyuyor ve duymasıyla klasikleşmiş… Dillere pelesenk olmuş meşhur repliklerini seri şekilde saydırıyor…
  - O askıda ekmek kampanyaları var ya…
  - He var.. ne olmuş...?
  - Onu da ben buldum… Patladı gitti…

Allah'tan Çaycı Hüseyin Tokat'ta yaşamıyor..
Mazallah Tokat'ta yaşasa ve bizim başkanın "Askıda Ekmek benim projemdir" dediğini duysa...
Tespih olan elini havaya kaldırıp, “adamı hasta etme Tayyar…” diyerek Seyyar Tayyar'ı terslediği gibi... Bizim başkana da "Adamı Hasta etme başkan.. bunun neresi proje" deyiverirdi...

Dedim ya Allah'tan bu şehirde Çaycı Hüseyin yok... Yerine gazeteciler var...
 
Beyaz masayı… Ak parti belediyelerinin kurumsal rutinini yani… Onu da tamamlanmış projeleri arasında sayıyor…
"Yeni doğan bebeklere altın takmak…" diye bir projesi var başkanın... Ve tamamlanmış olarak Belediyenin sitesine koymuş...
Kültür-sanat etkinlikleri adını verdiği… Hepsi her şehrin rutini etkinliklere… proje demek…
Hem de tamamlanmış proje…
Kentteki kamera sitemine… Ücretsiz internete… proje demek…
Çöp kutusu yanında poz verip… Bu da temiz şehir projem demek…
TOKMEK (Tokat Meslek Edindirme ve Girişimcilik) kursu diye bir kurstan bahsedip… İnternet sitesinin adresini verip… bırakın öyle bir kursu, internet sitesi dahi çalışmayan bir şeyi tamamlanmış proje diyebilmek…

Evet bunların hepsi Tokat Belediyesinin resmi web sitesinde Başkan Eroğlu'nun tamamlanmış projeleri olarak listeleniyor... 
 
Sadece bu garabetlere proje diyebilmek mi sanıyorsunuz...?  Yönettiği kentteki 2 park ve 2 yolu, bir zenginin arsasına sokan imar düzenlemesini yapan belediye yönetiminin değil de… Onun hesabını soran gazetecinin yargılatılması…
Başlı başına hüner… Başlı başına Başarı değil mi yani…
 
Başkanı eleştiren gazeteciye… Halkın ve muhalefetin gözünün önünde, “Şerefsiz, köpek, alçak, zibidi…” diye manşetlerden sövdürmek…
Bu ortadayken, yavuz hırsızı kıskandıracak bir rahatlıkla mahkemeye gidip sövülen gazeteciye, “bana hakaret etti, onur ve haysiyetimi kırdı” diye dava açmak…
Hakaret edileni… “Hakaret etti” diye yargılatmak yani..
Başkanın hala başarısız olduğunu düşünen var mı?
 
Gazeteciye sövülmesini... Linç edilir gibi dava açılmasını... Manşetlerden tehdit edilmesini.. Bu yolla hakın sindirilmesini muhalefete film seyrettirir gibi seyrettirmek...
Biri milliyetçi bir diğeri halkçı iki muhalefet il başkanı ve milletvekilini dut yemiş bülbüle çevirmek... Hesap soramayan ama Facebook'tan vatan kurtaran... iki ayrı mizah karakteri daha üretmek...
He mi sevgili kardeşim... Yetmeyince gazetecileri de sirke dahil etmek...
Bunlar başarı değil mi yani?
 
“Başkan sen 3 yıllık görev sürende şovun dışında ne yaptın ki?” şeklinde sormanın mümkün olmadığı bir şehir düşün…
Bir şehri bu hale getirmek de bir başarı değil midir?
 
Sormaktan çekinip,”ne yaptın ki?” diye ima edenlere:
“Çanakkale’ye gezi projem, Askıda Ekmek projem… levhaları yenileme projem… yeni doğan bebeklere altın takma projem… vs-vs...” şeklindeki cevaplarla … eşine ancak kara mizah örnekleri veya Zihni Sinir projelerinde rastlayabileceğiniz saçmalıkları "projem" diye sıralamak… Başarı değil mi?
 
Projeye aç… Yatırıma susuz bir memlekette üstelik… Halkını ve memleketini bu anlamda hem aç, hem susuz bırakıp… Hem de karşılarına geçip nanik yapar… Nispet yapar gibi, “aha bunlar proje değil mi yani?” diyebilmek…
Sana göre vizyonsuzluk… Bana göre halkı aptal yerine koyma… Bir diğerine göre fiyasko olanı… Bu şehrin gazetecilerine Tokat’ın umudu… Başarılı başkan diye alkışlatmak… Az-uz bir şey mi yani…
Başarı görecedir sevgili kardeşim…
Ve bu açıdan bakınca sayın başkanımız gayet başarılıdır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
projem 2017-05-04 14:13:20

yeni doğana altın projesi sadece tanıdık ve aynı fikirde olduğu kişilere olduğu için proje denmez aslında benim çocuğum bir buçuk yaşında başkan evimin yolunu bilmez ha istemiyorum zaten en azından proje deyim şov yapmasın